Sigortanın dayanılmaz ağırlığı

|

Sigortanın dayanılmaz ağırlığı A Sigortanın dayanılmaz ağırlığı

Sigorta nedir sorusunun en masum yanıtı, sahip olduğunuz maddi değer taşıyan herhangi bir şeyin kazaya uğrayarak zarar görmesi ve değer kaybetmesi riskini ya da belli bir teminat üzerinden sağlığınızla ilgili riskleri ve yaşam risklerinizi bir kurum tarafından belirlenen bedel karşılığında (prim de denilebilir) devretmenizdir. Bu masumiyet maskesinin altında aslında sizi egemen bir ekonomik sistemde tuş etmeye yarayan bir surat gizlidir. Sigorta koruyor mu? Koruyorsa kimi/nasıl koruyor sorusuna verilebilecek en güzel yanıt, koruyorsa da herkesi eşit şekilde korumadığı olacaktır.

Konuyu biraz daha açalım; İngilizcesi “The Educators” olan ve Türkçeye “Eğitmenler” adıyla çevrilen filmde Jule adındaki karakterimiz motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) olmadığı için karıştığı bir kazada kusurlu kendisi olduğundan  kaza yaptığı aracın hasar bedelini ödemekle cezalandırılır. Film başka bir kanaldan ilerlese de bu detay aslında filmde görünmez büyüklükte bir yer tutar. Buraya kadar yaşadığımız sistemin şartlarına ve kurallarına göre her şey normal görünüyor olsa da, sistemin adalet mekanizması nasıl yanlı işliyorsa, sigorta ve mülk edinme mekanizması da aynı şekilde yanlı işlemekte çünkü film karakterimizin çarptığı aracın değeri, bir ömür boyunca bütün aylık kazancımızı hiç kullanmadan yatırsak zar zor ödeyebileceğimiz rakamlarda geziniyor, hal böyle olunca karakterimizin hayatı gasp altında devam ediyor ve film sürüyor.

Filmin sürmesi gibi bizim hayatımız da sürüyor ve yaşadığımız ülkenin sigorta kavramına gelip dayanıyoruz ve yeniden soruyoruz; Sigorta koruyor mu? Koruyorsa kimi/nasıl koruyor? Türkiye’de lüks araç kullanım oranı son yıllarda yaklaşık 1’e 10 oranında artmış durumda. Bu bahsettiğimiz 1’e 10 artış oranı aşırı lüks araçlar için de geçerli yani hayatımız boyunca çalışsak ve çalıştığımız bütün kazancımızı ödesek yetmeyecek rakamlardaki araçlar ki yaklaşık değeri 300.000.-TL ile 700.000.-TL arası araçlar.  Bunun yanında orta halli araçlar diyebileceğimiz hayatımızın bir kısmını banka kredisiyle ipotek altına alıp sahip olabileceğimiz  araçlar var ki onu da 20.000.-TL ile 100.000.-TL arası düşünebiliriz .  En sonunda baba yadigârı denilebilecek, değeri lüks bir aracın aylık benzin parasına eşit gelen araçlar var ki bunu da 3000.-TL ile 20.000.-TL arası düşünebiliriz. Bizim filmimiz bu en düşük bütçeli araç (mesela Tofaş Palio) ile lüks araç (mesela filmde olduğu gibi Mercedes olsun) arasında geçiyor.
Türkiye’de trafik sigortasının teminat limiti 25.000.-TL’dir, durumu buradan ele almaya başladığımızda Tofaş Palio’nun değerini yaklaşık 10.000.-TL alabiliriz (-ki bu rakam bile normal şartlar altında yüksektir). Trafikte seyreden Mercedes marka aracın bedelini de yaklaşık 300.000.-TL (-ki bu rakam ortalamadır, bu rakamın hayli üzerinde araçlar vardır) olarak ele alalım ve diyelim ki Tofaş Palio’nun sorumluluk sigortası yapılmış, vergisi ödenmiş, bakımı yapılmış ve trafikte seyrediyor olsun. İnsanlık halidir dalgınlıktan, yorgunluktan  Mercedes marka araçla bir kazaya karışsın. Türkiye’de sigorta şartları gereği bir aracın kaza onarım bedeli aracın değerinin %60-65’i gibi bir orana denk gelirse araç pert işlemine tabii olur, bu da aracın hurdaya çıkarılıp yenisinin alınması demek olur. Şimdi Palio marka aracımızın  bu kazada kusurun tamamına sahip olduğunu düşündüğümüz zaman filmin final girişini yapıyoruz, yaklaşık değeri 300.000.-TL olan araç, pert işlemine tabi olduğu zaman yaklaşık hurda değerini %30 oranı üzerinden 90.000.-TL hesap ederek araç değerinden düşeriz. Palio Marka araç sahibimiz kazadaki kusurun tamamını aldığı için yaklaşık 210.000.-TL borçlanmış duruma geliyor. Trafik sigortamız var demiştik onun karşıladığı kısım olan 25.000.-TL’yi bu bedelden düşersek Palio marka araç sahibinin Mercedes marka araç sahibine ödemesi gereken bedeli yaklaşık 185.000.-TL olarak hesap edebiliriz. Düşük bütçeli araçların kasko poliçesi yaptırma şansı neredeyse imkânsızken, sigorta şirketleri lüks araçların kasko sigortalarını büyük bir iştahla yapmaktadır. Bu sebepten dolayı sigorta şirketleri Mercedes marka araç sahibini hiç üzmeden (ve Mercedes marka araç sahibini ileride yormamak için) bu hasarı öder. Bu noktadan sonra sigorta şirketinin hukuk birimleri Palio marka araç sahibinden bu bedeli faiziyle talep eder. Hukuki olarak haksız olan Palio marka araç sahibi bu 185.000.-TL’yi faiziyle beraber ödemek zorunluluğuna gelir. Elinde babadan kalma ya da zar zor sahip olduğu bir mülkü varsa o satılır. Maalesef filmimiz böyle bir sonla biter gibi olur, buradan sonraki akış kimseye heyecan vermeyeceği için seyredilmez.

Yani sözün özü, dönüp baktığımızda bırakın o araca sahip olma düşüncesini, hayalini bile kurmaktan çoğunlukla çekinen yoksul ya da kendi kendine yetecek ekonomiye sahip bizleri, araç kullanmaya niyetlendiğimiz an çok güzel bir sürpriz bekliyor. Sonrasında bu durumun düzeltilmesi için öncelikle toplumsal muhalif dinamiklerin kendi bileşenlerini yönlendirerek, yasaların ve sigorta kavramının yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmalar yapılması için baskı oluşturması gerekiyor.
CEM NALBANT  cemnalbant@gmail.com