Kuran çarpsın sendikalı değilim!

|

Kuran çarpsın sendikalı değilim! A Kuran çarpsın sendikalı değilim!

Merkezi İstanbul Rami'de bulunan Çizmeci Gıda'nın Gebze Güzeller Organize Sanayi Sitesi'ndeki emekçiler sendikaya üye olunca işten çıkartıldı.

Kur’an-ı Kerim’ üzerine sendikaya üye olup olmadıkları konusunda işçilerin yemin etmeleri istenen Çizmeci Gıda’da emekçilerin yüzde 58’i sendika üyesi olunca 30 civarında işçi işten çıkarıldı. Sendikanın yetki alması için gerekli çoğunluğu sağlayan işçiler bir taraftan gerekli evrakları Çalışma Bakanlığı’na ulaştırırken işten atılmalara kızan sendika üyesi olmayan işçiler de sendikaya üyeliğini yaptırdı.

Dört Ekim’den bu yana fabrikanın önünde direnişte bulunan işçilerle işyerinde yapılan baskılarla örgütlenme süreçleri üzerine sohbet ettik.

Hasan:  Vardiya amiriyim. Dört senedir çalışıyorum, sendikaya üye olduktan sonra cumartesi günü Genel Müdür yardımcısı Kani Bey üretime gelerek beni kenara çekti. “Sendikaya üye olmuşsunuz bu yoldan dönmezseniz hepinizi yakarım” diyerek tehditler savurdu. Bende “Nasıl yakacaksın diye” sordum. “Ne demek istediğimi anladın ve yakarım sizi” diyerek tekrarladı.

Tehditlere aldırmadık, pazartesi iş başı yaptık. Saat 20.30’da üretimi durdurmam için haber gönderdi. Bir iki saat sonra beni ve diğer arkadaşları tek tek çağırarak işten çıkardı. Mazereti ise düşük performans idi. Hiçbir yetkilinin imzası olmayan kağıda imza atmamız istendi. İmza atmadık ve işyerini terk etmedik oda polisi çağırdı ve polis eşliğinde işyerinde çıktık. Sabaha kadar işyerinin önünde bekledik. Sendika pankartı asarak direnişi başladık ve gereken yasal başvuruları yaptık sürecin işlemesini bekliyoruz.

Serdal: En son aldığımız zamların düşük olması, yeni gelen müdürün hakkımız olan çay istirahatını elimizden alması ve işçiye onur kırıcı davranışlarda bulunması bizleri sendikal faaliyete itti.

İlk çalışmamızda taşeron şirketlerinin fazla olmasından kaynaklı başarılı olamadık.

Fabrika ISO belgesi alma sürecine girdiği için taşeron sayısını teke indirip var olan taşeron işçiyi de kadroya alınca bizim elimiz biraz daha güçlendi. İşyerinde sendika yetkisi için gerekli yüzde 51 çoğunluğu rahat bir şekilde aştık. Tekgıda-İş Sendikası’na üye olduk. Sendikaya üye olduğumuz gün 8 kişi işten çıkartıldı. Bu tutum bizim direnişimizi daha da güçlendirdi aynı gün bütün arkadaşlarımızı sendika üyesi yaptık. Ankara’ya Çalışma Bakanlığı’na da gerekli evrakları ulaştırıldık. O günün gece vardiyasındaki 16 arkadaşlarımız da işten çıkartıldı. Toplamda 33 sendikalı arkadaşımız işten çıkarılmış oldu. Gece vardiyasındaki arkadaşlarımızın işten çıkarılmasını yasal bulmayarak kabul etmedik. Fabrika içinde kalmak istedik. Patron iş yerine polis çağırarak polis zoruyla çıkardı.

Dört Ekim tarihinden bu yana düzenli olarak fabrika önünde direnişimiz devam etmekte. Önlüklerimizi giyerek sendika yönetici arkadaşlarımızla düdüklerimiz çalarak sloganlarımız bağırarak işverenin yasa dışı tutumunu protesto ediyoruz.

Osman: Atıldığım gün, genel müdür yardımcısı, Kani Bey beni yanına çağırdı. Sendikaya üye olup olmadığımı sordu. Kur’an-ı Kerim üstüne yemin etmemi istedi. Bende “Neden yemin edeyim böyle şey mi olur” dedim. Ve aynı günde beni işten çıkarıldım.

Özgür: Ben bu iş yerinde 1,5 yıldır çalışıyorum. Bana sendikaya imza attın mı diye sordu yemin eder misin dedi, imza atmadığımı söyledim. O da kuranı kerim üzerine yemin eder misin diye baskıda bulundu, ben de buna dayanamadım, imza attığımı söyledim. Beni diğer arkadaşlardan bir gün sonra işten çıkardı. Çıkartma sebebi de performans düşüklüğü gösterdiler. Hiç bir evrak göstermeden işten attılar. Sendika bize hak vermeyeceğini söyledi ama kendileri de bize hak vermiyorlardı. Düşük ücretle bizi sömürüye devam ediyorlar.

Adem: İki buçuk yıldır çalışıyorum hamur elemanıyım. Beni işten çıkaracakları gün üretimi kestiler, çalışanları farklı yere verdiler. İş kazası geçirdim, kazadan bir saat sonra işten çıkartıldım, iş kazası geçirdiğimi söylediğim halde işveren oralı olmadı. Tüm masrafları fabrika karşılar dedi. İstirahat ettim ondan sonra hastaneye götürdüler, hastanede iş kazası raporu tutturdum işe geldiğimde diğer arkadaşlar polis eşliğinde işten çıkardılar. Bende sendika üyesiyim tüm arkadaşları performans düşüklüğünden çıkardılar oysa sebep sendikaya üye olmaktı.

İstirahatım bitti işyerine geldiğimde işe almadılar. Tüm kamuoyunu işçi arkadaşlardan sendikalardan destek bekliyoruz.

Selim: Düşük ücretler ve fazla mesailerden kaynaklı olarak anayasal hakkımız olan sendikaya üye olduk. Üye olduğumdan kaynaklı iş akdim fes edildi. Hiçbir gerekçe göstermeden, yasal olmayan baskılar uygulayarak bizi sendikadan vazgeçirmeye çalıştılar. Bizde sendikadan vazgeçmeyeceğimizi söylediğimiz için işten çıkardılar. Ve içerde kalan arkadaşlar halen yasal olmayan baskılar uygulanıyor.

Yusuf: 2 buçuk yıldır operatör olarak çalışmaktayım. Cumartesi günü sendikaya üye oldum. Tam işten çıkmaya 10 dakika kala genel müdür geldi. “Yusuf saat 15.00’den sonra bir yere gidecekmişsin sakın gitme kendini yakma” dedi. Bana “Bu işin sonu iyi bir yere gitmeyecek” diye uyarıda bulundu. Sadece bana değil tüm arkadaşlara ve içerdeki arkadaşlara baskı uygulamakta…

Pazartesi günü çalışmak için bizi saat 19.00’da işyerine çağırıp performans düşüklüğü gerekçesiyle işbaşı yapmadan işten çıkarttılar. Bizde kabul etmedik “Sabaha kadar bekleyeceğimizi” söyledik. “Madem çalıştırmayacaktın neden bizi işe çağırdın” dedik o esnada polis geldi. “Dışarı çıkın dedi burası benim evim, evimden çıkmıyorlar şikâyetçiyim” dedi.

Erdal: Bekliyorduk işten atılmayı, sendikaya üye olduğumuzu duymuştu. Yasal olmayan bir şekilde bir vardiyadaki 23 arkadaşlarımızı performans düşüklüğü göstererek işten çıkarıldı. Bize imzalatmak istediği kâğıtlarda hiçbir yetkilinin ismi ve imzası yoktu.

Hüseyin: İşyerimizde hiçbir sosyal hakkımız yok, sosyal faaliyetimiz yok. Patronun mesaileri zorunlu kılması, işçi arkadaşlarımıza sert davranması hakaret etmesi tehditler savurması nedeni ile anayasal hakkımızı kullanarak bir örgütlenip bir sendikaya üye olduk.

İşten atıldık. Bizde kapıda direnişe başladık. Sendika başkanları ile beraber mücadeleye devam ediyoruz. Yasal süreci takip ediyoruz.