Dilma'dan reform için referandum çağrısı

|

Dilma A Dilma

 Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff, anlaşılmaz ve yolsuzluğa açık olduğu yönünde büyük eleştiri alan politik sistemde reforma gidilmesi için ulusal bir referandum çağrısında bulundu. Güney Amerika ülkesi iki haftadan bu yana devam eden toplu gösterilerle sarsılmış durumda.


Rousseff'un planına göre Brezilyalılar referandumda, 1988 Anayasası'nı değiştirmek üzere bir kurul oluşturulup oluşturulmamasını oylayacak. Rousseff ayrıca, siyasal suistimalin küçük bir kusur değil ciddi bir suç sayılması için yasa tasarısı, bunun yanında sağlık ve eğitim için ek finansman sağlanacağını açıkladı.

Protestocuların ifade ettiği sorunları çözmeyi amaçlıyor

Eyalet valileri ve belediye başkanları ile yapılan olağanüstü toplantıda açıklanan plan, dört kişinin hayatını kaybetmesi, şehirlerde normal hayatın durması ve Rousseff'in popülaritesinin tehdit altına girmesine neden olan protestolara yönelik endişenin de altını çizdi. Rousseff söz konusu planla, düşük nitelikli kamu hizmetlerinden yolsuzluğa protestocuların ifade ettiği ulusal sorunlarını çözmeyi amaçlıyor.
 
Washington'daki Woodrow Wilson Center Brezilya Enstitüsü'nün yöneticisi Paulo Sotero, "Bu çok ciddi bir politik enerji açığa çıkarabilir ve doğru yapılması halinde Rousseff'in zirveye çıkmasını sağlayabilir," dedi. Sotero ayrıca, "Her Brezilyalı siyasi yapının tamamen çöktüğünü biliyor ve Rousseff bu yapıyı değiştirme girişiminin sokaklardan gelmesine rağmen dinlediğini ve anladığını gösteriyor," dedi.

Erdoğan'dan farklı bir strateji izledi
 
Rousseff, protestocuların taleplerini dikkate alarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan örneğinde olduğu gibi toplu gösterilerle karşı karşıya kalan diğer gelişmekte olan ülke liderlerinden farklı bir strateji izledi.
 
Protestocular ise direkt olarak Rousseff'i hedef almıyor. Eski bir Marxist gerilla ve ülkenin ilk kadın devlet başkanı olan Rousseff kendini halen, 1985'te askeri diktatörlüğü yıkan ülkedeki yönetimi geliştirmeye adamış bir devrimci olarak görüyor.

'Protestolar değişimlere dönüşecek' sözü
 
Rousseff yaptığı konuşmada, hem kendinin hem de son on yıldır iktidarı elinde tutan, başkanı olduğu İşçi Partisi'nin icraatlerini savundu. Devlet Başkanı ayrıca sokak protestolarının uzun süreli değişimlere dönüşeceği sözünü verdi.
 
Rousseff, "Herkes sorunların ne olduğunu biliyor. Bunları çözmeye çalışırken sayısız zorlukla karşı karşıya kalacağımızı da biliyoruz," dedi. Rousseff ayrıca, "Devlet Başkanlığı görevine başladığımdan bu yana birçok engelle karşı karşıya kaldım ancak sokaklardan gelen enerji her engelden daha güçlü." şeklinde konuştu.

Gösteriler ülke çapına yayılmıştı
 
Sao Paulo'da iki hafta önce otobüs ücretlerine yapılan zamma karşı başlayan gösteriler ülke çapına yayılmıştı. Protestolarda en az bir milyon insan sokaklara dökülürken geçen hafta şiddet boyutuna ulaşan olaylar yaşandı. Rio de Janeiro'daki yetkililer yağmacılık olaylarının baş gösterdiğini bildirirken başkent Brasilia'da göstericiler Dışişleri Bakanlığı binasına saldırdı. Polis ateş yakan ve yolları kapatan göstericilere biber gazı ve plastik mermiyle karşılık verdi.
 
Gösterilerin merkezinde yolsuzluk yapan politikacıların dokunulmazlıkları sayesinde ceza almaması yatarken 1992 yılında başlayan toplu protestolar Devlet Başkanı Fernando Collor'un yolsuzluk suçlamasıyla görevden alınmasına neden olmuştu. Collor Senato'ya geri dönerken Yüksek Mahkeme bu yıl 20 politikacıyı oy satın almakla suçlu buldu ancak hiçbiri hapse girmedi.
 
Brezilyalı liderler uzun zamandan bu yana siyasi sistemin revize edilmesini görüşse de teklifler Kongre'nin dışına çıkamıyor.

'En azından hükümet insanların duyulmadığını anladı'
 
Rousseff'in fikirlerinin de Kongre'den geçip geçemeyeceği henüz açık değil. Örneğin Rousseff petrolden gelen işletme paylarını eğitime aktarmak isterken eyalet liderleri buna karşı çıkıyor. Küba ve diğer ülkelerden doktor getirme çağrısı ise Brezilyalı doktor gruplarının muhalefetiyle karşılık buluyor.
 
Protesto gruplarından biri olan Yolsuzluk Karşıtı Hareket'in kurucularından Ernani Fernandes, "Bu sayede en azından hükümet insanların seçimlerde ve medyada duyulmadığını anladığını gösterdi," dedi.

(the wall street journal)