Türkiye büyük sermayedar meclisi mi?

|

Türkiye büyük sermayedar meclisi mi? A Türkiye büyük sermayedar meclisi mi?

Seçim analizi yerine yeni Meclisin sosyal-sınıfsal dağılımın analizini yapmaya çalışacağım. Henüz milletvekillerinin sosyal-sınıfsal-mesleki dağılımına ilişkin ayrıntılı ve sağlıklı verilere erişmek mümkün olmadığı için adayların kendi meslek-sosyal durum beyanından hareketle yeni Meclisin sosyal-sınıfsal-mesleki kompozisyonu ele alacağım. BDP’li vekillerin sosyal-sınıfsal durumuna ilişkin bilgileri edinemediğim için bu analiz AKP, CHP ve MHP’li vekilleri kapsıyor. Bu kısıtlara rağmen eldeki verilerin meclisin sosyal-sınıfsal-mesleki kompozisyonunu büyük ölçüde yansıttığını söylemek mümkün.

Hemen söylemek gerekir ki yeni meclis de öncekiler gibi bir “seçkinler” meclisi. Neredeyse tüm vekiller “okumuş çocuklar”, neredeyse tümü yüksek öğrenim görmüş ve orta-üst sınıf mensubu. Profesyonel meslekler (avukat, mühendis, mimar, doktor) mecliste ciddi bir ağırlık oluşturuyor. Akademisyenler diğer önemli meslek grubu. Ancak asıl vurgulanması gereken nokta işveren-sanayici-işadamı (sermayedar) kategorisinin ciddi bir ağırlık oluşturmasıdır.
 
Yeni mecliste 70 civarında işveren-sanayi-işadamı kökenli milletvekili var. Bu sayının içinde özel sektörde üst düzey yöneticilik yapanlar yer almıyor. Yönetici-işletmeci kategorisindeki vekiller ile işveren olup mesleğini (mimar, mühendis, hekim) yazmayı tercih edenler de eklendiğinde işveren-sanayici-işadamı (sermayedar) bloğunun meclisteki ağırlığı daha da artıyor.  AKP’nin 325 milletvekili arasında kendini doğrudan işveren-sanayici-ticaret erbabı olarak tanımlayan vekillerin sayısı 40 civarında. CHP’nin 135 vekilinin 15-16’si, MHP’de 53 vekilinin ise 10’a yakın sermayedar.
 
Yeni meclisin bir diğer önemli grubunu ise profesyonel meslekler oluşturuyor.  Mecliste 90 civarında avukat ve hukukçu yer alıyor. 80 civarında mimar-mühendis, 50’den fazla hekim ve eczacı var. Bürokratların sayısı ise 50 civarında. Esnaf ve çiftçi kökenli vekillerin sayısı ise yok mertebesinde.

İşçi-sendikacı kökenli vekillerin sayısı da sembolik düzeyde kaldı. Mecliste işçinin adı yok. 5 eski sendikacı yöneticisi milletvekili seçilmiş durumda. Eski Hak-İş Başkanı Salim Uslu ile eski Hak-İş Yöneticisi Hüseyin Tanrıverdi AKP’den milletvekili seçilirken; DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, Eski DİSK Genel Sekreteri Musa Çam ile eski Harb-İş Başkanı İzzet Çetin CHP’den milletvekili seçildiler. Ancak aktif sendikal görevdeyken milletvekili seçilenler sadece Uslu ile Çelebi oldu. Geçmiş dönemlerde çok sayıda sendika kökenli milletvekili seçtiren Türk-İş ise bu dönem pek varlık gösteremedi.
 
Yeni meclisin sosyal-sınıfsal kompozisyonunda ciddi bir asimetri söz konusu. Sermayedar sınıflar geniş bir temsiliyet sağlarken, işçilerin, ücretlilerin-çalışanların esamisi okunmuyor. Öte yandan meclisin sosyal-sınıfsal kompozisyonu oldukça seçkinci bir karakter arz ediyor. Geçmiş dönemin devletçi-seçkinci ağırlığı yerini bu kez orta ve üst sınıfların seçkinlerine bırakmış almış durumda.
 
Kuşkusuz sosyal-sınıfsal-mesleki köken tek belirleyici değil. (Geçmiş dönemde bazı sendika kökenli vekillerin işçi hakları budanırken aldıkları tutum malum).  Ancak mecliste temsil edilen geniş sermayedar grubunun özellikle ekonomik politikalar ve çalışma hayatı ile ilgili sorunlarda sınıfsal güdülerle hareket edeceğini tahmin etmek zor değil. 2003 yılında İş Yasası görüşmeleri sırasında TOBB’un dışarıdan basıncının aldığı sonucu hatırlamak lazım. Şimdi ise sermaye meclis içinde güçlü bir lobi oluşturmuş durumda. Önümüzdeki dönemde çalışma hayatına ilişkin ciddi düzenlemelerin bu meclis tarafından yapılacağını unutmayalım.
 
Yeni meclis onu seçen işçiye, emekçiye, yoksula, emekliye hayırlı olsun!!!