Silahları sert futbol

|

Silahları sert futbol A Silahları sert futbol

Türkiye ile Ermenistan arasındaki maçın politik boyutu zaten günlerdir konuşuluyor. İşin futbol boyutuna bakıldığında ise maçın asıl önemi 2010 Dünya Kupası Eleme Grubu maçlarına iyi bir başlangıç yapılabilmesi açısından büyük önem taşımakta. Ermenistan özellikle kendi sahasında ilginç bir takım...

Erivan’daki stadının atmosferinin de verdiği itici güçle özellikle kendi sahalarında zaman zaman çok iyi oyunlar oynamaktalar. Son Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde grubu lider olarak bitiren Polonya’yı 1-0 mağlup etmeleri, bir diğer güçlü takım Sırbistan ile 0-0 berabere kalmaları ve hatta Portekiz ile 1-1 berabere kalmaları bunun en basit örnekleri.

Ancak bir başka yönden baktığımızda da grubun zayıf takımlarından Kazakistan’ı deplasmanda 2-1 yenip kendi sahalarında 1-0  mağlup olmaları da istikrarsızlıklarının bir örneği.

Ermenistan’ın en önemli kozu kuşkusuz kendilerinden güçlü takımlara karşı sert futbol oynamayı ve rakibi yıldırmayı tercih etmesi.

Özellikle ikili mücadelelerdeki sertliğe izin veren hakemlerle Ermenistan bu kozunu iyi kullanıp kendisine prestij getirecek sonuçlar elde edebiliyor.

Finlandiya maçında takımda sarı kart görmeyen sadece 4 futbolcunun bulunması da kendilerinden güçlü rakiplere karşı ne denli sert bir futbol anlayışıyla oynamalarının kanıtı.

Ermenistan her ne kadar gol atma konusunda sıkıntı yaşıyorsa da defansının sağlamlığı nedeniyle kolay kolay gol yemeyen bir takım özelliğini taşıyor. Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde sadece deplasmandaki Sırbistan ve Belçika maçlarında birden fazla gol yemeleri (3-0) bunu doğrulayan iki örnek.

Ev sahibi takımın oyunun ilk dakikasından itibaren sert oyuna izin vermesiyle bilinen Norveçli hakem Tom Henning Ovrebo’ya da güvenerek özellikle ilk toplarda sert futbolu tercih edecek. Türkiye’nin bu taktiği bozması için kuşkusuz orta sahada çabuk top kullanması ve daha çok kanatları kullanması gerekecek. Özellikle Gökhan Gönül ve Serdar Özkan gibi çabuk oynayan oyuncular bu durumda kilit rolü oynayacak.

Rakibin defans kanatlarını oyundan düşürmeleri ve sonuçta da çabukluklarıyla topu doğru adrese kullanmaları kuşkusuz Türkiye’nin bu maçtaki en önemli kozlarından birisi olacaktır. Ermenistan forveti çok önemli özelliklere sahip değil.

Zaten Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde sadece 4 gol bulabilmeleri bunun kanıtı.

Ancak ceza sahası içinde fizik güçlerini kullanarak rakip defansı bozmaya çalışmaları zaman zaman rakiplerine sıkıntı yaratabiliyor.

Burada da defansın göbeğinde oynaması muhtemel iki isim İbrahim Kaş ve Servet ikilisine önemli görev düşürüyor.

Ermenistan ise özellikle defans blokuna ve takımın Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde attığı 4 golün 2’sine imza atan Arzumanyan’a güveniyor.

Sonuç olarak gerçekten dışarıdan kolay görünen ancak gerek atmosfer açısından, gerekse rakibin oyun stratejisi açısından kolay geçmemeye aday bir karşılaşma. Erken gelebilecek bir gol ise Türkiye’nin oyunu kolay domine etmesini sağlayacak, rakibin kontrolünü kaybettirecektir.