1 Mayıs’ta diktatörlük manzaraları

|

1 Mayıs’ta diktatörlük manzaraları A 1 Mayıs’ta diktatörlük manzaraları

Bu yazıyı mebzul miktarda yeni mahsul gaz yedikten sonra yazmaya çalışıyorum.

Hiç bu kadar nefessiz, soluksuz kalmamıştım hayatımda, boğulmak nedir hiç bu kadar yakından hissetmemiştim.

Dün İstanbul’da otoriter rejim manzaraları vardı, sivil diktatörlük manzaraları vardı.

Devlet bütün ceberrutluğu ile ortadaydı. Sivil ama ceberrut bir devlet.

Askeri vesayet yıkılmış ama yerine ceberrut bir polis devleti inşa edilmiş!

Kendi yurttaşlarını düşman belleyen ceberrut bir polis devletine tanık olduk İstanbul sokaklarında.

15 milyonluk bir kentin ulaşımını kesmişti Vali bey. Vali bir yandan kamu hizmetini keserek suç işledi, bir yandan halka karşı şiddet kullandı.

AKP, dün rejimin sınırlarını hatırlattı, tam bir otoriter rejim şovu vardı İstanbul’da. “Ben devletim”, “Taksim benim”, “ben ne dersem o olur” dedi AKP.

Devlet şiddet kullanmasaydı Taksim’de kimsenin burnu kanamayacaktı ama bir çok insan yaralandı, ezilme tehlikesi geçirdi.

Dün 1 Mayıs’ta yeni rejimin tesisi tescillendi.

AKP artık devlet ve devletin şiddetini sonuna kadar kullanıyor.

AKP artık devlet ve devletin kadim geleneğini sonuna kadar kullanıyor.

1953’te işçilere Taksim’i yasaklayan DP’nin 60 yıl sonraki devamcısı AKP İstanbul sokaklarında zulüm estirdi.

Menderes’in valisi 60 yıl önce işçilere Taksim’i kapattı. AKP’nin valisi 60 yıl sonra İstanbul’u gaza boğdu.

AKP bunu niye yaptı? Teknik nedenlerin hikaye olduğunu önceki akşam Başbakan’ın açıklamalarından öğrendik.

Başbakan artık Taksim’de miting istemiyormuş, Taksim’de ısrar AKP karşıtlığı imiş!

AKP karşıtlığı suç mu oldu da haberimiz yok.

AKP 2012 1 Mayıs’ının tekrarını istemedi. AKP kitlesel bir eylem istemedi.

Hükümet, birikmiş muhalefetin 1 Mayıs’ta meydanları doldurmasını istemedi. İktidar karşıtı gösteri istemedi.

O yüzden bilerek ve isteyerek gerilimi yükselti. Güç gösterisi yaptı. Bütün otoriter rejimler gibi “güç bende” dedi.

Dün demokrasi olmadan barışın imkansız olduğunu yaşadık ve öğrendik.

Dün AKP’nin “cici” demokrasisini tattık. Tadı hala genzimi yakıyor...

Dün İstanbul’da diktatörlük manzaraları vardı ama umutlu, inançlı on binlerce insan da vardı...

Ne kadar modern şiddet araçları kullansalar da zalimlerin işi kolay değil...