Ölüme yatmak…

|

Ölüme yatmak… A Ölüme yatmak…

Cumhurbaşkanı “Kürt Sorunu"yla ilgili yıllar önce, “iyi şeyler olacak!” demişti.
O iyi şeylerin ne olduğunu son üç yılda Türkiye gördü.
O günden bu güne kadar yüzlerce gencimiz öldü!..
Anaları ağladı, aileleri yas tuttu.
Gelen her şehit haberi, dağda ölen her genç, patlayan her bomba insanlıktan bir şey alıp götürdü.
Toplum daha da bölündü.
• • •
Türk’ün Kürt’e, Kürt’ün Türk’e olan öfkesi arttı.
Öfke giderek kine, kin de hınca dönüştü!..
• • •
Kin ve hınç, öç almayı getirdi. Öç alma isteği düşmanlığı, düşmanlık da öldürmeyi meşrulaştırdı!..
• • •
Araya kan girdi!..
Daha ne kadar bu kan davası sürecek?!..
Daha ne kadar bu sorun can almaya devam edecek?!..
• • •
Zaman zaman birbirimize kızsak, yâ da başkaldırsak, isyan edip çatışsak da sonunda hep kucaklaştık.
Birlikte yaşamanın keyfini çıkardık.
Şunu hep bildik,
Ağalar beyler,
Padişahlar sultanlar,
Paşalar, şeyhler bizim karışmamızı istemediler!..
Köylerinde maraba kalmamızı, elde silah onların zenginliklerini beklememizi yeğlediler.
Kimliklerimizi tanımadılar, insanlıklarımızı inkâr ettiler.
• • •
Oysa biz, bin yıldır kardeştik!..
Türküleri, ezgileri birlikte söyledik, halaya birlikte durduk.
Kız aldık, kız verdik.
Enişteleri sevdik, gelinleri baş tacı ettik!..
Çocuklar, torunlar doğdu!..
Kan karıştı, aile olduk!..
• • •
Şimdi de birlikte yaşamak istiyoruz!..
Birbirimizi horlamadan, dışlamadan, kimliğimize kültürümüze el de, dil de uzatılmadan, yan yana birbirbirimize sarılarak, dayanışmamızı güçlendirerek yaşamak istiyoruz.
Kürt ile Türk’ün aynı haklara sahip, eşit, özgür ve güvende olmasını istiyoruz!..
• • •
Otuz yıldır bu gerçekleri bilen ama gereğini yapmamakta direnen sağ iktidarlar ve onların arkasındaki güçler, kardeşçe el tutuşmanın yerine, insan olma onurunun önüne, kan ve kafatasçı milliyetçiliği koydular,
• • •
Milliyetçilik ayrıştırmayı, ötekileşmeyi, yabancılaşmayı ve bölünmeyi getirdi.
İnkâr, politika oldu!..
Akan kan, ekonomik rantı oluşturdu!..
Siyaset hamasetle yapıldı!..
• • •
Ölüm üzerinden milyar dolar kazanıldı!..
Kan davası yüzünden milyonlarca insan düşmanlaştırıldı.
Soyanın, öldürenin, tahrik edenin ismi değişti.
Düzen devam etti.
• • •
Şimdi yine Başbakan ve Cumhurbaşkanı “bekleyin iyi şeyler olacak!” diyor.
Aslında iyi şeylerin ne olduğunu, onlar da bilmiyor!..
Bilselerdi şimdiye kadar çoktan o iyi şeyleri yapmaya çalışırlardı.

• • •
Bu ülkede “Kürt Sorunu” çözülmezse demokrasi oluşamaz.
Kürtler her alanda "eşit olduklarına inanmazlarsa” barış kurulamaz!..
Türklerin değerlerine saygı duyulduğu gibi, Kürtlerin de değerlerine saygı duyulması gerekir.
Bu ülkedeki farklılıkların varlığını kabul etmekte geç kaldık.
Öldürerek değil, sahiplenerek sorun çözülebilir.
• • •
Terör, silah, şiddet insanlık adına kabul edilemez.
Ancak onların varlığını oluşturan nedenleri göremediğimiz, bu doğrultudaki sorunları çözmediğimiz, insanların beklentilerine cevap vermediğimiz sürece, şiddet durmaz, silahlar da gömülmez!..
Şiddet, toplumun sorunlarını bahane ederek varlığını sürdürüyor.
Sorunlar çözüldüğünde mazereti kalmayacaktır!..
Devam ettiği takdirde “Kanın akmasına vesile olduğu için” lanetle karşılanacaktır.
• • •
Bu nedenle özelikle siyaset, çıkarcı değil, samimi olmalı.
Sorunun çözümünde diyalog kurmaktan, etraflı konuşma ve müzakere etmekten korkmamalıdır.
Siyasetin ve siyasi iktidarın yapması gereken ham milliyetçilik adına oy peşinde koşmak olmamalıdır.
Toplumun birlikte yaşama talebinin kalıcı olması için “uzlaşma anlayışını” güçlendirmelidir.
• • •
Cezaevlerinde 38 gündür, KCK davasından tutuklu ve hükümlülerinin başlattığı açlık grevi sürüyor.
Bu durum kimsenin ilgisini çekmiyor!..
Birkaç haber, birkaç demeçle geçiştiriliyor.
Oysa;
Düşüncesi ve talepleri uğruna ölümü seçen bir insanın ne denli kararlı olduğunu düşünmek gerekir!..
O insanın ölecek kadar davasına inandığını anlamak gerekir.
O insanın onuru önünde saygı göstermek gerekir!..
Kaldı ki bu insanlar, kendi dillerinde savunma hakkının kısıtlanmasından öte, dışarıda yaşayan insanların hak ve taleplerine, eşit ve özgür insan olmanın önündeki engellerin kaldırılmasına ve Türkiye’nin barış içerisinde yaşayabilmek adına ölüme yatmışlar.
• • •
Onlara, herkesten ve her şeyden daha fazla saygı duymalıyız!..
Şayet Başbakan ve Cumhurbaşkanı iyi şeylerin olacağını göstermekte samimi iseler; halkımız adına ölüme yatan bu” onurlu insanları” ikna edip onları yaşama döndürerek işe başlamalılar!
• • •
Laf etme zamanı geçti. Artık İcraat zamanı!!..
Ancak şu gerçeği unutmayın;
ABD, AB ve BOP(!) o iyi şeylere müsaade etmedikçe, onlar daha çok bu lafı ederler.