Nevroz yeni bir tarih olmalı!

|

Nevroz yeni bir tarih olmalı! A Nevroz yeni bir tarih olmalı!

Salı gecesi Adalet Bakanlığı’na ve AKP Genel Merkez Binası’na yapılan saldırıyı tüm gücümüzle kınamalıyız!..
Sadece kınamakla kalmamalıyız, bu tür girişimlerin ülkemize yarar getirmeyeceğini topluma anlatmalıyız.
Anlatmaktan öte göstermeliyiz!..
Kime ve nereye, hangi gerekçe ile yapılırsa yapılsın, hiçbir zaman, şiddet, suikast, bombalama, cana kast edecek herhangi bir eylem haklı olamaz!..
Kabul edilemez!..
Şiddete müsaade edildiği müddetçe, şiddetin önü alınamaz!..
****
Ancak, herkes tarafından anında ret edilen bu melun saldırıların tekrar etmemesini dilemek yeterli olmamalı.
Ülke geleceğini doğrudan ilgilendiren kritik ve önemli günlerin eşiğinde benzeri olayların görülebileceği bilinerek daha sıkı önlemler alınmalı.
İlk olarak da; “herkesin aklını başına devşirme” anlayışı, özellikle parti sözcülerinde, yerleştirilmeli.
Saldırı olayının hemen sonrası, sıcağı sıcağına gece yarısı basın toplantısı yapan AKP Sözcüsü Çelik, “büyük belagat(!)” örneği vererek saldırının arkasında muhalefet partilerinin olduğunu algısını yaratmaya çalıştı…
****
Dün de Bülent Arınç, bir taraftan saldıran yasadışı örgütün ismini söylerken, diğer yandan, eylemin yapılmasında “ muhalefet partilerinin kışkırtmaları olduğu” yönünde açıklamalar yaptı…
Belki hükümet ve AKP sözcüleri farkında değiller;
Bu sözler olayın vahametini azaltmakta, insanların iktidara bakışı konusundaki inancını da zayıflatmaktadır!..
Olay daha çok tazeyken ilk beyanların, çok ama çok dikkatli ve sağduyulu yapılmasını “ortalama zekası” olan her siyasi bilir…
Biliyoruz ki, şiddet sadece eylemle değil, dille de uygulanır!..
****
Bugün,
Yeniliğin müjdecisi…
Doğanın uyanışı!..
insanın tanınması!..
Eşitlik ve özgürlüğün sembolü Nevroz Bayramıdır!..
Kutlu olsun!..
Dileriz ki; Bugün Türkiye’nin aydınlık geleceğinin başlangıcı olur!..
Barışın kurulduğu bir Türkiye oluşur!…
****
Böylece;
İnsanları refah içinde ve mutlu bir şekilde yaşadığı bir ülke sağlanır!.. 
Demokratik, laik, hukukun üstünlüğüne inanmış bir devletin yeniden yapılandırılması, örgütlü toplumun yaratılması ve haklarını almış, özgürlüğü ve eşitliğini sağlamış bireylerin varlığı kabul edilir!..
Hak ettiğimiz çağdaş ve modern bir ülke içinde yaşamaya devam ederiz!..
Tüm kurum ve kurallarıyla parlamenter demokraside standardı yüksek, “önce yurttaş diyen” bir anlayışla yönetiliriz!..
****
Dileriz ki; Bugün Türkiye için tarihi bir gün olur!..
Beklenen barış sürecinin ilk adımı atılır!..
Toplumun onlarca yıldır beklediği an gelir…
Gençlerimizin ölmediği, anaların ağlamadığı ve akan kanın durduğu bir dönem başlar…
Kimsenin dışlanmadığı, yurttaşların yönettiği, barışın dünyaya örnek olduğu bir süreç bitmemek üzere yaşanır!..
Umutların kalıcı olması, Nevroz bayramının bize vereceği en büyük hediyedir!..
****
Başbakan Erdoğan'ın "Tıpkı Siyonizm gibi, antisemitizm, faşizm gibi, İslamofobinin de bir insanlık suçu olarak görülmesi kaçınılmaz hal almıştır" açıklaması İsrail ve ABD'de de tepki yaratmıştı!..
Beyaz Saray'ın Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Tommy Vietor, "Başbakan Erdoğan'ın Siyonizm’i insanlığa karşı işlenmiş bir suç kategorisinde sınıflandırmasını reddediyoruz. Bu saldırgan ve yanlış bir tanım" derken, Dışişleri Bakanı Kerry de bu konuda Erdoğan'ı uyarmıştı.
****
Dün Erdoğan Danimarka’da bu sözlerini düzeltmeye çalıştı.
Açıklamasında “Kimse unutmasın ki biz iki devlet, çözüm için Türkiye olarak daha önce çok kez, İsrail devlet başkanları ve başbakanlarını ülkemizde ağırladık. Bugün Türkiye, tüm uluslararası kurallara uyarak, Filistin-İsrail sorununun çözümünü destekliyor” dedi…
****
Başbakanın bu hamlesini ve Obama’nın İsrail seyahatini iyi okumalıyız…
Başbakanın naifçe attığı “özür dileme” adımı, ileride Ortadoğu için alınacak yeni kararların şimdiden işaretini veriyor…
Türkiye’nin uyguladığı ve ABD’nin sürekli dikkat çektiği yanlış  Suriye ve Irak politikalarına son verilmesi, “barış sürecini” hızlandırabilir…
****
Önemli günlerden geçiyoruz!..
Bundan böyle TBMM’ye ve siyasi partilere daha da büyük görevler düşecek.
O nedenle, siyasiler demokratik tartışmayı, diyalogdan kaçmamayı ve nezaketten uzaklaşmamayı şiar edinmeleri gerekiyor!..