Görüntü!..

|

 Görüntü!.. A  Görüntü!..

Taksim kararlılığı tüm yurtta sürüyor!..
Hükümetin yoğun çabalarına, yanlış bilgilendirmesine hatta yalanlarına rağmen direniş, gençlerin öncülüğündeki “park forumları” yoluyla canlılığını koruyor.
Böylece “kapsayıcı demokrasi” anlayışı hızla yayılıyor…
Başbakanın en önemli silahı olan “din sömürüsü” bu kez tutmadı!..
Devletin bilinen gücü gösterilmiş, her yol denenmiş olmasına rağmen, Camii müezzini Başbakanın söylediklerine “hayır!” diyerek o balonu patlattı!..
Camii de içki içtiler yalanı ayyuka çıktı!..

*****
Mısır Darbesi, “Gezi Parkı direnişini” belki biraz gündemin ikinci sırasına düşürdü ama; bu kez “polis baskısı ve yargı kayırması” vicdanlarda yeniden hükümete karşı olan tepkiyi iyice arttırdı!..
Bilindiği gibi “ Polisin orantısız şiddeti sırasında kullandığı gaz bombası”  nedeniyle mağdur olanlar için  AİHM, Türkiye’yi mahkum etti!..
Bu karar, “gezi direnişçilerine” yapılan hukuk dışı uygulamaları yeniden tüm çıplaklığı ile gündeme taşıdı..

****
Elinde pala ile sağa sola saldıran serbest kaldı.
Ama “maske ve baret” takmak suç sayıldı!.
Polis akrebinde elle taciz edilen Eylem Karadağ’ın yaşadığı dehşet,
Kafasından plastik mermi parçaları çıkarılan ama beyin kısmında bulunun “saçma tanelerine” dokunulamayan esnaf Volkan Kesim’in sağlık kaygısı, gaz kapsülü ile yaralanan  öğrenci Mustafa Ali Tombul’un yaşadığı hayati tehlike ardı ardına basında yer aldı…

****
En ibretlik konu ise; polis kurşunu ile öldürülen ETHEM SARISÜLÜK ile ilgili yeni gelişmeler.
Zanlı polisin bilirkişi raporuna rağmen meşru müdafaa gerekçesiyle serbest bırakılması, savcılığın bu karara itiraz etmemesi, ailenin itirazının reddedilmesinin ardından şimdi de dosyaya giren mobese kaydının ağaç görüntüsünden ibaret olduğu anlaşılması vahim bir durumdu!..
Üstüne üstlük, hakkını arayan ailesinin de tehdit edildiği bilgisi insanları dehşete sevk etti…

****
Dünkü “yaygın basın” bu konulara ciddi bir şekilde yer verdi.
Gazetelerde çarpıcı haberlerin sıralandığına şahit olduk…
Birkaç örneği paylaşmak isterim.

BİRGÜN: Gezi Parkı'nın yıkılmaması, mahkeme kararlarının uygulanması için bir araya gelen Taksim Dayanışması Platformu üyelerine zulüm sürüyor. Dün gözaltına alınan mimar, mühendis, avukat üyelerin evleri tek tek arandı.
CUMHURİYET: Gözünden saçma çıkarılan esnaf, taciz edilen kadın ve komadaki öğrencinin arkadaşları ''Vahşeti anlattılar'' …
SÖZCÜ: Sopa, pala, tabanca sizdenim amirim! Taksim'de Gezi Parkı eylemcilerine saldıranları ve bazı karanlık kişileri polisin kollaması milyonları kaygılandırıyor!..
RADİKAL: Kriter ne! Polis de yaralayan palalı serbest kalıp, emniyete sığınan folklorcu veya bayrak satıcısı tutuklanınca, ''Gezi'Nin” adli boyutunda kriter ne? '' sorusu gündeme geldi.
TARAF: Devlet, palalı saldırganı “terör mağduru” sayıp zararını karşılarken, gözaltındaki “Taksim Dayanışmasına” terör örgütü muamelesi yaptı!
****
Tüm bu demokrasi ve hukuk dışı olaylar sürerken bir başka vahim durumu da HÜRRİYET gazetesinden öğrendik!...
Isparta Valisi Memduh Oğuz, Taksim Gezi Parkı’nın mevcut haliyle korunması için İstanbul’daki gösterilere Isparta’da yapılan destek eylemlerinde görev alan 102 polise, ’üstün başarı belgesi’ verdi.
Yapılan haksızlıklara dayanamayan İzmirliler tepki için yürüdü!..
****
NAZMİ AKDAĞ
Dün Türkiye’nin havası buydu!..
Bu arada, Türkiye’de yerel basın ne yapıyor? diye bakmak istedim!
Onların bir kısmının, “gezi mezi”, demokrasi özgürlük diye bir sorunları yok!.
Kentin yöneticilerini parlatma, yaklaşan seçimlerde aday gösterme, destekleme, yıpratma ya da siyasi komplolara vasıta olma çabasındalar!..
Mersin’den öyle bir öykü dinledim ki inanamadım…
İmece gazetesinin sahibi Nazmi Akdağ’ı itham ettiler.
Akdağ’a konduramadım. Daha önceden tanırım. Cumhuriyet’e de haber yapardı…
Anlatanlar, “o dönem geçti. Para ve çıkar herkesi ele geçirdi” diye direttiler…
CHP İl yöneticisi Endercan Kayıhan’ın Akdağ ile ilgili sözleri beni daha da üzdü…

****
Demem o ki; Türkiye’nin rejimi tehlikede!..
Ülkenin görüntüsü iyi değil!..