Kan ve toprak

|

Kan ve toprak A Kan ve toprak

Nazi ideolojisinin en temel dayanaklarından biri Blut und Boden yani "Kan ve Toprak" doktriniydi. Sadece 'saf Alman kanı taşıyanlara Alman toprağında yaşama hakkı tanıyan bu doktrin 'kanıbozuk' olanlardan kurtulmanın da meşruiyet zemini oldu. Milliyetçilikten ırkçılığa giden yolu döşeyen kan aynı zamanda jeopolitik sınırların yeniden çizilmesi için gereken mürekkebi de sağlıyordu. Sonuçlarını hatırlatmaya sanırım ihtiyaç yok.

Aslında biyolojik yaşamı mümkün kılan sıvı kan. Ama belli anlamlar yüklendiğinde ölümün meşruiyeti, habercisi ve aracısı oluyor. Kimi zaman kutsal kimi zaman da mundar olarak görüldüğü için. Zaten kan dökmeye fazlasıyla alışkınız. Her yıl kurban bayramında ortalığı mezbahaya çevirmek, satırla büyükbaş hayvan kovalamak, yakaladığımız yerde gırtlağını kesmek gibi alışkanlıklarımız var. Dahası kan metaforları üzerinden kurulan bir söylem giderek hayatımızın merkezine yerleşiyor, belki de yerleşti bile. Eskiden de vardı elbette içinde 'kan' geçen deyim ve özdeyişlerimiz. Ama özdeyiş dönemi geride kaldı belli ki. Geçtiğimiz yıl bugün Hrant Dink öldürülmüştü, bir yazısında kullandığı kan meta-foru kasten yanlış yorumlanıp 'vatan haini' ilan edildiği, bu yüzden hakkında dava açıldığı ve açıkça hedef gösterildiği için. Birde bu toprakları terkedip gitmeyi kabullene-mediğinden. "Evet bu toprakta gözümüz var" demişti "ama üstünde değil altında," yani şimdi olduğu yerde...

Peki aradan geçen zaman zarfında ne oldu? Kan akmaya devam etti, hala da ediyor. En vahşi yöntemlerle misyonerler öldürüldü. Şehrin göbeğinde bombalar patladı. Düşük yoğunluklu savaş dozu artarak sınır ötesine taştı. Korku ile şiddet birbirini beslemeyi sürdürdü ve barışın sözünü etmek bile neredeyse garipsenir hale geldi. Normal şartlar altında ortak bir akıl üretip harıl harıl dökülen bu kanı durdurmanın yolları aranırdı. Ama dökülen kanı durdurmak için çare aramak yerine kan üzerinden siyaset yapmaya devam ediyoruz. Öğrenciler kanlarını boya olarak kullanıp bayrak resmi yapıyor, Genelkurmay Başkanı da bu jesti gözyaşlarıyla bağrına basıp kamuyla paylaşıyor. Ortalık kan revan ve biz bunu gururla karışık bir duygusallık olarak yaşıyoruz.