Herkes için eğitim ve genişbant

|

Herkes için eğitim ve genişbant A Herkes için eğitim ve genişbant

“Teknoloji, Genişbant ve Eğitim: Herkese Eğitim İçin” başlıklı Rapor 2013 yılının başlarında yayımlandı. Birleşmiş Milletlerin iki kurumu Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) bir araya gelerek Genişbant Komisyonu Eğitim Çalışma Grubu’nu (GEKEÇ) kurmuştu. Bu rapor çalışma grubunun ilk çıktısı niteliğini taşıyor.

2000 yılında BM’ye dahil tüm ülkeler bir araya gelerek Milenyum Gelişme Kararları almışlar ve bu kapsamda “Herkes için eğitim” hedefi ülkelerin büyük çoğunluğunca kabul edilmişti. Bu fikrin arkasında, toplumda bir yer edinebilmek ve temel becerileri sahip olabilmek için belli bir eğitim hakkının herkese tanınması yatıyordu.

***

2013 yılında genel fotoğrafa bakıldığında durum hiç iç açıcı gözükmüyor.  Dünyada ilkokul çağındaki 61 milyon çocuk okula gidemiyor. Bu sayıya ortaokulun ilk basamaklarına erişemeyen 71 milyon çocuğu da ekleyebilirsiniz. Yetişkinlerin durumu da çocuklardan farksız. Rapor’a göre, yüzde 64’ü kadın olan yaklaşık 793 milyon yetişkin okuryazar değil; 200 milyon gencin temel okuryazarlık ve sayısal becerilerinin temellerini edinmeleri için ikinci bir şansa gereksinmeleri var. Ancak böyle daha ileri becerilere sahip olabilecekler. Evrensel ilköğretim hakkının sağlanabilmesi için 2015 yılında yaklaşık 2 milyon eğitmenin yetiştirilmesi gerekiyor.

Böylesi durumlarda ilk akla gelen yeni teknolojilerden destek almak, başta yeni iletişim teknolojileri olmak üzere… Bu açıdan herkes için nitelikli eğitim vazgeçilmez unsurlardan biri de bilgi ve iletişim teknolojileri. Buna karşın teknolojiye erişim açısından da dijital uçurumlar var. Bu uçurum cinsiyet olarak kadınları uçurumun iyice dibinde tutuyor. Bu nedenle ülkelerin büyük kısmı, eğitim ve teknoloji konusunu bir arada ele alarak dijital uçurumu kapatmak amacıyla çeşitli politikalar geliştiriyor.

***

Konunun eğitimle olan ilişkisi açısından Rapor, gözellikle gezgin iletişim donanımlarının artarak yayılmasına ve eğitim alanındaki bazı gelişmelere dikkat çekiyor. Bunlar arasında açık ve esnek eğitim çevrelerinin oluşması da bulunuyor. Bu çevre, bağlamsal, etkileşimli, bireyselleşmiş ve canlı açık eğitim sistemlerinin oluşmasına yardımcı oluyor. Web 2.0 olarak tanımlanan, sosyal ağları da içeren yeni teknolojiler katılımcı ve paylaşımcı, işbirlikçi eğitim ortamlarının yaratılmasına yol açıyor. Tüm bu gelişmeler, eğitim için fırsat eşitliğinin sağlanmasına yardımcı unsurlar içeriyor.

***

Raporun kendisi tüm bu eğilimleri gerçekçi olarak tartışmayı hedeflese de, hem eğitimde hem teknolojide yaşanan eşitsizliklerin, herkes için eğitim fırsatını yaygınlaştırmaya yardımcı olacak unsurlar olarak tanımlıyor. Bu anlamda politika uygulayıcılarının kararlarını önemli bir araç olarak görüyor. Doğrusu GEKEÇ’in genişbant tanımı oldukça mütevazi: genişbant 256 Kilobit/sn olan sabit kablolu veya kablosuz internet bağlantısı olarak tanımlanıyor. Devam edeceğiz