Siyaset ve yeni medya

|

 Siyaset ve yeni medya A  Siyaset ve yeni medya

İletişim alanında iki zıt eğilimin bir arada gittiğini görüyoruz. Bir yandan dijital ortamlar bireylerin özgürlük alanını alabildiğine genişletirken, bir yandan da devletlerin bu ortamları kontrol altına alma çabası.
Gezi olayları sürecinde sosyal medya kullanımına ilişkin gözlemler birinci eğilimi yeteri kadar somutluyor. Olaya sadece sosyal medya olarak da bakmamak gerekiyor. Cep telefonları operasyonel anlamda çok daha yoğun olarak kullanılıyor eylemciler tarafından. Özellikle cep telefonları üzerindeki kameraların kullanımı önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.
***
Bu kapsamda doğrudan eylemciler tarafından yapılan canlı yayınlar neredeyse alternatif televizyon kanallarını yaratmış oluyor. Bunlar arasında USStream isimli uygulama öne çıkıyor. Bu sistem üzerinden doğrudan cep telefonu kameralarından yapılan yayınları isteyenler izleyebiliyor. Örnek olarak ankaraeylemvakti isimli kanalın yayınlarını yaklaşık 500 bin kişinin (bir kişinin birden fazla izlemesi de sayıya dahil) izlediğini sistemde görmek mümkün. Tek tek bireyler tarafından başlatılan bu yayınlar geçtiğimiz günlerde birleşmeye başladı. Bir kanalın yayınına gidince, ekranda başka bir yerden yapılan canlı yayınları da görmeye başladık. Örneğin bir yerde Ankara’daki bir yerde İstiklal Caddesi’ndeki olayları izlemek mümkün hale geldi.
***
Doğrusu bu kişilerin cesaretlerine saygı duymak gerekiyor. Çünkü basın kartlı medya ister istermez polisin arkasından çekim yapıyor. Yukarıdaki sistemi kullanan kanallar ise polisin arkasından yayın yapmıyor. Sokak aralarından, gerekirse dükkanların ve evlerin içinden yayına devam ediyor. Tabii ki basın kartlı medyanın da olaylar içinde tehlike altında olduğunu biliyoruz, ama Usstream yayıncıları yakalandıklarında gazeteci olarak tanımlanmıyorlar.
***
Canlı cep televizyonu yayınlarının görüntü kalitesi evdeki televizyonlar kadar olmasa da, bilgi yokluğunda olanı biteni anlamak için yeterli bir kalite tutturulabiliyor. Ayrıca ekranın yanındaki sosyal paylaşım ortamında her türlü yorumun yapılması, sorunun sorulması mümkün. Zaman zaman yurtdışından bağlanan kişiler için, yandaki paylaşım kutucuğunda gönüllü mütercimlerin gelişmelerle ilgili İngilizce çeviriler yaptıkları da görülüyor.
Bu kanallardaki yayınlarda, yayını yapanın sisteme abone olması gerekiyor. Aboneliğin ise birkaç çeşidi var. Geçtiğimiz haftalara kadar bu yayıncılar bedava abonelik türünü kullanıyorlardı. Bedava aboneliklerdeki önemli bir sorun, Usstream sunucusunun araya reklam filmleri koyması oluyordu. Olayın en önemli anlarında kesilen yayın herkesi rahatsız ediyordu. Aboneliğin ikinci türüyse çok daha yüksek olmayan bir bedel ödenen abonelik türü. Şikayetlerin artmasıyla birlikte yayıncılar, bir yerlerden para bulup bu türe geçtiler. İzleyiciler de reklamlardan kurtulmuş oldu.
Canlı olarak çekilen vidyolar, otomatik olarak sistemde saklanıyor. İsteyenler canlı olmayan vidyoları da izleme fırsatına sahip oluyor. İzleyiciler açısından sisteme abone olunması gerekmiyor. Usstream sisteminin oluşumuna ilişkin bilgileri de bir sonraki yazıda verelim. Şu kadarını şimdiden söylemek mümkün. Aslında bu sistem ABD Ordusu’ndaki askerler için Irak işgali sırasında geliştirilmiş. Öyküsü oldukça ilginç…