Terör örgütüymüş

|

Terör örgütüymüş A Terör örgütüymüş

-90’lı yılların ortalarından bu yana yazıyorum/söylüyorum: Terör örgütü diye bir örgüt türü yoktur ki, PKK da bir terör örgütü olabilsin.

Türkçemizde (Arapça’dan 500 yıllık ithal ve de kökdeş) ‘DeHŞet-teDHiŞ’ kelimeleri varken, Fransızca ‘terör’ kelimesini ve türevlerini alıp hukuk metinlerine de sokacak derecede benimseyip kökleştirmek, siyasal manipülasyona yönelik psikolojik bir operasyondan başka bir şey değildir. Terör tam tamına/sadece ve sadece ‘dehşet’, tedhiş de ‘etrafa/insanların ruhuna dehşet salma’ anlamına gelir. Terorizm ise, zaman içinde oluşmuş anlamı itibariyle, kendi  -özellikle de siyasal-  hedeflerine ulaşmak, sesini duyurmak, kendini ciddîye/ka’le/muhatap aldırtıp sözünü dinletmek, rakip veya muhasımlarını yıldırıp sindirirken ortada kalanların da hiç değilse bir bölümünü kendi saflarına çekmek üzere insanları dehşete düşüren  icraatlarda bulunmayı bilinçli bir şekilde metot edinmeye tekabül eder.

Dehşeti  -cahil, bilinçsiz, kukla, ajan veya bizatihi terorist unsurların kullandığı tabirle ‘terör’ü- 
bildiğimiz anlamdaki korkudan farklı kılan ise, insanın korkarken duygularının öznesi, dehşet durumunda ise kendi dışından nesne konumuna indirgenmiş olmasıdır. İnsan korkar, korku duyar; dehşete ise ya düşer, ya kapılır ya da sürüklenir: Yılandan korkarım; ancak, şehrin merkezindeki bir apartmanın beşinci katındaki evimde yatağımın altından bir yılan çıkarsa dehşete kapılırım; zira, ne zihnen bu duruma hazırlıklıyımdır, ne fiziken kendimi yılandan kurtarmak için donanımlı; ancak en önemlisi, ne de çölde veya ormanda yılan yakalamaya soyunmuş bir avcı.

Kendileriyle savaşmak üzere kurulmuş bir karakolu basan silahlı kişiler, isterse karakoldaki askerlerin hepsini öldürsün, bu sadece bir gerilla veya eşkıya eylemi iken, orada kendileriyle savaşmak için bulunmayan, dolayısıyla bu yolda donanımı ve kendisini kendilerine karşı savunma imkanı olmayan bir hizmetliyi veya seyyar satıcıyı değil öldürmek, sırf kaçırsalar bile, burada artık bir terör eylemiyle karşı karşıyayızdır.

Terörü herhangi bir şiddet eyleminden ayıran, hedefin doğrudan bir muhasım, dolayısıyla böyle bir saldırıyı bekliyor ve kendisini buna karşı hazırlamış ve donatmış birisi/birileri olmamasıdır: ‘Kör terör’ tabiri kadar salakça bir totoloji olamaz; zira, kime vuracağı önceden bilinebilen, verili kurallar dahilinde çıkarsanabilen bir şiddet zaten insanı dehşete düşüremez ki, terör/tedhiş addedilebilsin. Beklemediği, bildiği bir sebep olmadığı halde şiddete maruz kalan,  tabiî ki dehşete de düşer; ama, terorist icraatta bulunanın esas hedefi, doğrudan şiddete uğrattığı değil, ortada açık bir sebep olmadığı halde veya hangi sebebe dayandığı bilinmeksizin/belirtilmeksizin insanların pekala şiddete maruz kalabileceklerine tanık olanlardır: Ahmet’in ne yaptığı için şiddete maruz kaldığını bilenemediği ölçüde, benim de benzer bir şiddete uğramam eşit derecede mümkün, bu şiddetin beni de bulmasını önlemek için neyi yapıp neyi de yapmamam açık olmadığı için de tek garantili yol, hiç yokmuş gibi yapmaktır.
Burada şunu da belirtelim ki, kendisine karşı gelindiğinde şiddet uygulamanın hem maddî imkanlarına, hem de yasal dayanaklarına sahip olduğu bilinen bir gücün, insanları terorize edip yapacağını yapamaz, söyleyeceğini söyleyemez, yazacağını yazamaz, çizeceğini çizemez hâle getirmesi için fiilen şiddet uygulaması da gerekmez: Evini basmaya geldiklerinde, Türkan Saylan kapıyı açmasa; bilgisayarını, kitaplarını ve mektuplarını alıp götürmeye kalktıklarında buna izin vermese polisin kendisine şiddet uygulayacağının bilindiği yerde, polisin herhangi bir şiddet uygulamak zorunda kalmamış olması, bu icraatın terorist, yani insanları yıldırıp sindirmeye yönelik bir eylem olmadığı anlamına gelmez.

Bu konuya daha devam edeceğiz; ancak, şunu söyleyip bitirelim: Gerek nihaî hedefi, gerekse yegane eylem biçimi insanların ruhuna dehşet salmak olan bir örgütün –psikiyatrik bir vaka olmak dışında- olanaksızlığı ölçüsünde, terör örgütünden bahsetmek, Amerikan işi manipülasyonların yerli kuklası olmaktan başka hiçbir şeye işaret etmez.