Üç cisim ve üç isim

|

Üç cisim ve üç isim A Üç cisim ve üç isim

Yaşanılanların kolektif algıda yarattığı üç kelimedir:

Recop Tazyik Gazdoğan.

Üç ayrı isim ve tek bir cisimdir.

Üstelik kendisinin böyle algılanmasını bilhassa dikte etmiştir… Diktatörlükte ilk adım dikte etmektir… Buna alıştırdı mı, eziyet etmesi onun indinde bir meziyettir.

Recop Tazyik Gazdoğan.

Bu üç kelime maddi terörün üç halidir: Copuyla kaskatıdır, zalimdir. Tazyikli ve boyalı sudur, baskıdır. Biber gazıyla zehirdir, zıkkımdır.

Recop Tazyik Gazdoğan.

Bu üç kelime maddi demagojinin üç halidir: Cismani bir yalandır. Tepeden tırnağa sıvışkandır. Döktüğü kan, akıttığı gözyaşıdır. Umut ve mutluluk yerine gaz vermekten ibarettir, osuruktan tayyaredir…

Terör ve demagoji, faşizmin konsantresidir.

Ama kadiri mutlak değildir.

***

Çünkü bunun karşısında da maddi bir güç var.

Konsantre bir güç.

Tazyikli suyla bizim konsantremizin fikri sönmez! Devrim ateşimiz söndürülemez.

Bakın işte her 4 Mayıs’ta, Fikri Sönmez yeniden doğuyor.

Biber gazınız bizim konsantre ruhumuzun üç fidanını zehirleyemez.

Bakın işte her 6 Mayıs’ta Deniz Yusuf Hüseyin yine filiz veriyor.

Çünkü mazlumların kolektif algıda hâlâ yaşattığı üç kelimedir:

Deniz Yusuf Hüseyin.

Tek bir isimdir: Devrim’dir.

***

Behey zalimler! Peki sizler, Mare Nostrum nedir bilir misiniz?

“Mare Nostrum”, Latince “Bizim Deniz” demek ve Romalılar Akdeniz’i çok sevdikleri için böyle demişler. Şimdi ak dediğiniz kara partinize tarihsel bir inat bizim ak denizlerimiz ve tazyikli boyalarınıza inat, bizim kızıl denizlerimiz hâlâ dalgalanıyor…

Yani sizin kıydığınız canlara inat bizim can’dan sevdiklerimiz… Yani her 6 Mayıs geldiğinde Can Yücel’den söylediklerimiz:

MARE NOSTRUM

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim,

O, onun en güzel yüz metresini koştu

En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...

En hızlısıydı hepimizin,

En önce göğüsledi ipi...

Acıyorsam sana anam avradım olsun,

Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!