Kadın ekonomisi

|

Kadın ekonomisi A Kadın ekonomisi

İsveç’de bu işe çok emek ve para harcanıyor. Mesele “eşitlik”. Eşitliğin bir bakanlığı var. Kendisi var ya da yok cevabı tartışılır; zaten peşinde koşulan soru bu, ama kabinede bakanı oturuyor. İsveç’te ilk eşitlik delegasyonu Olof Palme’nin girişimiyle 1970’lerde kurulmuş. 1979’da toplumda olması istenen kadın-erkek eşitliği modeli yasallaşmış, kanuna taşınmış. Eşitlik kavramı, sadece cinsler arası hak dengesi olarak görülmüyor. Ekonomik bağımsızlık, girişimcilik, iş alanında eşit koşullar ve olanaklar, çalışma koşulları ve mesleki gelişim tüm bu kalemlerde kadın ve erkek arasında bir ayrımcılık olmaması üzerine mesele dengelenmeye çalışılıyor. Politika gereği, eşitsizlik yaratan konuya daha bir temelden bakılıyor. Örneğin zorunlu eğitimde, matematik dersinde kız öğrenciler, erkek öğrencilere göre daha başarısız diye meselenin çözümü için 2008 – 2011 yılları arasında 110 milyon kronluk bir bütçe harcandı. Matematikteki eşit başarı, topluma cinsler arası eşit sayıda mühendis, doktor kazandıracak olsa da kadın erkek eşitliğinin İsveç’te tıkandığı nokta “liderlik”.

Randstad Kamu Araştırma Şirketi’nin 32 ülkede, yılda dört kez yaptığı bir çalışma, İsveç iş piyasasındaki şu gün için olan eğilimi “Kadın yönetici iyidir ama benim şirketimde değil” diye özetliyor. Araştırma net üzerinden yürütülüyor ve 18-65 yaş arasında, haftada en az 24 saat çalışan kişilerce cevaplanıyor. Bu son araştırma, çalışanların şirketlerdeki kadın lidere bakışı üzerine yoğunlaşmış. Çıkan sonuçlar, cinsiyetler arası eşitlik konusunda çok çalışan İsveç’i pek de mutlu etmedi. İsveç’teki çalışanlar, şirket lideri olarak erkek veya kadın mı daha uygun sorusuna çoğunluk olarak kadınları uygun görmüşler ama kendileri için erkek bir şefi tercih etmişler.

Eşitlik konusunda ön sıralarda sanılan İsveç’teki sonuçlara şaşırdıklarını söyleyen şirketin bölge sorumlusu Cecilia Mannhenim, erkek şef isteyen İsveçlileri, kadın yöneticinin erkekler kadar ulaşılabilirliğinin olmamasına bağlıyor. “Kadın şef, evde hasta olan çocuğuna bakmak için işe gitmeyebiliyor ya da doğum sonrası uzun izinler kullanıp iş piyasasına hızlı bir dönüş yapmıyor” diyor. Kadın bir şefi olması için dünyadaki en istekli çalışan kitlesi, araştırmaya göre yüzde 57’yle Şili’den çıkmış. Bu eğilim diğer Güney Amerika ülkelerinde de aynı.

Araştırmanın çalışan istekleri dışında bir de rapor edilen gerçekler kısmı var ki dengeler burada feci değişiyor. Dünya çapında çalışanlar, yüzde 64 ile kendi şirketinde daha fazla erkek lider olduğunu bildiriyor. Erkek liderlerce yönetildiklerini bildiren çalışanların oranı Çin’de 90’a Hindistan’da yüzde 80’e, Japonya’da yüzde 78’e Türkiye’de yüzde 75’e çıkıyor. İsveç, uzun yıllara yaydığı eşitlik politikasının karşılığını bu kalemde görmüş sayılır. İsveçli çalışanların yüzde 53’ü erkek yöneticilere sahip olduklarını bildirmişler.

Yüzde 28’le dünyada en yüksek oranda, sahip olduğu iş dışında yeni bir iş arayan çalışan grubuna sahip İsveç’te, Avrupa Birliği’nde birbiri ardına yaşanan krizler kafaları çok karıştırmış. Dış piyasalara bağlı İsveç ekonomisinde, çalışanlar, önlerini göremedikçe içinde bulundukları toplumdaki her alanda eşitliğe dayalı sisteme faturayı kesiyorlar. Eşitlik için uygulanan politikalar, iş piyasasında kadın erkek yönetici dengesini getiriyor ama kafalarda, gereği var mı bilmem, savaş ekonomisi paniği var. Hiçbir savaş kadın elinden çıkmaz ama her savaşta ekonomiyi kadınlar ayakta tutar. Bunu anlamak için sıra yüzyıllardır savaşmamış olan İsveç’te.