Gotland’da Gezi’nin renkleri

|

Gotland’da Gezi’nin renkleri A Gotland’da Gezi’nin renkleri

İsveç demokrasisinin kırk yılı aşan bir geleneği Almedalen Haftası, bu yıl 30 Haziran, 7 Temmuz günleri arasında kutlandı. Almedalen, İsveç’in Gotland Adası’ndaki bir çayırın adı. Her yıl, bu hafta kutlanırken o çayır, Gezi Parkı’nın renkliliğine bürünüyor. 1968’de, İsveç’in efsane başbakanı Olof Palme’nin, ailesiyle tatil yaparken ada halkının “Hadi” demesiyle bir kamyonun kasasına çıkıp yaptığı konuşma, İsveç siyasal hayatının bir vazgeçilmezi olan Almedalen Haftası’nın temellerini atıyor. İlk yıllarda, İsveç siyasetinin sağ ve sol kanadında yer alan siyasi partilerin liderleri, Almedalen Çayırı’nda buluşup arka arkaya konuşmalar yaparken şimdilerde söyleyecek sözü olan herkese Gotland’ın çayırı, çimeni açık. İşin, Gezi Parkı’na benzemesi de her kesimden, herkesin yanyana ve bir arada, orada toplanabilmesinden geliyor. Ticari bir amaç gütmedikce kişisel veya kurumsal olarak haftanın müdavimi olabiliyorsunuz.

Almedalen’da bu yıl 20 bin katılımcıyla bir rekor kırıldı. 2 bin 300 etkinlik düzenlendi ve politikacı haftasına bir sekizinci gün daha eklendi. İsveç’in ırkçı partisi, İsveç Demokratları için de Almedalen Çayırı açıldı. İsveç Demokratları, ilk kez Gotland’da yer alırken onları destekleyen extremleri de adaya çektiler. Çeşitli Avrupa ülkelerinden göçmen düşmanı, aşırı ırkçı partilerin gençlik kolları üyeleri, İsveç Demokratları tarafından organize edilip Almedalen Haftası’nda boy gösterdiler. Polis, sıkı takipteydi ama geçiyorum biber gazını, plastik mermiyi, pasaportunda “marjinal” yazan bu arkadaşlara, tek bir jop dahi gösterilmedi.

2013 Almedalen Haftası’na, Kanserle Mücadele Vakfı imzasını attı. 16-30 yaş grubu erkekler arasında, son yıllarda hızla yaygınlaşan testis kanserine dikkat çekmek için çeşitli boyutlarda 300 haya heykeli, adaya yerleştirildi. Vakıf, bu konuda, hükümetten gelen desteğin yetersiz olduğunu düşündüğü  için Gotland Adası’nın her yerine, İsveç Başbakanı’na atfen “Reinfeldt, testislerine bakıyor musun?” yazılı pankartlar astı. İsveç’in Muhafazakâr Parti’den başbakanı, Fredrik Reinfeldt, çarşamba günü, bu pankartlardan birinin altında, Almedalen Haftası konuşmasını yaptı.

İsveç’te arka arkaya iki kez, ilk defa seçim kazanan tek sağcı lider olan Fredrik Reinfeldt, partisini 2014 sonbaharında tekrar sandığa taşıyacak. Bu yıl ki Almedalen Haftası, Reinfeldt için bir nevi seçim startı oldu. Kamuoyu yoklamalarında, İsveç’teki seçmenin çoğunluğu, 2014’te hükümetin değişeceğine inanıyor. Şimdilerde seçmenin yüzde 18,7’si kararsız görünse de “2014 parlemento seçimlerinden sonra, hükümet Sosyal Demakrotlar tarafından mı kurulur?” sorusuna yüzde 78, evet diyor. Bu son seçimleri de kazanırsa İsveç için 12 yıl aralıksız devam edecek bir Reinfeldt  iktidarı, pek de demokratik bulunmuyor.

Başbakan Reinfeldt, Almedalen’de biraz da bunların farkında olduğuna dair bir tablo çizdi. Başbakan, Muhafazakâr Parti’yi ve sağ blok koalisyon ortaklarını tekrar iktidara taşıyacağını söylese de konuşması sırasında dakikalarca süren alkışı, hükümeti kurmak sola düşerse ırkçı parti, İsveç Demokratları’nın desteği olmaksızın, solcular kabineyi oluştursunlar diye koşulsuz destek olacaklarını söylediğinde aldı. Başbakan Reinfeldt, Almedalen Çayırı’ndaki konuşması sırasında sesini bir kez yükseltti ve İsveç Demokratları için “İsveç politikasına nefreti sokuyorlar. Bizim cevabımız, sizin bu ülkede herhangi bir hakimiyetinizin olmayacağıdır” diye bağırdı.

Demokrasi, seçimle gelen bir başbakan olmaksızın olmuyor ama her başbakanla da demokrasi yürümüyor. Hazır parka çıkmışken her yıl yazın başında, Gezi’de buluşalım. Demokrasi, çayır, çimen, meydan demek. Bakarsınız birgün, bir başbakan da gelir.