Çocuk bu canı çekmiş

|

Çocuk bu canı çekmiş A Çocuk bu canı çekmiş


Çocuk canı ne çekerse yapabilir. Canının çektiğini yapıp yapmamak konusunda düşünen çocuklar, ya da canının sahiden ne çektiğinden emin olmayı bekleyen çocuklar uzun vadede (32 yıl gibi) canları ne isterse yapabiliyorlar.
Meşhur deneyi duymamış olanlar için tekrar anlatayım. 3 yaşından başlayarak değişik yaşlardaki çocukların önüne bir tabak içinde bir ‘marshmallow’ (bir çeşit şekerleme) konuyor. Eğer yaşlarına göre değişen bir süre (8-15 dk) ile bekleyebilirlerse, ikinci bir ‘marshmallow’ alabileceklerini belirten testçi odadan çıkıyor. Geriye geldiğinde çocuk marshmallow’u yememişse (dokunmak bakmak serbest) bir tane daha veriyor.1



Önündeki marshmallow’u canı çekip de dayanamayıp yiyenler kendini kontrolu zayıf grupta yer alırken, yemeyip kendini tutanlar kontrolu güçlü olarak sınıflandırılıyorlar.
‘Kendini kontrol’ testine katılan 1037 küçük çocuğu 32 yıl boyunca izleyip yaşamlarını değerlendirerek yapılan Yeni Zelanda çalışmasındaki bulgular çocukların küçük yaşta kazanmış oldukları kendini kontrol becerilerinin gelecekteki yaşam özelliklerini belirleyici rolü olduğunu gösteriyor.
Kendini kontrol edebilip, uzun vadedeki kazancı kısa vadedeki zevke tercih eden çocuk, canının çektiğini o anda yapmadığında yıllar sonra canının istediğini yapabiliyor: daha iyi eğitim, daha iyi sağlık, daha az suç işleme, daha yüksek gelir düzeyi, daha az depresyon, daha az intihar girişimi.
Çalışmaya katılanlar 30lu 40lı yaşlara geldiklerinde beyin yapıları incelendiğinde ikinci marshmallow’u yiyebilmek için birinciye bir süre el sürmemiş olanlarda kendini kontrola hizmet eden prefrontal alan ile beynin geri kalanı arasındaki bağlantıların gelişkin olduğu görülüyor.
Zeka, yoksulluk ve ergenlik döneminde araya girmiş aksilikler hesaba katılsa da çocukluktaki kendini kontrol becerisi geleceği olumlu yönde etkileyici olabiliyor. Buradan iki sonuç çıkartılabilir: Birincisi, çocukların kendini kontrol becerisini geliştirici anne-babalık tarzları, eğitim olanakları ve deneyim fırsatları geleceklerini iyileştirici olabilir.  Ikincisi, bir sebeple bu kendini kontrol becerisini daha az kazanmış ve kısa vadeli kazançlara odaklanma eğilimi yüksek olan bir çok kişinin varolduğunu düşünürseniz, yaşama düzenimizde kendini kontrol gerektirmeyen ‘ayarlama’lar, otomatikleştirilebilecek süreçler (kendi kendine çalışan tuvalet sifonu gibi!) kişinin ve toplumun geri kalanının zarara uğramasını önleyici olabilirÇocuk bu canı çekmiş
Çocuk canı ne çekerse yapabilir. Canının çektiğini yapıp yapmamak konusunda düşünen çocuklar, ya da canının sahiden ne çektiğinden emin olmayı bekleyen çocuklar uzun vadede (32 yıl gibi) canları ne isterse yapabiliyorlar.
Meşhur deneyi duymamış olanlar için tekrar anlatayım. 3 yaşından başlayarak değişik yaşlardaki çocukların önüne bir tabak içinde bir ‘marshmallow’ (bir çeşit şekerleme) konuyor. Eğer yaşlarına göre değişen bir süre (8-15 dk) ile bekleyebilirlerse, ikinci bir ‘marshmallow’ alabileceklerini belirten testçi odadan çıkıyor. Geriye geldiğinde çocuk marshmallow’u yememişse (dokunmak bakmak serbest) bir tane daha veriyor.1
Önündeki marshmallow’u canı çekip de dayanamayıp yiyenler kendini kontrolu zayıf grupta yer alırken, yemeyip kendini tutanlar kontrolu güçlü olarak sınıflandırılıyorlar.
‘Kendini kontrol’ testine katılan 1037 küçük çocuğu 32 yıl boyunca izleyip yaşamlarını değerlendirerek yapılan Yeni Zelanda çalışmasındaki bulgular çocukların küçük yaşta kazanmış oldukları kendini kontrol becerilerinin gelecekteki yaşam özelliklerini belirleyici rolü olduğunu gösteriyor.
Kendini kontrol edebilip, uzun vadedeki kazancı kısa vadedeki zevke tercih eden çocuk, canının çektiğini o anda yapmadığında yıllar sonra canının istediğini yapabiliyor: daha iyi eğitim, daha iyi sağlık, daha az suç işleme, daha yüksek gelir düzeyi, daha az depresyon, daha az intihar girişimi.
Çalışmaya katılanlar 30lu 40lı yaşlara geldiklerinde beyin yapıları incelendiğinde ikinci marshmallow’u yiyebilmek için birinciye bir süre el sürmemiş olanlarda kendini kontrola hizmet eden prefrontal alan ile beynin geri kalanı arasındaki bağlantıların gelişkin olduğu görülüyor.
Zeka, yoksulluk ve ergenlik döneminde araya girmiş aksilikler hesaba katılsa da çocukluktaki kendini kontrol becerisi geleceği olumlu yönde etkileyici olabiliyor. Buradan iki sonuç çıkartılabilir: Birincisi, çocukların kendini kontrol becerisini geliştirici anne-babalık tarzları, eğitim olanakları ve deneyim fırsatları geleceklerini iyileştirici olabilir.  Ikincisi, bir sebeple bu kendini kontrol becerisini daha az kazanmış ve kısa vadeli kazançlara odaklanma eğilimi yüksek olan bir çok kişinin varolduğunu düşünürseniz, yaşama düzenimizde kendini kontrol gerektirmeyen ‘ayarlama’lar, otomatikleştirilebilecek süreçler (kendi kendine çalışan tuvalet sifonu gibi!) kişinin ve toplumun geri kalanının zarara uğramasını önleyici olabilir.

Bu çalışmanın uzunlamasına takip ile görülmemiş bir uzun süre ile izlenip toplanmış verilere dayanıyor olması güvenilirliğini kesinleştirmekle beraber, her yer ve herkes için geçerli sonuç çıkartmakta acele etmemeliyiz belki de. Her ne kadar bireyin sosyoekonomik özellikleri ya da zeka düzeyi gibi özellikler kendini kontrol becerisinin  gelişimi üzerindeki etkisi pek olmasa da, toplumun bütününe ilişkin özellikleri nasıl işin içine katarız? Örneğin, yarın ne olacağına ilişkin en ufak bir fikrinizin olmadığı, karamsarlığın ağır bastığı, güven ve güvenlik duygusunun olmadığı koşullarda ‘kendini kontrol’ nasıl ölçülecek?
Bu soruyu akıl eden bir araştırmacı (C Kidd, U Rochester) deneyi planladı: çocuklara deney öncesinde kırık dökük bir boya takımı, yırtık pırtık kağıtlar verilir. Araştırmacı çocuğun yanına gelip hemen yeni boyalar ve kağıtlar getireceğini söyler ve gider. Gruplardan birisinde elinde yeni malzeme ile hemen geri gelir (‘güvenilir’ ortam). Diğerinde ise epeyce bir oyalanmadan sonra, eli boş olarak gelir (‘güvenilmez’ ortam).  Güvenilir ortamdaki deneyde marshmallow’u yemeden ortalama bekleyebilme süresi 12 dakika, güvenilmez ortamdaki ortalama bekleyebilme süresi ise 3 dakika. En kontrollu çocuğun bile dayanabilme süresini kısaltan ortamın etkisini yabana atamayız.
Ne olacağının, sözlerin tutulup tutulmayacağının belli olmadığı bir ortamda, kendini kontrol etmek mi etmemek mi ‘akıllıca’? Gelecek hissini yok eden bir düzende yaşadığınızda, hayatta kalma telaşınız insanca var olmanın önüne geçtiğinde, hem bugünü hem de bugünden geleceği yok edebilir.
Barışa ve demokrasiye duyduğumuz özlem temelsiz bir fantezi değil.




 1 Deneye ilişkin eski yeni görselleri Youtube’da Marshmallow test anahtar kelimesi ile bulabilirsiniz. Çalışmayı ayrıntısıyla okumak isteyenler Moffitt ve ark www.pnas.org/cgi/doi/10.1073/pnas.1010076108.