Van’ın korkmayan, bıkmayan kadınları

|

Van’ın korkmayan,  bıkmayan kadınları A Van’ın korkmayan,  bıkmayan kadınları

Türkiye’de yaralar kapanmaz. Merhem sürüp sarılmaz; bir daha olmasın, diye gereken ders çıkarılmaz. Üzeri çok güzel örtülür ama... Kurtlanana, içten içe çürüyene kadar... Gözden uzak, vicdandan azade... Türkiye’de yaralar iyileşmez, büyür ve çoğalır. Derman beklenen başka yöne devirir çünkü gözünü. Bile isteye körlük denir buna. Bakmayayım ki görünmez olsun, duymayayım ki yok olsun, diye beklenir. 23 Ekim 2011’de Van’da meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremden sonra ölen yüzlerce insana, binlerce yaralı ve evsize yapılan da budur. İki atkısından birini Van’a gönderen yurttaşa karşı, onca zaman yıkılan taşları üst üste koyamamış bir hükümet var yine ortada.

Devletin bildik körlüğüne karşı, kendi yarasını kendisi sarmaya alışmış yurdum insanı Van’da hayatı yeniden yoluna koymak için mücadele ediyor. Van Kadın Derneği (VAKAD) onlardan biri. Geçtiğimiz ay, Van’a bağlı 24 köyün deprem sonrası durumuna ilişkin hazırlamış oldukları raporu açıkladılar. Buna göre, depremin üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) yönetiminin hatalı raporları yüzünden köylerde konut sıkıntısı sürüyor. 2 köyün okulu depremde zarar gördüğü için öğrenciler başka bir köye gitmek zorunda kalıyor. 3 köyde kuş gribi vakası, göz-deri ve brucella hastalıkları yaygın. Sağlık ocağı ve doktor sayısı yetersiz.


***

Depremin zarar verdiği içme suyu borularından hâlâ onarımı yapılmayanlar olduğu için halk sağlığı tehlikede. Kent merkezi ve köylerde sıkça yaşanan elektrik kesintisi, deprem sonrası yeni evleri tamamlanmadığı için konteynerde kalan ve elektrikli sobayla ısınmaya çalışanları mağdur ediyor. Deprem öncesi kötü olan köy yolları şimdi daha da kötü. 24 köyün sadece birinde su ve kanalizasyon sistemi var. Sokaklar karanlık, sular akmıyor.

VAKAD, dolaştığı onlarca köyde dinlediği yüzlerce kadının anlattıklarıyla tespit ettiği sorunları bir rapor halinde ‘ilgili’ kamu kurumlarına iletti. Bu sırada Van Valililiği, konut ve ısınma problemi devam eden depremzedeleri imzalatmaya çalıştığı dilekçeyle, o konteynerden bu konteynere sürüklemekle meşguldu. Hükümetin ilgisizliği elbette ki tek başına yeterli bir sıkıntı değildir Türkiye’de;  bunun yanında VAKAD gibi bölgesinin sorunlarına vakıf, şeffaf bir yardım hattı kuran derneğin cezalandırılması da gerekir! Yarayı görmezden gelenin görene karşı tahammülsüzlüğüdür bu.

26 Şubat’ta derneğin de basından öğrendiği üzere, VAKAD’a kapatma davası açıldı. Gerekçe, derneğin topladığı yardımları halka PKK/KCK adına dağıttığı ve böylece örgütle ilgili sempati ve güven arttırmayı amaçladığı üzerine kurulu. Yüzyılın dolandırıcılık davası olarak kabul edilen Deniz Feneri soruşturmasında pek bir çekingen olan polis; “gelen her yardım malzemesinin, verilen her ihtiyaç sahibinin ve yardımı ulaştıran her dernek üyesinin listesi elinizde, buyrun okuyun!” diyen VAKAD’a ait konteynere gizlice girip, deprem süresince beraber çalıştığı kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerinin olduğu telefon listesini almış. Hazırlanan iddianame gösteriyor ki liste bahane gizli tanık şahane! Biliyorsunuz, Türkiye’de hukukun temel dayanak noktası karanlıkta konuşan gizli tanıklar artık.

***

VAKAD kurulduğu günden beri feminist ve antimilitarist söylemler geliştirmiş bağımsız bir dernek. Yıkılan bir şehirde bir yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen varlık gösterememiş hükümetin görmediklerini görmüş, duymadıklarını duymuş; yarayı örtüp unutturmak isteyenlere inat, insanlara merhem olmuş. VAKAD’lı kadınlar yıllar içinde, bölgede yaşayan kadınların sıkıntılarını tespit edip çözüm üretme konsunda güçlü ve başarılı bir ağ kurmuş. Genel kadın sağlığı ve insan hakları konularında kadınlara eğitim verip seninerler düzenliyorlar. Kız çocuklarının okula gönderilmesi, kadınların okuma yazma öğrenmesi, kadına karşı şiddet ve çocuk gelinler konularında yükümlülüğü bulunan kamu kurumlarını hazırladıkları raporlarla bilgilendirip uyarıyorlar.

Bu kadınlar yaralar kapansın diye uğraşıyor; BM’de Kadının Statüsü toplantısına katılan Bakan Fatma Şahin, Türkiye’nin kadın hakları ve şiddetle mücadelede dünyada örnek alındığını anlatırken ağızlar burunlar alayla sağa sola kaymasın diye mücadele ediyorlar. Beri yandan “Kadınla erkek eşit değildir” diyen Başbakan’ın sesi... Hasılı yol uzun... VAKAD’lı kadınların dediği gibi: “Büyük adımlardan korkmayacağız, küçük adımlardan bıkmayacağız.”