Kalkınmanın adaleti ve ahlakı: Türkiye Dünya’nın neresinde?

|

Kalkınmanın adaleti ve ahlakı: Türkiye Dünya’nın neresinde? A Kalkınmanın adaleti ve ahlakı: Türkiye Dünya’nın neresinde?

Türkiye’nin son on yılda çok geliştiği hemen hemen herkesin dilinde. Makro göstergelerin bir kısmı bunu destekler yönde. Ancak bu göstergelerin izafi olduğunu ve zaman zaman sorunlu olduğunu unutmamak gerek. Örneğin kişi başına düşen milli gelir en sorunlu ve yanıltıcı göstergelerden birisi. Türkiye, gerekli gereksiz her fırsatta yinelendiği üzere, Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir son on yılda iki katına çıkmış. Bu hızlı ve ciddi bir ekonomik büyüme anlamına geliyor. Ancak IMF’nin 2012 raporuna göre önümüzdeki 5 yılda en hızlı kalkınacak 20 ülke arasında Türkiye yok. Yani bu ekonomik büyüme geçici kalıcı olan başka sıralamalara bakmak lazım. ‘Netekim’ kalkınma sadece bir ciro hesabı olmamalı.

Gayrisafi yurt içi hasılayı da dikkate alan ve yaygın olarak bilinen göstergelerden birisi İnsani Kalkınma İndeksi. Bu indeks iki ekonomist, Mahbub Ul Haq ve Nobel ödüllü Amartya Sen tarafından geliştirildi ve 1990’dan bu yana kullanımda. İnsani Kalkınma gayri safi milli hasıla gibi göstergelerin bireylerin ve toplumun hayatına nasıl yansıdığını öne çıkardığı için önemli. Merkez Bankası müdürü olmayanlar için de o derece daha uygun. Ortalama vatandaş ne yer ne içer, işi gücü, başını sokacağı bir yeri var mıdır, okulu aşı var mıdır, sağlığı yerinde midir hesabı.

Yine benzer bir ahlaka aykırı durumu Dünya Şeffaflık hareketinin derlediği yolsuzluk ve rüşvet indeksi ortaya koyuyor. Bu indeks dünya ülkelerini iş ahlakı açısından değerlendiriyor; çeşitli ülkelerde ‘bir iş yaparken rüşvet verme’ ihtiyacını karşılaştırıyor.

İnsani Kalkınma İndeksi esas olarak ortalama ömür beklentisi, eğitim ve gelir istatistiklerinin birleşiminden oluşuyor. Her bir ülkenin kendi içinde vatandaşlarının yaşadığı eşitsizlikleri de dikkate alarak ağırlıklandırılmış bir sıralama daha yapıyor.

İnsani kalkınma indeksi sıralamasında Türkiye, 187 ülke arasında 92. sırada yer alıyor. Avrupa’da 46. Sırada yer alan Türkiye, Moldova’dan sonra en düşük insani kalkınma skoruna sahip. Yani 47 ülke içinde sondan ikinci. Avrupa’nın pek çok alanda en gerisinde yer alan Kazakistan, Azerbaycan, Arnavutluk, Makedonya gibi ülkelerin dahi arkasında.

Bu indeksi ülke içi eşitsizlikleri de dikkate alarak yenilediğimizde ise durum daha kötüleşmekte. Eşitsizliğin dikkate alındığı İnsani Kalkınma İndeksinde yer alan 137 ülke arasında Türkiye 66. sırada yer alıyor. Yani Gabon, Moldava, Özbekistan, Azerbaycan, Kazakistan gibi ülkelerin çok gerisinde ve Avrupa’nın en geri kalmış ülkesi durumunda.

Tabloda görüldüğü gibi Türkiye’nin yakalaması gereken ülkeler, yani yakın rakipleri Norveç, Almanya falan değil. Sıralamada Türkiye’nin (66.) hemen üzerinde yer alan Moğolistan (62.), Özbekistan (64.) ve Gabon (65.) gibi muasır medeniyetler seviyesini yakalaması gerekiyor öncelikle.

Peki son 10 ya da 20 yılda ne oldu? Manzara değişmedi. Türkiye’nin İnsani Kalkınma düzeyi arttı. Ancak Tunus, Fas, Çin, Endonezya, Gana ve Bangladeş gibi ülkelere kıyasla daha yavaş bir artış oldu. Türkiye’nin sıralamadaki yeri de son 12 yılda 80. sıradan 92. sıraya geriledi.

 

Tablo: Dünya İnsani Kalkınma Sıralaması

İnsani Kalkınma sıralaması

Eşitsizlikler dikkate alındığında İnsani Kalkınma sıralaması

1. Norveç

1. Norveç

2. Australya

2. Australya

3. Hollanda

3. İsveç

4. ABD

4. Hollanda

5. Yeni Zelanda

5. İzlanda

6. Kanada

6. İrlanda

7. İrlanda

7. Almanya

8. Liechtenstein

8. Danimarka

9. Almanya

9. İsviçre

10. İsveç

10. Slovenya

28. İngiltere

19. İngiltere

 

 

29. Yunanistan

26. Yunanistan

31. Kıbrıs

27. Kıbrıs

37. Katar

36. Romanya

55. Bulgaristan

37. Bulgaristan

56. Suudi Arabistan

42. Kazakistan

57. Meksika

48. Ermenistan

64. Libya

49. Arnavutluk

68. Kazakistan

52. Azerbaycan

70. Arnavutluk

54. Makedonya

76. Azerbaycan

56. Meksika

79. Makedonya

60. Moldova

86. Ermenistan

62. Moğolistan

88. İran

64. Özbekistan

 

65. Gabon

92. Türkiye

66. Türkiye

 

 

106. Gabon

80. Suriye

111. Moldova

85. Mısır

113. Mısır

96. Gana

115. Özbekistan

110. Zambiya

119. Suriye

122. Etiyopya

 

 

187. Kongo

134. Kongo

Kaynak: (Birleşmiş Milletler, 2012, http://hdr.undp.org)

2012 Yolsuzluk ve Rüşvet İndeksi Türkiye’yi 174 ülke arasında 54’üncü sıraya koyuyor. Türkiye burada da Balkan ülkelerinin bazıları hariç Avrupa’nın gerisinde yer alıyor. AKP iktidarından hemen önce, 2001 yılında da 91 ülke arasında 54’üncü sıradaydı. Bir nebze iyileşme görülse de sıralamada Türkiye’nin üzerinde yer alan ülkeler de pekbir değişiklik yok.

Başka cephelerde de övünülecek bir şey yok. Dünya’da cezaevinden en çok mahkum bulunduran 13’üncü ülke Türkiye. Son 2006’dan bu yana Avrupa’da cezaevi nüfusunun en çok arttığı ülke Türkiye: tutuklu sayısı ikiye katlanmış. Avrupa ortlaması yüzbinde 96 iken bu oran Türkiye için 168! Azebaycan’dan hallice. Yani karikatüre, köşe yazısına, öğrenciye ve uçan kuşa dava açılmasının bilançosu bu. Pek çok kaynağa göre Türkiye dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu ilk üç ülkeden birisi.

Pek çok açıdan Türkiye büyümüş olabilir ama bunlar her zaman hayra alamet değil. Örneğin ülkenin hızla büyüdüğü Aynı 10 yıllık dönemde ülkegenelinde işsizlik yüzde 8’den yüzde 11-14 aralığına çıkmış ve orada kalmış. Bunun anlamı şu 2001 yılından bu yana işsizler ordusuna resmi rakamlarla 1 milyon 200 bin daha katılmış. İş yaratmadan büyüme olmuş! Mucize dedikleri bu olsa gerek. Sözün özü, külahları önüne koyup düşünme vakti gelmiş de geçiyor. Milyon dolarlık soru şu: İsveç, Norveç, Almanya ile mi yarışmalı yoksa Gabon, Moldova ve Özbekistan’la mı?

Bol şanslar.