Kaddafi ve Galina

|

Kaddafi ve Galina A Kaddafi ve Galina

Tunus ve Mısırdan sonra, Libya da karıştı. Ancak Libya’da işler, Tunus ve Mısır’daki gibi olacağa benzemiyor. Kaddafi sert çıktı.

Tunus ve Mısır’daki ”devrimler”, dünyadaki hemen herkes tarafından destekleniyordu. Belki de dünyada herkesin desteklediği böyle bir ”devrim” görülmemiştir.

Bir ara not: Bu hareketleri ”devrim” olarak nitelendirmeyi açıklayıcı bulmadığımı daha önce söylemiştim. Galiba başkaları da var. Bir İngiliz arkadaşım, bunlardan ”revolution” (devrim) yerine ”revelation” (ifşaat, açıklama, vahiy) olarak söz ediyor. Kavramlar konusunda düşünenlere duyurulur.

Neyse…

O günlerde, Mübarek’ten de ”devrimi” desteklediğine dair bir açıklama bekledim ama beni yanılttı! Böyle bir açıklama yapmadı.

”Yahu kendisine karşı devrim yapılan biri, devrimi destekler mi?” diyeceksiniz.
 
Haklısınız ama bugünlerde dünyada ”sulandırma siyaseti” hayli revaçta. Siyasal karşıtlarla açıktan mücadele etmektense, onların taleplerini ”sulandırmayı” seçiyorsun. Böylece karşı tarafta bir kafa karışıklığı oluşuyor. Karşı taraf, ”karşı taraf” olmaktan çıkıyor. O kafa karışıklığında, adamlar ne yapacağını şaşırıyor. Sen de bildiğini okuyorsun. Bunu bizim memlekette en iyi AKP yapıyor.

Yine neyse…diyelim.    

Mübarek’in aksine Kaddafi bu ”devrimci” harekete karşı direndi. Şimdi ortam giderek bir iç savaş görüntüsüne dönüşüyor. Umarım Libya halkı, kendisi için en doğru yolu, en kansız ve en demokratik biçimde bulur.

Görüntüye bakılırsa, dünya kamuoyu bu kez de Kaddafi karşıtlığında birleşmiş durumda. Gerçi ABD savaş gemilerinin Libya açıklarına gelmesi, dünyadaki ABD karşıtlarını da hareketlendirdi; Libya’daki olaylar hakkında ”acaba? ” sorusuna yol açtı, ama olsun.

Libya’daki Kaddafi karşıtı güçlerse ABD’ye ”sen karışma” dediler. ”İyi, hoş, Kaddafi’ye karşısın ama orda dur!” Bu onurlu bir tutum.

ABD’nin askeri müdahalesi Irak halklarına demokrasi ve özgürlük getirecek diyerek emperyalist işgal politikalarına uşaklık edenler, herhalde Libya halkının bu tutumundan ders almışlardır. Herhalde Türkiye’nin demokratikleşmesinde ”AB kaldıraç mı, değil mi?” diye tartışanların, Libya’daki bu isyancı güçlerden alacakları bir onur dersi vardır.

Kaddafi karşıtı ülkeler grubuna, Ukrayna da eklendi. Ukrayna da, Kaddafi aleyhine kullanabileceği araçları birbir gözden geçiriyor.

Bunlardan biri de Kaddafi’nin Ukraynalı hemşiresi Galina Kolonutska…!

Galina 38 yaşında. Kaddafi’nin en yakındaki üç dört kişiden biri. Libya’ya 2001’de geldi. Kızkardeşi Tatyana, ablasının Kaddafi’nin sevgilisi olduğu iddialarını red ediyor. Bu iddialar ABD Libya Büyükelçisince ima edilmişti. Konu Wikileaks belgelerinde yer almıştı. Daha sonra Galina dünya medyasında ”şehvetli sarışın” olarak anılır olmuştu.

Galina, Tripoli’de dört odalı bir evde yaşıyor. Ancak genellikle evde kalamıyor çünkü Kaddafi’nin yoğun seyahatlerine eşlik etmek zorunda.     

Elbette Galina Libya’daki tek Ukraynalı değildi. Libya’dan tahliye edilen Ukrayna yurttaşlarının sayısı 404. Tahliyeler Ukrayna Hava Kuvvetleri’ne bağlı askeri kargo uçakları ile yapıldı. Galina da Şubat’ın 27’sinde, askeri bir kargo uçağı ile Kiev’e geldi.

Galina, askeri uçağa binip gözlerini açtığında, askerler ona ”memlekete hoş geldin!” dediler. Fakat Galina’nın yanıtı, ”fırsat verilirse, memlekete hizmet ederim” şeklinde olmadı! Ya ne oldu?

Söylenenlere göre, Galina uçağa bindirildiğinde sarhoştu. Oysa Libya’da alkol içmenin cezası 5 yıldı. Nasıl oluyordu da Galina sarhoş olabiliyordu ki? Askerler onu kollarında taşımışlardı. Galina da uçağa biner binmez, bağırıp çağırmaya başlamıştı. Ne demek oluyordu bu kargo uçağı? Memleketine yolcu uçağı ile gitmek istiyordu. Bunca saat yolculuk, kargo uçağında çekilir miydi? Galina herkesin isim ve sicil numaralarını istiyordu. Hepsini görevden aldıracaktı. Çok öfkeliydi. O Kaddafi’nin kadınıydı, kimsenin kendisine dokunmasına ve kendisini yaralamasına asla izin vermeyecekti. Ona ancak erkeği dokunabilirdi.

Pilotlar şok olmuşlardı. En iyisi Galina’yı yere yatırıp bağlamak diye düşündüler. Çünkü kendisi ile konuşmanın bir anlamı yoktu. En ufak bir iletişim çabasına, inanılmaz sert karşılıklar veriyordu.

Ormanda, ”Öfkeli bir Ukraynalı kadın, on kaplan gücündedir.” derler. (Bkz. Kızılmaske çizgi romanları) Galina uçağa bindiğinde, öfkeli bir Ukraynalı kadındı.
 
Sonunda Kiev’e vardılar. Hemen pasaportuna el kondu. Şimdi kendisine yurtdışı çıkış yasağı konulabilir. Böylece Kaddafi Galina’sız bırakılabilir.

Galina’nın evi şu anda gazeteci ordusu ile çevrili. Kiev’in 30 km. kadar dışında, 1960’larda yapılmış bir apartmanda, annesi İrina ve kız kardeşi Tatyana ile birlikte kalıyor. Bir gazetecinin sorusuna annesi şöyle yanıt verdi: ”Hepinizin canı cehenneme! Kaddafi’nin sevgilisi olduğunu söyleyerek kızıma iftira attınız. Kızımın Libya’ya dönme niyeti yok.”

Eğer annesinin bu sözleri doğruysa, demek ki, Ukrayna hükümetinin Galina konusunda bir karar almasına gerek yok, zaten Libya’ya dönmeyecek. 

Ve magazin gazetecileri açısından daha önemlisi, annesinin sözleri doğruysa, Galina’nın Kaddafi’nin sevgilisi olduğu yolundaki iddialar doğru değil. Yani ABD Büyükelçisi yanıldı. Peki ya uçakta söyledikleri? ”Ben Kaddafi’nin kadınıyım” dememiş miydi?

Okuyucuların ilgisini çeker mi bilmem ama, Kuzey Afrika’daki toplumsal hareketlerin yarattığı binlerce sorudan biri de bu işte.