2011’de yılın ‘gazetecisi’ kim olur?

|

2011’de yılın ‘gazetecisi’ kim olur? A 2011’de yılın ‘gazetecisi’ kim olur?

Malum yeni yıl münasebetiyle bugünlerde üfüren üfürene. Astrologu olsun, fütüristi olsun, sallayayım ya tutarsacısı olsun hepsi ekranlarda yahut sütunlarda. Seçim sonucunu tahmin edeninden tutun, şampiyonun kim olacağını tahmin edenine kadar her türlü ilgi alanına yönelik tahminler var. Türkiye gibi gündemi ışık hızıyla değişen bir ülkede geleceğe ilişkin tahmin yapabilenlere şapka çıkarmak lazım. Bu tahminler içinde en çarpıcısı dün Medyatava’da (medyatava.com) Neslihan Acu’nun Cüneyt Özdemir’i 2011’in loser gazetecisine yönelik tahminiydi. Yazılarını kaçırmamaya çalıştığım ve çoğu kez katıldığım Acu’ya bu kez katılmadım. Bence Acu’nun iddiasının aksine Cüneyt Özdemir bu yılın  “en başarılı gazetecisi” olacak. Elbette nedenleri var, yılın ilk Köşe Vuruşu’nun mevzusu da bu olsun, hem ne olursa olsun kendisinden bahsettirmekte beis görmeyen Cüneyt Özdemir’in rating sevdasına da mütevazı bir katkı olur.

SEKSİ “TWITLERİ” İÇİN TIKLAYINIZ
Pazartesi itibariyle Twitter’da günün konusu Cüneyt Özdemir’di. Haberdar olmayanlar için özetleyeyim; Bilgi Üniversitesi’nde bitirme tezi olarak porno film çekildiği haberi medyaya düştü ve olaylar gelişti. Üniversite böyle bir teze izin veren hocaları kovdu vs. ‘Acar gazetecimiz’ Cüneyt Özdemir, sanki mevzu filmin yayınlanma sorunuymuş gibi, Twitter’dan filmi gönderin yayınlayayım diye çağrıda bulundu. Filmi ele geçirdikten sonra “Azz sonra”lar ile filan tansiyonu yükseltti. Sonra çevresindeki aklı selim insanlar tarafından uyarılmış olacak ki, yayınlamaktan vazgeçti. Söz konusu filmin bir sansür problemi olsa, gönderin yayınlayayım delikanlılığı anlaşılabilir. Lâkin öyle bir tartışma da yok. Ortadaki amacın dikkat çekmekten başka bir şey olmadığı aşikâr. Günümüzün gazeteciliğini özetleyen bir tavır bu. Ne olursa olsun linki tıklatayım yahut takipçim artsın hırsı. Nitekim, “kafasını attırdığı için Twitter’da sadece 4 takipçisi olan insanlarla bile muhatap olmaya gönül indirdiğini müjdelemesi” de bunun bir göstergesi. İşte Cüneyt Özdemir’in 2011’de ‘yılın gazetecisi’ olma nedenlerinden biri bu.

PR FAALİYETLERİNE İLİŞTİRİLMEK
ABD’nin Irak işgali sırasında gündeme gelen İliştirilmiş (Embedded) Gazetecilik tartışmaları sırasında Türkiye’nin iliştirilmişi Cüneyt Özdemir’di. Savaşı ABD tankları içinden izlemenin konforunu yaşadı. Kendisi için gazetecilik yapmış olmak için orada olması yeterliydi. Nasıl olduğunun önemi yoktu? Ortada ABD ordusunun PR (Halkla İlişkiler) faaliyeti vardı ve Özdemir dahil olmuştu. Nitekim geçen yıl yaptığı Pensilvanya seferi de aynı mantığın bir ürünüydü. Bir grup gazeteciyle birlikte Pensilvanya’da Fethullah Gülen’in huzuruna kabul edildi. Buraya kadar her şey gazeteciliğe dahil. Fethullah Gülen ile her gazeteci görüşmek ister. Ancak o görüşmeden dişe dokunur hiçbir veriyle dönmüyor, sorulması gerekenlerin onda birini dahi soramıyorsanız, sadece Fethullah Gülen ile görüşmüş olursunuz. Yaptığınız haber de, haberden ziyade Fethullah Gülen’in PR faaliyetine alet olmaktan ibaret kalır. Bir gazeteci olarak bunu sindirebiliyorsanız sorun yok. Zaten bunu sindirebilenlerin büyük gazeteci olduğu dönemdeyiz. İşte Cüneyt Özdemir’in 2011’de yılın gazetecisi ünvanını alması için bir neden de bu.

BELLİ BİR SEVİYEYE DÜŞME BECERİSİ
‘Büyük gazeteci’ yahut köşe yazarı olmanın şartlarından biri de her işe burnunu sokabilmek. Cüneyt Özdemir’in bu konuda da sicili parlak. Radikal’deki köşesinde geçen aylarda Berrak Tüzünataç’ın eski sevgilisi Nejat İşler’e dönmesi üzerine; bir ara Tüzünataç ile adı çıkan Şahan Gökbakar’a hitaben; “şimdi sen de sahneyi terk ediyorsun sevgili Recep İvedik kardeşim” diye hırsla saldırması bunun göstergesi. Şahan Gökbakar’a canlandırdığı karakter üzerinden laf sokma çiğliğini mi istersin, dizi izleyen apartman teyzesi düzeyinde yorumları köşesine taşımasını mı? Bu tavrın iyi rating alacağı belli. Özdemir’in 2011’de yılın ‘gazetecisi’ ünvanının en büyük adayı olmasının nedeni, işte tam da bu seviyeye inebilmesi.

ÖDÜLÜ NE OLMALI?
Cüneyt Özdemir malum Wikileaks ile epey ilgili. Wikileaks’in sızdırdığı son belgelerden birinde Türkiye’nin Amerika’dan uzaya Türk astronot göndermek için yardım istediği iddia ediliyor. Bence uzaya bir Türk astronot değil de, Türk gazeteci gönderilsin. Bu da 2011’de yılın ‘gazetecisi’ olmaya en yakın gazetecimiz Cüneyt Özdemir’in ödülü olsun. Muhtemelen uzaylılarla görüşüp geleceğini sansasyonel bir şekilde duyurup, uzaylılarla görüşmeden geri gelecektir, ama olsun. Yeter ki, Cüneyt Özdemir rating alsın, tıklansın, konuşulsun. Gerisi teferruat. Şimdi, Twitter’da milletin takipçi sayısını skor veren liseli ergen heyecanıyla aşağıladığı gibi bizim gazetenin tirajı nedeniyle bu yazıyı yahut beni de bir aşağılayacaktır. Ama yine de tıklayıp okumaktan geri durmayacağını biliyorum. Gerisi önemli değil. Tıkladın mı? Tıkladın. Okudun mu? Okudun. İzledin mi? İzledin. Alın size Cüneyt Özdemir gazeteciliği.