"Biz yayında mıyız şu anda?"

|

"Biz yayında mıyız şu anda?" A "Biz yayında mıyız şu anda?"

Bu yazının başlığı, Gezi Direnişi’nin hareketli günlerinde A Haber kanalında Selin Ongun’un programına katılan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın repliğinden geliyor. Reklam arası zannederek sorulara “ne anlamsız soru bu, size icraatları mı anlatayım, keselim programı” gibi terslemesine cevaplar veren Demircan’ın şaşkınlığı, “biz yayında mıyız şu anda?” cümlesiyle ağzından dökülmüştü. Maskenin düştüğü anlardan birine tanık olduğumuz bu olay, sonradan “zincirleme iletişim kazası” olarak adlandırıldı Demircan tarafından. Bana kalırsa Türkiye’de ana akım medya, Gezi süreci boyunca tıpkı Demircan gibi “biz yayında mıyız şu anda?” diye şaşkınca soracağı bir uzun süreç yaşıyor. Bu haftaki Köşe Vuruşu’nda Gezi sürecinin en “Biz yayında mıyız şu anda?” dedirtecek anlarını özet geçmek istiyorum. Hazır NTV Tarih de Gezi direnişi kapağı nedeniyle yayınlanmamışken, ileride hiç olmazsa Google’da aratılınca çıksın diye:

1-Gezi direnişinin ilk patladığı anlarda Penguen Belgeseli yayınlayan CnnTürk, direnişe sembol olacak bir an yaşattı tüm izleyicilere.. CNN penguenle sembol olsa da diğer kanallar da farksızdı. NTV, binasının önüne kadar gelip kendisini protesto eden vatandaşları haber yapmak zorunda kaldı. Bu haberin ardından NTV Ceo’su Cem Aydın, dönüşü olmadığı iddia edilen bir izne ayrıldı.

2- Gezi direnişinin henüz kitlesellleşmediği ilk günlerde ağaçlar kesilmesin diye parkta yerini alan Memet Ali Alabora, Yeni Şafak ve Akit gibi gazeteler tarafından hiçbir mantıklı dayanak olmadan hedef gösterildi.

3-Medyanın Gezi direnişinin faiz lobisi, dış mihrak gibi iktidar kanadından gelen iddiaları kanıtlamak için acıklı bir çaba içine girdi. Bu çaba içinde Yiğit Bulut, “telekineziyle Başbakan’ı öldürmeye çalışıyorlar” gibi iddialarla eli iyiden iyiye artırdı.

4-Zaten kendi kendinin komedisi şeklinde çıkan Takvim gazetesi, Gezi süreciyle birlikte iyice zıvanadan çıkıp CNN Muhabiri Amanpour’la sahte röportaj yaptı, ve Amanpour’un buna tepki göstermesi üzerine kendisine dava açtı.

5-Akit, Takvim gibi medyada “troll” gazete boşluğunu dolduran gazetelerin bir ileri aşamaya geçmesiyle Yeni Şafak, Akit ve Takvim’in boşalttığı yere memnuniyetle yerleşti ve dolayısıyla ciddi gazete taklidi yapmaktan vazgeçti

6-Polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük’ün daha önce karakol inşaatında çalışırken hatıra olsun diye çektirdiği silahlı fotoğrafları medyaya “teröristmiş” algısı yaratmak içi servis edildi.

6-Akşam Gazetesi ve NTV başta olmak üzere isimlerini burada sayamayacağımız kadar çok gazeteci istifa etmek zorunda kaldı yahut işten çıkarıldı.

7-Bizzat caminin müezzini tarafından yalanlanmış “Camide içki içildiler” yalanı medyada köpürtüldükçe köpürtüldü “yayınlanmayan görüntüler var” spotlarıyla beklenti yaratıldı. Sözü edilen görüntüler polis zulmünden korkan bir genç kıza sevgilisi tarafından kondurulan masum bir teselli öpücüğü çıktı.

8-Hilal Kaplan isimli Yeni Şafak yazarı Gezi Direnişi sonrası Başbakan Erdoğan’ı Chavez’e benzeten yazı yazdı ve bu yazı zerre ironi içermiyordu.

9-Tüm bu hengame içerisinde kocasından şiddet görüp yere serilmiş bir kadının fotoğrafı Takvim tarafından “nakavt” başlığıyla yayınlandı.

10-Reha Muhtar liberallerin bile hükümeti yalnız bıraktığını görerek “dış mihraklar” masalıyla hükümete yanaşma fırsatını kaçırmadı, “etki ajanlığı” gibi bir kavramı gündeme getirdi.

11-Süreç boyunca sessizliğini koruyan Medya Derneği, “medya kuruluşlarının tacize uğradığını” söyleyerek, faturayı medyaya değil izleyiciye çıkardı.

12-Yeni Şafak gazetesi direniş boyunca yapılan tencere tava eylemleri sonucu bir papağanın depresyona girişini haber yaptı.

13-Medya kuruluşlarının tek tek ele geçirildiği ortamda Star gazetesi yazarı Mustafa Karaalioğlu, medyada “Erdoğan’a hakaret pazarı oluştu” yazısıyla buradan da Başbakan Erdoğan’ı mağdur çıkarmasını bildi.

Aslında liste bu şekilde uzayıp gider ama yerimi hayli aştım. Tüm bunlar bir kaç yıl sonrayı beklemeden Uykusuz dergisinde Fırat Budacı’nın hazırladığı “kaç yıl oldu köşesinde” yayınlanacak kadar gerçek. Peki biz yayında mıyız şu anda? Tüm bu saçmalıkların üzerine kim yayında, kim değil, emin değilim inanın ki.