Geçenlerde...

|

Geçenlerde... A Geçenlerde...

Geçenlerde, Buenos Aires'te bir süredir Ulusal Arşiv binasında sergilenmekte olan Tehuelches halkından kalanları görmeye gittim. Tehuelchesler Arjantin'in güneyinde Tierra Del Fuego topraklarında yaşayan bir yerli halkmış. 19 Yüzyılda buraları “keşfeden”, güzel bir öte dünya vadeden, soluk benizliler sayesinde “cennete” en kısa yoldan nasıl gidebileceklerini öğrenmişler maalesef. Misyonerlik ve uygarlaştırma faaliyetleri sonucu önce rezerv alanlarına toplanmışlar, burada grip vb yeni virüsler ve alkolle tanışarak kısa zamanda binlerle ifade edilen sayıları yüzlere düşmüş. Bu günse onlardan kalan üç beş fotoğraf...
Arjantin başkaları için özellikle Kuzey Amerikalılara göre fazlasıyla geçmişinin içinde kaybolmuş, neredeyse ölü sevici diye nitelenecek düzeyde, geçmişi hatırlayan, konuşan bir toplum. Bu konudaki “eleştirileri” İspanyolca öğretim kitaplarında bile bulabiliyorsunuz. Bu doğru, geçmişi unutmuyorlar. Bunun en önemli nedeni Tehuelches halkı örneğinde olduğu gibi “kanlı” bir tarihlerinin oluşu. Ama aynı zamanda bu tarih, toplumsal mücadeleler sayesinde de örülen bir tarih. Bunun içindir ki, geçte olsa, hala cuntacıların yargılandığını ve yaşları 80 de olsa ömür boyu hapse mahkum edildiklerini görebiliyoruz. Tabii bu durumdan herkes memnun değil, unutulmasını isteyenler de var. Özellikle cunta destekçisi olan büyük sermaye-toprak sahipleri-kilise ve sağ kesimler. Geçen hafta ömür boyu hapse mahkum edilen R. Bignone ve L. A. Patti'nin başına gelenler sağcıların feveranına neden oldu. İktidardakiler terörist, Monteneroslar diye buyurdular.
Elbette Arjantinlilerin unutamadıkları başka şeyler de var. Bunlardan biri de Malvinas (Falkland) Adaları. “Dünya denizlerinin tekrar İngiliz olduğu duygusunu verebilmek için dünyanın öbür ucunda küçük bir savaş körüklendi”(E. Canetti), belki İngilizler için anlamı bundan ibaret. Fakat Arjantinliler için Malvinas'ın önemi tartışılmaz dahi. Bunun için “anma” babında 2 Nisan tatil günleri. Ülkenin çeşitli yerlerinde Malvinas'ı alma antları içiyorlar. Bu meselede benim derdim tabii kimin haklı haksız olduğu değil. (Kaldı ki halihazırdaki petrollerini uluslararası şirketlere emanet etmiş olan Arjantin biraz da “millicilik” yapsa ne olur yapmasa ne olur.) Arjantin solunun da bu “milli” hadiseye iştiraki. Malvinas meselesi hiç kuşkusuz son savaştan ibaret değil. Fakat son savaşın icracısı Cunta. Cuntanın bu savaştaki yenilgisi aynı zamanda sonlarını da hazırladı. Toplumsal muhalefetin etkisi bir yana, bu savaşta elde edilecek bir başarı pekala cuntanın bir süre daha iktidarda kalmasına yardımcı olup, zulmü de sürdürmelerini sağlayabilirdi. Demek istediğim “millici” hislere kapılıp, cuntacılarla hesaplaşırken, cuntacıların emelleriyle hesaplaşmamak olmaz.
Eh sıra geldi, bizim unuttuğumuzu sandığımız ama Arjantinlilerin unutmadığı bir meseleye. Bu ayın başında Türkiye, Arjantin'de 1915-1923 tarihleri arasında soykırım yapmaktan mahkum edildi. 11 Yıl süren dava sürecinde sayın yetkililerimiz ne yaptı dersiniz, mesela mahkemenin arşivleri paylaşma isteğini, “sen kim oluyorsun, yok öyle şeyler” diye dahi yanıtlamak zahmetinde bulunmadı. Böyle bir mahkemenin sürdüğünü ise 11 yıl sonra sonuç gazetelerde yayınlanınca fark edebildiler. Bir sürü olayda olduğu gibi alışkanlık, “hasır altı etme”, aklımız sıra geçerli bir taktikmiş gibi duruyor. Ama adı üstünde taktik. Sadece o an kurtarır. Bir gün halının altı dolar taşar. Doğal olarak beni dinlemezler. O zaman bir üstada başvurayım: geçmiş yok edilemiyor, "er ya da geç her şey, geçmişi yok etme projesi de dahil olmak üzere geri geliyor” (J.L.Borges). Neticede yüzleşme kaçınılmaz. O an geldiğinde yalnızca gerçeği ve adaleti arayanlara verecek bir yanıtınız olması lazım.


Not: Borges'in bahsettiği “geri gelen geçmişi yok etme projesi” bana Ulu hakanımızın (Allah zulmünden esirgesin) gölgesini anımsattı. Ve bu gölgede kitap yakanları. Onun dumanıyla huşuya kapılmış, coşmuş, sofralarından hile, desise ve gıybet taamı eksik olmayan, herhangi bir iktidarın gölgesinde olmaktan beis duymayan mersiye yazıcılarını.