2013 Erkekler Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası

|

2013 Erkekler Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası A 2013 Erkekler Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası

Gündemin futbol ve Galatasaray olduğu geçtiğimiz hafta sonu İsveç ve Finlandiya’nın ortak düzenlediği ve geçtiğimiz yıl da bu köşeden ayrıntılarını aktardığımız Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası başladı. Biz içerideki futbol şampiyonunu yıl sonunda yazmak için izninizi isteyelim ve buz pistindeki sert adamlardan haber verelim.

Buz hokeyinde ulusal takımlar bazında dünya çapında 2 büyük turnuva var. Birisi 4 yılda bir düzenlenen Kış Olimpiyatları diğeri de her yıl düzenlenen dünya şampiyonası. Buz hokeyi deyince dünyanın en parıltılı ligi olarak görülen Birleşik Amerika Profesyonel Ligi NHL’in, benzerleri NBA, NFL, MLB ve MLS’den farkı ağırlığın Birleşik Amerikalı değil Kanadalı oyuncularda olması. Örneğin şu anda içinde bulunulan 2012-13 sezonunda Kanada’nın, oyuncu sayısı olarak güney komşusuna 234’e karşı 521 gibi büyük bir üstünlüğü var ki bu oran uzun süredir değişmiyor. Kanadalılar Kış Olimpiyatlarını da 8 altın ile en çok zirvede bitiren ülke. Onları Sovyetler Birliği/BDT ve Rusya toplamda 7 kez ile izliyor. Birleşik Amerika ise 2 kez altın madalya alabildi. Dünya şampiyonasında da ilk 2 sırada aynı ülkeler var ancak yerlerini değişmiş durumdalar. Rusların 26’ya 24’lük bir üstünlükleri var. Dünya şampiyonası Birleşik Amerika’nın çok büyük ilgi gösterdiği bir turnuva değil nitekim en son şampiyonluklarını 1960’da elde ettiler ve o tarihten beri final dahi oynayamadılar. Çekler, Finlandiya ve İsveç kıtanın diğer iddialı takımları. Son 5 turnuvadır şampiyonluğun Avrupa’da kaldığını ekleyelim.

Geçtiğimiz yıl sürpriz olarak final oynayan Slovakya’yı çıkaran turnuva bu sene de İsviçre’yi önümüze sundu. Bugüne kadar aldıkları en iyi derece 1935’teki final olan İsviçreliler buz hokeyinin 3 devi Kanada, ev sahibi olan İsveç ve Çek Cumhuriyetini sıraya dizip 3’te 3 yaptı (İsveç’i uzatmada mağlup ettiler). Üstelik bu maçların tümünde ya rakiplerini geriden gelerek mağlup ettiler ya da üstünlüklerini kaybettikleri anda geri dönmeyi başardılar. New York Islanders tarihinin en genç profesyonel oyuncusu olan ve 2010’da 18 yaşında iken draft edilen 20 yaşındaki Nino Niederreiter tam bir patlama yaptı. Islanders ile sorunlar yaşayan ve takımın AHL’deki (NHL’in bir seviye altında yer alan lig) iştiraki Bridgeport Sound Tigers’a gönderilen oyuncu Islanders ile sorunlar yaşıyor ve gelecek sezon için takas edilmesi gündemde. Şimdilik turnuvada harika oynuyor. Evet bu turnuvada 8’er takımlı 2 grupta yer alan takılardan iddialı olanlar grup maçlarında kendisini çok zorlamıyor ama İsviçre en zorlu maçlarını atlattı. Bu formuyla lider olarak gruptan çıkabilir (İsviçre köşe hazırlandığında 4.maçını henüz oynamamıştı) ve en azından madalya şansını kovalayabilir. Turnuvayı takibe devam edeceğiz.

Alkış, kıyamet!

Türkiye 6 sene önce yaptığı gibi fırsatçı basının tuzağına düşüyor yine. Meşhur sulu derbi öncesinde de aynı şeyleri yaşamıştık. Türkiye Ligi’nin 2 devinden 1 tanesinin ilan ettiği şampiyonluk sonrası diğerinin evine gitmesi, basının 2 takımın yöneticilerinin ağzından da “alkış”, “kutlama” gibi sözler çıkmamasına rağmen ortaya bir iddia atması, sonra o iddiayı kendisi atmamış gibi yöneticilere boca etmesi, sonra da utanmadan gidip 2 tarafı birbirine karşı bilemesi. Tribünler, yöneticiler, futbolcular herkes bu tuzağa çok güzel düşüyorlar.Ayrıca bir eylemi Batı Avrupalı yapıyor diye onu aynen kopyalamak zorunda değiliz. Ev sahibinin, tescilli şampiyonu mutlaka alkışlaması gerekmiyor tebrik için. Aykut Kocaman’ın sahaya (cezası olmadığını varsayalım), Fatih Terim’le çıkıp ona bir Fenerbahçe flaması vermesi bile yeterli. Hem o hep dile getirilen “hazır olmadığımız zamanlara” yaklaşmak için de iyi bir başlangıç olabilir.