Pakistan’dan Roboski’ye Predetorlar

|

Pakistan’dan Roboski’ye Predetorlar A Pakistan’dan Roboski’ye Predetorlar

Doksanlı yılların ortalarına doğru CIA’nin gözlem ve ileri keşif yapması için tasarlanan sonrasında ise yeni donanım ve teknolojiyle revize edilerek Pentagon’un hizmetine sunulan İnsansız Hava Araçları Predatorlar, Roboski (Uludere) Katliamı dolayısıyla gündemde.

Son iki yıl içerisinde Afganistan-Pakistan sınırında binlerce sivili öldüren Somali, Yemen, Irak’ta nokta operasyon ve suikastlarda kullanılan Predetorların yol açtığı katliamlar çokça tartışılıyor. Hatta öyle ki işbirlikçi Pakistan yönetimi insansız hava araçlarının ülke içerisindeki katliamları karşısında daha fazla sessiz kalamayarak Washington ile köprüleri atmış, ABD’nin ülkedeki tek üssüne ise kapıyı göstermek zorunda kalmıştı.

Neveda çölünün ortasındaki merkezde üretilen ve buradan kumanda edilen Predator, Reaper, Swords, Crusher, Dragon Runner gibi farklı isimlerle anılan insansız hava uçakları her gün dünyanın birçok bölgesinde sayısız katliama imza atıyor.

Bizde ağırlıklı olarak Heron olarak bilinen bu ölüm makineleri işgallerde çok sayıda askerini yitiren ABD’nin yeni stratejik politikaları gereğince işgalden geriye çekilen askerlerin yerine ikame ediliyor.

****

ABD imalatı savaşan robotlar dünyada pek gözde. Silah sanayi dergilerine göre, yaklaşık 44 ülke ABD’ye bu casus uçaklardan ısmarlamış bulunuyor. Bu ülkelerin başında Türkiye, İtalya, İsrail gibi ülkeler başı çekiyor. Ismarlanan her Predetor Amerikan savaş endüstrisinin kasasının dolması ve yeni ölümler demek.

Bu ölüm makinelerinin satışı ABD Kongresi'nin onayı ile gerçekleşiyor. Kongre'nin onay vermediği ülkelere satış yasak. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın geçtiğimiz günlerde Washington'un kapılarını günlerce aşındırması bundan.

Predatorlar 20-24 saat havada kalabiliyor. En son teknolojiyle donatılmış bu casus uçaklardan bir tanesi geçtiğimiz aralık ayında Devrim Muhafızları tarafından İran hava sahasına girdiği gerekçesiyle düşürüldü. ABD’nin tüm ültimatomlarına karşı Tahran yönetimi geri adım atmayarak casus uçağın kalıntılarını Pentagon’a iade etmedi ve düşen uçağın görüntülerini televizyonlardan canlı yayınladı.

ABD’nin bu casus uçakları artık Türkiye semalarında. Pakistan ve Afganistan sınırını kan gölüne çeviren casus uçaklardan Türkiye'nin elinde, 4'ü Kara, 6'sı da Hava Kuvvetleri'nde olmak üzere 10 adet var.

Heronlar Adana'daki İncirlik Üssü'ne ABD tarafından konuşlandırılmış durumda. Bu insansız hava araçlarının kumandası Nevada’daki merkezin elinde bulunuyor. Tüm uçuşlar Predator uydu aracılığıyla ABD'den kumanda ediliyor. Predator'un elde ettiği görüntüler önce ABD'ye gönderiliyor, ardından ilgili ülkedeki ABD karargahına yönlendiriliyor. Özetle istihbarat paylaşımı ABD'nin niyet ve isteğine bağlı.

Roboski katliamı da gösterdi ki Heronlar bundan böyle çok daha fazla gündemimizi işgal edecek. İncirlik'ten kalkan ABD üretimi casus uçaklarının, Irak ve Suriye sınır hattı boyunca benzer katliamlara imza atacağından kimselerin kuşkusu olmasın.

Muhaliflerin samimiyetsizliği

Arap Birliği gözlemcilerinin incelemeleri emperyalist saldırganlığın çığırtkanlığını yapan Suriyeli muhaliflerin samimiyetini bir kez daha ortaya serdi! ABD, Türkiye, Fransa ve NATO’ya emperyalist saldırı çağrısında bulunmakta hiçbir beis görmeyen Suriyeli muhalifler kendi talepleri sonucu Arap Birliği'nin bu ülkeye gönderdiği gözlemcilerin rapor ve açıklamalarını da beğenmedi. Arap Birliği ile Şam arasında imzalanan protokol gereğince Suriye'ye giden Arap Birliği gözlemci heyetinin açıklamalarına muhalifler itiraz ediyor. İşbirlikçi uluslararası insan hakları kuruluşları da ayağa kalkmış durumda. Heyetin bağımsız gözlemlerinden memnun kalmayan muhalifler çareyi heyetin başkanı Sudanlı general Mustafa El Debi'ye saldırmakta buldu. El Debi, daha önce Darfur bölgesinde üstlendiği görevden dolayı eleştiriliyor. Muhaliflerin bu tutumu dahi ne kadar samimiyetsiz olduğunun bir kanıtı olsa gerek. Bir kez daha görülüyor ki Suriye, emperyalist kuşatma ve yerli işbirlikçilerin ittifakıyla adım adım bir iç savaşa doğru sürükleniyor.