2013 savaş, çatışma ve kriz demek

|

2013 savaş, çatışma ve kriz demek A 2013 savaş, çatışma ve kriz demek

Geride bıraktığımız 2012’nin olağan ağırlığıyla yeni yıla girerken, dün geceki tüm iyi niyet temennilerine rağmen, 2013’ün yeni umutlarla geldiğini söylemek mümkün değil. Eski yıldan devreden bakiye yeniye dair tüm umutları maalesef yok ediyor.

Yeni yıla dünyanın üçte ikilik bölümünde vuku bulan çatışmalarla giriyoruz. Etnik, dinsel, kültürel ve sosyal çatışmalar tüm hızıyla devam ederken, var olanların üstüne yeni çatışma bölgeleri ekleniyor.  

Hindistan’dan Sudan’a, Mali’den Nijerya’ya, Kolombiya’dan Peru’ya, Filipinler’den Endonezya’ya, Pakistan’dan Afganistan’a kadar yerkürenin dört bir tarafında yaşanan çatışmalar derinleşerek varlığını sürdürecek.

Her yeni yılda olduğu gibi bu yıl da çatışmaların çekim merkezi Ortadoğu. Suriye’de sürdürülen ‘vekalet savaşı’, Irak’ta merkezi Bağdat yönetimiyle kuzeydeki Kürt yönetimi arasında dozajı gün geçtikçe yükselen gerilim, Filistin ile İsrail arasındaki kriz, bölgenin yeni yılda da hareketli günlere sahne olacağının göstergesi.

Ortadoğu’yu etkisi altına alacak olan kriz dalgası bunlarla da sınırlı değil. Mısır’dan Tunus’a kadar Arap coğrafyasında siyaset sahnesine çıkan Müslüman Kardeşler'in yol açtığı yeni bir kriz dalgası da kapıda bekliyor. Mısır’da şeriat anayasasının neden olduğu gerilim yeni çatışmaların işaretlerini verirken, Tunus’tan Yemen ve Libya’ya kadar komşu ülkeler de benzer bir kriz tehlikesiyle karşı karşıya. 

***

Kriz ve çatışma alanları Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile sınırlı değil. Avrupa ve Kuzey Amerika kapitalist küreselleşmenin yol açtığı krizlerle yeni yıla merhaba dedi. Yunanistan, İspanya, Portekiz ve Kıbrıs gibi Akdeniz havzası ülkelerinde emekçileri daha fazla açlığa ve yoksulluğa mahkum eden kemer sıkma politikaları yaygınlaşacak. Sırada Batı ev Kuzey Avrupa ülkeleri var.

IMF, Dünya Bankası ve AB troykasının kıskacı altındaki emekçiler uygulanan politikalarla geleceksizliğe ve sefalete mahkûm ediliyor. Kemer sıkma politikalarının yol açtığı sosyal gerilimler tırmanırken, Kıta Avrupası’ndaki emekçilerin öfkesi de büyüyor.  

Yoksulluk ve kriz öfkeyi büyütürken öte yanda ise özellikle Doğu Avrupa’da aşırı sağcı dalgayı da besliyor. Irkçı dalganın hedefinde ise göçmenler, mülteciler ve yabancılar var.

Kuzey Amerika’da Wall Street işgali ile kendisini dışa vuran rahatsızlıklar katmerleşerek artacak. Dünyanın jandarmalığına soyunan ABD’nin işgal, savaş ve bankalara aktardığı kaynaklarla yoksullaştırdığı kitlelerin sayısı gün geçtikçe büyüyor. Washington’un emperyal politikalarına karşı itirazlar yükseliyor.

Afrika kıtası ise yeni yıla ABD’nin radikal gruplarla savaşma adına 23 ülkeye askeri birlik gönderme kararı almasıyla merhaba dedi. ABD’nin kıtadaki hegemonyasını sağlamlaştıran bu hamle yeni yılın en büyük sürprizlerinden oldu!

***

Uluslararası siyasette çekişmelerin, ekonomik krizlerin ve çatışmaların yılıydı 2012. Çatışmaların krizlerin gölgesinde bir yıl geride kalırken, umutların eridiği, karamsarlığın galebe çaldığı bir yıl olarak akıllarda kalacak. Küresel emperyalist politikalar, bölgesel gerilimler, iç çatışmalar derken 2013 önceli 2012’den de zorlu geçeceğinin sinyallerini veriyor.

Toplumsal ve siyasal adaletsizliklerin derinleştiği, sömürü ve savaş politikalarının sürdüğü bir yerkürede ne yazık ki yeniye dair umutlar daha yeşermeden solmaya yüz tutuyor. Umutlanmak için görünürde bir neden bulunmuyor. Yine de iyimserliğimizi koruyarak “umut yürürlüktedir hala” demekten başka çıkar yol yok!

2013'ün, ezilen yoksul emekçi halkların beklentilerinin gerçekleştiği savaşsız, sömürüsüz ve de barışın hüküm sürdüğü bir yıl olması dileğiyle… Herkese mutlu yıllar!..