‘Fetihçi akıncılar’ın Somali sevdası

|

‘Fetihçi akıncılar’ın Somali sevdası A ‘Fetihçi akıncılar’ın Somali sevdası

Neo-Osmanlıcılık uzunca bir süredir AKP’nin dış politikasının dayandığı temel unsurlardan biri. Bu dürtüyle hareket eden ‘fetihçi akıncılar’ımızın Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde kendi “mikro hegemonya”larının tesisinde başvurduğu yöntem ise “Soft Power.” Yani “yumuşak güç.”

Soft Power’ın odaklandığı bölge ise Afrika Boynuzu. Somali, Cibuti, Eritre ve Etiyopya’nın yer aldığı bölgeye yapılan çıkarma Gülen cemaatinin yol göstericiliğinde sürdürülüyor.

‘Stratejik derinlik’li mezhep temelli aşırı sığ dış politikanın yol açtığı açmazlardan sıyrılmaya çalışan muktedirlerimiz son olarak Somali’nin göbeğinde İmam Hatip Lisesi açtı.

Hafta sonunda Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türk Diyanet Vakfı tarafından yaptırılan imam hatip lisesinin açılışını bizzat yaptı.

Yeraltı zenginlikleri ve petrolü çok olan toplumların zengin olmadıklarını ''Asıl zengin toplumların bilgiyi yönetebilen, bilgiyi kullanabilen toplumlar olduğunu söyleyen Bozdağ, İmam Hatip ile nasıl bir bilgi akışı sağlayacak merak edilmiyor değil.

***

AKP’nin Somali açılımı ülke içinde büyük tepki çekiyor. Türkiye’nin yol, hastane gibi temel ihtiyaçlarını göz ardı ederek ülkeye sadece “din merkezli” yardımlarda bulunduğu yönündeki itirazlar özellikle laik çevrelerin itirazlarının başında yer alıyor.

“Türkler neo-kolonyal amaçlar besliyor” yorumlarına neden olan bu son dönemlerde artmış durumda. Erdoğan’ın başkent Mogadişu’ya yaptığı ziyaretin ardından AKP iktidarı Somali’ye yönelik yöneliminin neredeyse ulusal bir misyona çevirdi. Diyanet İşleri’nin bursuyla her sene yüzlerce Somalili öğrenci Türkiye’ye getiriliyor.

Yardımlar sadece devlet kanalıyla yapılmıyor. Yandan birçok sivil toplum kuruluşu da bu post kolonyal ablukaya tüm varlıklarıyla dahil olmuş vaziyetteler.

Tabi bu ilginin arka planında ise 1991’den bu yana merkezi bir otoritenin bulunmadığı ülkedeki petrol yatıyor. İslamcı örgütlerin önemli bir bölümünü kontrol ettiği Somali’deki petrol kaynakları çoktan ABD’nin ilgi alanında.

***

AKP’nin Afrika seferi ise bir devlet kuruluşu olan Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA) eliyle sürdürülüyor. Faaliyetler sadece Somali ile sınırlı değil. Sudan ve diğer kara Afrika ülkesi de çekim alanında.

Bundan 10 yıl önce Afrika Kıtası'nda sadece 8 büyükelçilik varken bugün bu sayı 32'ye yükselmiş bulunuyor. Gülen Cemaati’nin okullarının faaliyet gösterdiği yerlerde açılan bu elçilikler Cemaat’in birer yan kuruluşu gibi hareket ettiğini söylemeye gerek yok.

Görünen o ki neo-Osmanlı eksenli dış politika ve bölgesel aktör olma iddiası çökerken gözler “Kara Kıta” Afrika’ya çevrilmiş durumda. Ermenistan ve Kıbrıs sorunlarında hiç bir gelişme olmadığı gibi Suriye, Irak ve İran’la ilişkiler kopmuş vaziyette.

Filistin meselesinde tamamen devre dışı. Başbakan Erdoğan’ın Gazze’ye girme girişimi İsrail askerleri tarafından sınır kapısında saatlerce bekletilmekten öteye geçmiyor. Irak son Enerji Bakanı Taner Yıldız örneğinde de olduğu gibi bakanların uçaklarının ülkeye girişine izin vermiyor.

Stretejik Derinlik'in yol açtığı tahribatlar anlaşılan o ki Kara Kıta Afrika'daki post kolonyal girişimlerle kapatılmaya çalışılacak.