Erdoğan'dan iyi mi bileceksin Rousseff?

|

Erdoğan A Erdoğan

Başbakanı miting kürsülerinden bağırıyor, yandaş medyası manşetlerden veriyor; bu oyunu Brezilya'da da oynuyorlar. Kastettikleri Brezilya'da milyonları sokağa döken isyan. Gezi direnişine dış mihrak kulpu takmaya çalışan muktedirler, zeka fukarası bir korelasyonla benzer bir oyunun Brezilya'da da oynandığına inandırmak istiyorlar kitleleri. Amaçları direnişi karalamak. Bu kadarla da sınırlı kalınmıyor, Endonezya da ekleniyor listeye!

Brezilya liderinin halkından özür dilemesi, göstericilerle gururu duyduğunu açıklaması, dış mihrak yerine sorunun kendilerinden kaynaklandığını telaffuz etmesi nafile. O eski gerilla lideri, Dilma Rousseff, ülkesinde yaşananları Erdoğan ve şürekasından daha mı iyi bilecek.

Sultanımız buyurmuştu bir kere; bu oyun Brezilya'da da oynanıyor. Hükmü sorgulamak kimin haddine!

Gezi direnişini, Brezilya ve Endonezya'daki zam isyanıyla bütünleştirip, gelişmekte olan ülkeler üzerinde oyunlar oynandığı yönündeki senaryoların alıcısı yok değil. Faiz lobisinden neocon ve uluslararası vakıflara kadar uzanan silsile içerisinde habire düşmanlar imal edilmesi bundan.

Yıllardır o dış mihraklarla kol kola yürüyen, onlar sayesinde “deliğe süpürülmeyip kullanılan”, Ortadoğu'da, Suriye'de, Libya'da bu güçlerin taşeronluğunu yapanların, İncirlik'te, Kürecik'te bu güçlere yataklık yapanların bir gece ansızın 'dış mihrak'ı çözüvermesi fukaralıklarının eseri!

***

Farkında olmasalar da bir gerçekliği dile getiriyorlar aslında. Evet, haklılar, her üç ülkede de yaşananlar arasında benzerlikler var. Yaşananlar tesadüf değil. Ayaklanmaların nedeni ne Brezilya'daki 20 centlik ulaşım zammı, ne Endozenya'daki yüzde 44'lük akaryakıt zammı ne de Gezi'deki 3-5 ağaç.

Bir üst lige sıçrayacağız diye kalkınma politikalarına yüklenen ancak bu arada sosyal adaleti ve barışı ihmal etmenin sancılarını yaşıyor gelişmekte olan ülkelerimiz. Kalkınma uğruna feda edilen, yok sayılan alttakilerin öfkesidir dile gelen.

Kısa bir süre öncesine kadar model olarak lanse edilen her üç ülkedeki büyüme de milyonlarca kişinin yoksullaşması, doğanın fütursuzca talan edilmesi üzerinde yükseldi. Göstergeler büyüdükçe, muktedirler sevindikçe daha fazla kişi yoksullaştı, evsiz kaldı, işinden ve doğasından oldu. Onlar kalkınma dedikçe halklar yoksullaştı.

Siz buna ayrıca AKP eliyle artan otoriterizm, özel yaşama müdahale, toplumsal ve siyasal yaşamın muhafazakar sağ zihniyet dünyasına göre yeniden dizayn edilmesini de ekleyin... Haklılar bu basit bir mekan ya da zam isyanı değil.

***

'Sultan'ımız dış mihrak arayadursun, öfke günbegün büyüyor. Halklar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar adaletsizliklere, eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı ayaklanıyor. Dün Öfkeliler (Indignados) ve İşgalciler (Occupy) döküldü sokaklara, bugün 'Çapulcular.'

Zaman ve mekan değişse de öfke baki kalıyor. Milyonların sırtından yükselen, sosyal adalet ve eşitlikten muaf neoliberal kalkınmacı politikaların iflasıdır halkları sokaklara döken. Ortak faktörlere baskı, korku ve ötekileştirme de eklenince tablo tamamlanıyor.

Yine de sen sen ol Dilma Rousseff, hakları yoksullaştıran, geleceksizleştiren, doğanın yıkımını dayatan neoliberal yıkım politikalarına karşı ayaklanan kitlelerin taleplerini görmezden gel. Erdoğan'a kulak ver! Özür dileyeceğine, dik dur, uyduruver bir dış mihrak! Hem sen rahatlarsın hem de bu topraklardaki “sağır sultan.”