İhvan kaydedince AKP de kaybetti

|

İhvan kaydedince AKP de kaybetti A İhvan kaydedince AKP de kaybetti

Mursi'nin devrilmesinin Ortadoğu'daki dengeler üzerinde birçok etkisinden bahsedilebilir. En büyük etki kuşkusuz Müslüman Kardeşler (İhvan) üzerinden dizayn edilmeye çalışılan “Ilımlı İslam modeli”nin tökezleyecek olması. Mısır bu modelin temel dinamiğiydi. Ilımlı İslam modeli, İhvan'ın iktidardan  uzaklaştırılmasıyla derin yara aldı, tamamıyla iflas ettiğini söylemek için henüz erken. Bunu bölgesel gelişmeler gösterecek. Ağır darbe aldığı ise bir gerçek.

ABD destekli ordunun yönetime el koyması, İhvan endeksli modeli sarsmasının ötesinde bir büyük etkiye daha yol açtı. Ortadoğu'da Sünni Cephe içerisinde var olan kavgayı keskinleştirdi. Kılıçlar kınından çıktı. Köprüler atıldı.

Ortadoğu ve Arap coğrafyasında nüfuz kapma yarışında iki eksen ön plana çıkıyordu. Ürdün Kralı'nın formülasyonuyla Şii Hilali'ne karşı Sünni Dolunayı. İran-Suriye-Lübnan Hizbullahı'ndan müteşekkil Şii Hilali direniş ekseninde buluşurken, Körfez Arap ülkeleri Washington'un yönlendiriciliğinde Sünni Dolunayı etrafında saf tutmuştu.

Sünni Cephe de kendi içerisinde ikiye ayrılıyordu. Görevini Veliaht Prens Şeyh Temim bin Hamad'a devreden Emir Hamad bin Halife Al Sani'nin petrodolarlarla finanse ettiği Katar-AKP-Hamas ekseni bir tarafta, Suudi Arabistan-BAE-Kuveyt diğer tarafta. Katar-AKP koalisyonu İhvan üzerinden kartlarını oynarken, Riyad ve Dubai'nin tercihi ise Selefiler idi.

***

Kavga yeni değil. Emareleri uzun süredir kendisini farklı biçimlerde gösteriyordu. Arap Baharı'yla birlikte Selefi-İhvan rekabeti geçici de olsa bir tarafa bırakıldı. Hilal'e karşı Dolunay'ın tamamlanması için bir süreliğine beraber yol alma kararı alındı. Suriye rejiminin yıkılması için kol kola mücadele verildi. Ancak bu zoraki bir birlikti haliyle başarılı olamadı.

Bu arada Ortadoğu'daki siyasi boşluktan yararlanan Katar'ın sponsorluğundaki İhvan’ın büyüyüp palazlanması Suudileri rahatsız etti. Bölgesel hesaplar,  nüfuz kapma rekabeti bu birlikteliği sekteye uğrattı. Mısır ordusunun Tahrir'deki devrimci dinamizmi çalarak şark kurnazlığıyla yaptığı darbe gerilen ipleri kopardı. Selefi-İhvan çekişmesi de darbeyle birlikte Müslüman Kardeşler alehine kırılmış görünüyor.

Sünni Cephe'deki bu şekillenişte Mısır stratejik bir konumda. Müslüman Kardeşler üzerinden oluşturulmak istenen “İhvan Kuşağı”, sıklet merkezi Mısır olduğu için ciddi zaafa uğradı. Şimdi, yıllardır bölgede oluşturulmak istenen Ilımlı İslam modeli yeniden gözden geçirilecek.

***
Arap aleminin dörtte birine ev sahipliği yapan ve doğal liderliğini sürdüren Mısır'daki darbeye verilen refleksler cepheleşmenin boyutunu göstermesi açısından ibretlik. Seçimlerde Müslüman Kardeşler'in ardından ikinci olan Selefi Nur Partisi'nin darbeyi desteklemesi, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kuveyt'in darbeyi ilk alkışlayan ülkeler olması, Filistin lideri Mahmud Abbas'ın Mısır ordusunu övmesi cepheleşmenin bir tezahürü olduğundan tesadüf değil.

Mısırdaki gelişmelerden bir gün önce BAE, İhvan üyesi olmak ve "iktidarı ele geçirme planları yapmakla" suçlanan 94 sanıktan 69'una ağır hapis cezası verdi. Suudilerin akrabası Ürdün kralı İhvan'dan şikayet ediyor, kendisini devirmekle suçluyor.

Selefi-İhvan kapışmasının bir diğer av sahası da Suriye. Bölgesel rekbet Suriye muhalefeti içinde de etkisini gösterdi. İstanbul'da cuma günü sona eren iki günlük zirve sonrasında Katar'ın desteklediği Müslüman Kardeşler'in adayı Mustafa Sebbağ'ın üstü çizilirken, Suriye Ulusal Koalisyonu (SUKO) liderliğine Suudiler tarafından desteklenen Ahmet El Carba getirildi.

Sünni Cephe içerisindeki kapışma sürerken, bütün yumurtalarını İhvan sepetine koyan AKP hem Sebbağ hem de Mursi nedeniyle önemli darbeler almış oldu. Ortadoğu'da oynadıkları tüm kartlarda kaybettiler. Mısır'da, Suriye'de, Irak'ta neo Osmanlı sosuna bulanmış stratejik derinlik stratejik sefalet içerisinde. Yıllar yılı tarih derslerinde bizlere "Birinci paylaşım savaşında Almanlar kaybettiği için biz de kaybettik" zehri şırınga edildi. Aradan bir yüzyıl geçti. Artık bir aforizmaya dönüşen bu sözü günümüze uyarlayarak sormak aykırı kaçmasa gerek: İhvan kaybettiği için AKP de kaybetmiş oldu (mu)?