Örnek Avrupa mı olmalı ?

|

Örnek Avrupa mı olmalı ? A Örnek Avrupa mı olmalı ?

Oyuncu..

Bir “on numara” tartışması yaşandığı vakit gözler Avrupa Liglerinin zirve takımlarına çevrilirdi hemen. On yıl öncesi dahi başta Premiere Lig'in büyük takımları olmak üzere çeşitli örnekler verilir ve hemen bizim de on numara göreviyle sahada yer alan oyuncuyu tasfiye etmemiz istenirdi. Oysa o bölgenin futbolunun gelişim süreci içerisinde takımın her mevkisinin ortalama tekniğinin yükseldiği yerde bir tasfiye söz konusu iken arka bölgenin ve ön liberoların herhangi bir mahalle maçının yetenekli abisi kadar pasörlüğü olmayan futbolculardan kurulu takımlardan müteşekkil bu ligin böyle bir gelişimi yoktu. Dolayısla o gelişim sürecini değil de sonucunu buraya kopya ederek çizeceğiniz yol sizi daha çok başarısızlığa sürükleyecektir. Dönem itibari ile Real Madrid ve Barcelona gibi dev kluplerde Hagi benzer koşullara sahip olduğumuz Romanya milli takımında gösterdiği performansı sergileyememiş ve yine burada bu yüzden Avrupa’nın zirvesine çıkabilmiştir. Ne Romanya ne de Türkiye Avrupa takımlarının koşullarına sahip değildi.  Keza Alex keza diğerleri..

Şu soruları sormak durumundayız aslında: Biz Avrupa Liglerinin koşullarına sahip miyiz ? Bizim defansımız o şekilde pas atabiliyor mu ? Takımlarımızın sertliği ?  Bizim defansif orta sahalarımız o şekilde oyun  kurabiliyorlar mı ?  Mesele burada on numaranın dünya ve Türk futbolundaki yeri değil daha çok doğrunun bir gelişim süreci içerisinde doğduğu ve sadece o koşullar içerisinde geçerli olduğudur.

Teknik Direktör..

Avrupa’nın zirve liglerinin içerisinde ayrım yapmadan herhangi bir takımda başarılı olmuş olanı buraya getirirseniz sıklıkla sorun yaşarsınız ki bunun örneklerini bugün maalasef fazlasıyla görüyoruz.  İki farklı teknik adam profili söz konusu. Gittiği takıma kendi koşullarını dayatan (Magath, Mourinho, biraz da olsa Van Gaal) ve haliyle başarıyı önce koşulların yaratımı olarak gören yönetici teknik adamlar dünyanın her yerinde başarılı olabilir iken tam da bunun zıttında yer alan yüzde yüz profesyonel  bir yapı içerisinde daha bilimsel ve görev alanı sıkı sıkıya belirlenmiş olarak  çalışan yeni model teknik adamlar  Türkiye Süper Liginin içerisinde başarılı olmaları mümkün değildir. Yeni oyuncu modelleri gibi yeni teknik adam modelleri de sürekli örneklerimize özne olup  Avrupa’da başarılı dahi olsa uzak durmalıyız.

Bundesligaya bakarak diyebilirim ki yakın zaman içerisinde futbolculuk geçmişi zayıf ya da olmayan taktisyenliği ağır basan yeni model teknik adamlar (Klopp, Skibbe,Tuchel, Slomka) diğerlerini tasfiye ederek daha da yukarılara çıkacaktır ve elbette  koşullarından soyutlanmış başarının müptelası olan bizler bu isimleri takımlarımızın başına getirmek için çaba göstereceğiz ve tam da bu noktada Feldkamp’a mı yoksa Tuchel’e mi ihtiyacımız olduğunu iyi  bilmeliyiz.

Demem o ki Avrupa Liglerini örnek alarak çokca zaman başarıyı içerisinde bulunduğu koşullarından bağımsız bir şekilde işliyoruz. Hakan Şükür, Hagi üzerinden futbolcuları, Rijkaard, Löw, Hiddink üzerinden de teknik adamları incelerseniz  eksik olan kısmın  parçayı bütünden bağımsız değerlendirdiğimiz gerçeği olduğunu görebilirsiniz.

Güncelleştirmek gerekirse Hagi’nin bugünkü  teknik adamlık anlayışının Bundesliganın ya da Premeire Ligin herhangi bir klubünde başarı getirmesinin imkanı yoktur belki oyunculuğu gibi ama Galatasaray için her ne kadar kötü bir başlanıç yapmış olsa da uzun vadede başarı getirecek Türk futboluna uygun bir tarzı olduğunu düşünürüm. Dolayısla Hagi ve  Bayern München olası birleşiminin analizi ile herhangi bir Türk klubünün içerisindeki konumunun yorumu birbirlerinden oldukça farklıdır. Birisi daha iyi ya da daha kötü değil; daha çok elma ile armut kadar birbirlerinden farklı koşulların içerisinde farklı doğruların yaşadığı gerçeğidir.

Avrupa’nın niyetini örnek alabiliriz ama bu doğrultuda ki atılımlarının, pratize edilmiş eylemlerinin sonucunu bire bir kopya edemeyiz. Bilgi dahi onu kazandığımız koşullara bağlı iken dönemsel  geçerliliği olan doğruları pek çok farklı nedenden dolayı bizden daha başarılı oldukları için buraya taşıma gayreti bizi sadece yerimizde saydırtmaz; geriletir de..