Hakan Şükür’ün çözümü, çözüm mü?

|

Hakan Şükür’ün çözümü, çözüm mü? A Hakan Şükür’ün çözümü, çözüm mü?

Okumuşsunuzdur, birkaç hafta önce Diyarbakırspor’un amatör kümeye düşmesinden bahsetmiş, bir zamanlar devlet büyüklerimizin ‘büyük’ ilgisine mahzar olan kulübün çözüm sürecinin aksine şimdilerde çok yalnız bırakıldığını söylemiştik.

Sağolsunlar, devletimizin büyükleri bu can sıkıcı duruma her zamanki gibi gecikmeden tepki gösterdi.

Müthiş çözüm önerisi yine futbolun içerisinden bir isimden, Kral’dan geldi.

Hürriyet gazetesinin haberine göre Hakan Şükür belli ki uzunca bir süredir kafasında ölçüp biçtiği, taşları yerli yerine oturttuğu önerisini kamuoyuyla paylaştı: Diyarbakırspor, İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un isim hakkıyla Süper Lig’e çıksın!

Habere göre Şükür bu fikrini henüz parti yönetimiyle paylaşmamış. Aynen alıntılıyorum:

"İstanbul BŞB'nin seyircisi yok, Diyarbakır'ın ise süper ligde takımı yok" fikrinden hareket ettiği önerisini henüz parti yönetimine açmadığını belirterek, "Bölgeler arası ayrımın ortadan kaldırılıp kaynaşmayı sağlamak açısından dikkate değer bir fikir olduğunu düşünüyorum. Ancak bunun teknik hukuki alt yapısı kousunda iyi çalışılması gerekiyor. Ben de çalışacağım. Federasyon nezdinde de konuyu takip edeceğim. Eğer mümkün olursa ciddi olarak da gündeme getirebilirim" diye konuştu.

Şimdi insan böyle bir öneri karşısında insan ne diyeceğini bilemiyor tabii. Aslında tam olarak ne yapılmasın dediysek, ne olmasın istediysek Hakan Şükür bir kez daha aynısını yapıyor, aynısını öneriyor.

Üstelik zaten Diyarbakırspor’u amatör kümeye kadar gerileten de bu yaklaşım.

Uzun yıllar içerisinde kimler kimler bu türden önerilerde bulunmadı ki...

Ne garnizon komutanları, ne kuvvet komutanları, ne parti başkanları, ne emniyet müdürleri... Hatta ne bakanlar, ne başbakanlar...

Hepsi ama hepsi meseleye benzer şekilde yaklaştı. Tabii ki, Hakan Şükür’ün bugünkü siyasi iklime bağlı olarak önerisi farklı bir nedene ve bakış açısına dayanıyor.

Yine de, 90’lardan bu yana herkes Diyarbakırspor’a devletin sıcak elini oldukça tepeden bir şekilde uzatmayı tercih etti.

Oysa Diyarbakırspor’u ihtiyacı olan bu değildi. Hiç olmadı.

Hatta Diyarbakırspor bugün geldiği noktaya tam da böyle tepeden inma politikalar nedeniyle geldi. Hep birtakım siyasiler, bürokratlar çıktı, Diyarbakırspor’a ne olması gerektiğini, nerede durması gerektiğini söyledi.

Oysa çözüm bu değildi.

Hiçbirisi o takımın altyapısına, yönetimine, oyuncu seçimine katkıda bulunmayı tercih etmedi.

Mesela Hakan Şükür. Bugün Diyarbakırspor’a en büyük yardımı yapabilir. Lakin öngördüğü şekilde değil.

Hakan gibi bir futbol insanı Diyarbakırspor’a çok daha farklı bir şekilde sahip çıkabilir.

Yeni bir yönetimin kulübe hakim olmasında, doğru transferler yapılmasında, futbol takımının doğru yönetilmesinde katkıda bulunabilir.

Oysa Hakan da bunu tercih etmek yerine en bildik yolu, eski ezberin gösterdiği yolu tercih ediyor. Diyarbakırspor’a tepeden inme bir çözüm öneriyor.

Bu mantıkla Süper Lig’e çıkan bir takım orada kalabilir mi? Nasıl kalabilir? Oraya nasıl tutunabilir?

Buna dair bir çözüm, bir seçenek sunmuyor.

Tıpkı, yıllarca siyasilerin, bürokratların yaptığı gibi...

Kendisine ve ait olduğu kuruma muhtaç bir Diyarbakırspor’un varlığını bir anlamda talep etmiş oluyor.

Nasıl ki Kürtlerin yerden göğe haklı taleplerine benzer cevaplar verdiğinizde sorunu çözmüş olmuyorsunuz, (ve umuyoruz ki bunun böyle çözülemyeceğini nihayetinde anladınız) Diyarbakırspor’a da böyle çözümler önerdiğinizde yardımcı olmuyorsunuz.

Bilesiniz!