Samet Aybaba başka türlü başarısız

|

Samet Aybaba başka türlü başarısız A Samet Aybaba başka türlü başarısız

Perşembe akşamı Benfica’nın Fenerbahçe karşısında oyuna psikolojik olarak nasıl etki ettiğini gördük. Portekizlilerin maçta olay çıkarma, gereksiz yere gürültü yapma konusunda zaten üstlerine yok. Milli takımlarından bunu çok iyi biliyoruz. Ama Perşembe akşamı başka bir şey yaptılar. Onlar açısından işler yolunda giderken, Fenerbahçe’nin penaltısı geldi. Bunun üzerine hakemin üzerinde büyük bir baskı kurdular. İki pozisyonda hakemi penaltı vermemekle itham ettiler ki ikisinin de penaltıyla uzaktan yakından ilgisi yoktu. Hatta ikincisinde, yani Cardozo’nun yere düştüğü pozisyonda Paraguaylı oyuncuya sarı kart gösterilmesi gerekiyordu.

Buna rağmen Portekiz ekibi taraftarının da büyük baskısıyla hakemi sindirmeyi başardı. Hatta bir ara maç, Fenerbahçe ile Benfica arasında değil, Benfica ile maçın hakemi arasında oynanır hale geldi.

Fakat tecrübe tam da bu noktada devreye girdi. Herhangi bir Türkiye takımı olsa, bu gerginliğin içinden avantaj sağlayarak çıkmak şöyle dursun, muhtemelen bir kırmızı kartla turu iyiden iyiye zora sokardı. Benfica ise, bir tutam gerginlikten istediği sonucu alır almaz, (bu periyodu sadece bir sarı kartla atlattılar) yeniden oyuna döndü ve aradığı golü buldu.

Portekizlilerin yaptığına “çamura yatmak” denebilir tabii ki.

Öte yandan bu tür büyük maçların, maçın temposuyla birlikte psikolojisini de elinde tutarak kazanıldığı bir gerçek.

Tempolu oyun, topa sahip olmak, yüksek teknik beceri dışında, kupa kazanmak için bunu da öğrenmek şart!

***

Samet Aybaba ligin sonu gelip, ufukta gitme ihtimali belirince işi el çabukluğu marifet türünden zorlama bir matematik hesabına vurdu: Misal, beş liralık oyuncu aldık, 10 liralık başarı elde ettik, diyor. Yahu sezon başında bu yıl başarı değil, iyi futbol, altyapıdan yeni isimler çıkması için oynayacağınızı söyleyen sen değil miydin?

Şimdi niye, uyduruk üçüncülükten başarı devşirmeye çalışıyorsun?

Senden şampiyonluk kovalamanı isteyen yoktu ki.

Takım sahada mücadele etsin, gençler canını dişine taksın, yeter.

Gençlere şans verilmediği gibi Bursaspor maçı örneğindekine benzer, ruhsuz bir futbolla kalakaldık.

Samet Hoca tribünlerin onu şampiyon olamadığı için ıslıkladığını sanıyorsa yanılıyor. Aybaba başarısızdı evet ama sezon başında vaat ettiği ruhu bu takıma kazandıramadığı için başarısızdı. Takımın puan cetvelindeki yerinden ötürü değil!

***

Kaç zamandır yazacağım, yerim kalmıyor erteliyorum. Mehmet Demirkol da uzunca bir süredir ısrarla vurguluyor, iki maçlı eleme usulü mücadelelerde şu deplasmanda atılan golün, gol sayılarının eşit olması durumunda daha değerli olması kuralını artık değiştirmek gerekiyor.

Deplasman-iç saha farkı bugün artık çok belirleyici değil. Taraftar her yerde.

Ayrıca deplasmanda atılacak bir, hele iki gol ikinci maçları anlamsız hale getirebiliyor. Geçen hafta olabilecek en güzel örneğini Barcelona-Bayern Münih eşleşmesinde gördük. Deplasman golü kuralı olmasaydı, o maçta da, Dortmund-Real eşleşmesinde de başka türlü bir futbol izleyebilirdik.