Korkuyorlar, korksunlar!

|

Korkuyorlar, korksunlar! A Korkuyorlar, korksunlar!

1960’lı yılların ünlü halk ozanı Âşık İhsani, o yıllarda Trabzon’da çıkardığım Sömürücülüğe Karşı Savaş gazetesine, “kurşun gibi ağır” şiirler gönderirdi. İletişim araçları çok ilkeldi. Ne cep telefonuyla tanışmıştık henüz, ne internetle. Facebook, Twetter gibi “sosyal medya” ortamları ise düşten öte şeylerdi bizim için. Ama ülkede “devrim rüzgârları” esiyordu. O yüzden İhsani’nin şiirleri gazetemizin sayfalarında kalmıyor, dalga dalga tüm Türkiye’ye yayılıyor; dilden dile dolaşıyor; salonlarda, alanlarda devrim türkülerine dönüşüyordu…

Haziran Direnişi’yle birlikte Türkiye yeni bir sürece girdi. Elli yıl sonra, 60’ların coşkusunu ve toplumsal devinimini yeniden yaşıyoruz. 1960’larda baskıya ve sömürüye karşı yığınların ayaklanmasından derin kaygıya kapılan iktidar sahiplerinin yüreğini bugün de benzer korkular sarmış durumda. Korkmakta da haksız değiller. Gezi eylemleri, AKP’nin ezberini ve kimyasını bozdu. Güvendikleri kaleler bir bir yıkılıyor. Ama korkunun ecele faydası yok! Gi-de-cek-ler!

Bugün, Âşık İhsani’nin “evladiyelik” bir şiiriyle selamlamak istiyorum, yurdun dört bir yanında direnen tüm “çapulcular”ı! Eskilerden kalma ama güncelliğini hiç yitirmemiş, “fişek gibi” bir şiir bu… Diktatör heveslilerinin korkularını artırmak pahasına, gelin hep birlikte, alanlarda gümbür gümbür haykıralım bu devrimci ozanımızın dizelerini. Haykıralım ki, bugünlerde “türkücü” diye ortalıkta dolaşan kimi “omurgasız böcekler”in kaç paralık adam oldukları daha iyi anlaşılsın!

YAKINDIR

Korkuyorlar, korkacaklar, korksunlar
Geliyoruz, geleceğiz, yakındır.
Kim nerede ne işliyor hepsini
Biliyoruz, bileceğiz, yakındır.

Bölüşmüşler memleketin varını
Gelsin hele bekliyoruz yarını
Elimizin nasır balyozlarını
Başlarına çalacağız yakındır.

Din alıp satmaya verdiler hızı
Hele şu ağalık başlıca sızı
Horlanıp savrulan haklarımızı
Fitil fitil alacağız yakındır.

Aç ölürüz tok yaşarlar bu neden?
Yıkılsın bu hale hükümet eden
Şura doğu, şura batı demeden
Güvercinler salacağız yakındır.

Eridi yokuşlar, yöneldik düze Boşuna bu çaba bu engel bize İşçi-köylü kendi meclisimize Biz kendimiz dolacağız yakındır!

-------------------------------------------------------------------------

Çapulcu”nun tanımını kim değiştirdi?

Tayyip Erdoğan'ın Gezi eylemcilerine "çapulcu" demesinin ardından, Başbakanlığa bağlı Türk Dil Kurumu’nun, bu sözcüğün tanımını değiştirdiği öne sürülmüştü. Basında yer alan haberlerde, “çapulcu”nun tanımı daha önce Türkçe Sözlük’te, "Başkasının malını alan, yağma, talan eden kimse, talancı, yağmacı, plaçkacı" biçimindeyken, Erdoğan'ın konuşmasından sonra, "Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı" olarak değiştirildiği belirtilmişti. Ayrıca “çapulcu” sözcüğünün anlamını açıklayan maddede Sait Faik’e ait ‘Bütün çapulcu alayı başka kasabalara gittiler.’ biçimindeki “örnek tümce”nin de, Necip Fazıl Kısakürek’in Çapulcuların teklifine boyun eğilmesini asla kabul etmem.’ tümcesiyle yer değiştirdiği kaydedilmişti. Üstelik bu sav, TDK’nin resmi sitesindeki “Güncel Türkçe Sözlük”ten aktarılan 6 Haziran 2013 günlü görüntü ile de desteklenmişti.

Bu haberle ilgili bir açıklama yapan Dil Derneği, siyasal yaklaşımlarla sözcüklerin tanımının değiştirilmesini eleştirmiş, hükümet güdümündeki Türk Dil Kurumu’nun “bilimsel etikten uzaklaştığını” belirtmişti. Açıklamanın son paragrafı şöyleydi:

Düzen bozuksa, bozuk düzene aykırı duruş sergilemek, karşı çıkmak, demokratik haktır! Demokratik haklarını aramak için ses veren topluma ‘çapulcu’ diyen Sayın Başbakan’ın bu adlandırma için toplumdan özür dilemesini bekliyoruz! Başbakan özür dilese de dilemese de resmi TDK, bir kez daha dili siyasaya araç yapmış; dilbilimsel verileri ve bilim ahlakını çiğneyerek iktidar yandaşlığını ilan etmiştir! Başbakanlığa bağlı TDK’yi şiddetle kınıyoruz!”

Eleştiriler üzerine, TDK’nin bilgisunar sayfasındaki yeni “çapulcu” tanımı kaldırıldı. Ancak, bu konudaki belirsizlik giderilemedi. TDK yönetimince yapılan açıklamada, Kurum’un hazırladığı ve şu anda satışta olan 11. baskı Türkçe Sözlük'ün 2010 yılında yayımlandığı belirtilerek, "Bu sözlükte 'çapulcu' kelimesinin tarifi neyse internet sayfamızdaki sözlüğümüzde yer alan tarif de aynıdır. Herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Sözlük hazırlamak elbette gündemi ve dilde yaşanan değişmeleri yakından takip etmeyi gerektirse de bir kelimenin sözlükte yer alan tarifinin değiştirilmesi, kazandığı yeni anlamların sözcüklere işlenmesi ani kararlarla yapılacak bir iş değildir." denildi.
Bu açıklamada, TDK’nin resmi bilgisunar sitesinde 6 Haziran 2013 tarihinde yer alan ve basında görüntüsü yayımlanan korsan değişikliği kimin yaptığına hiç değinilmedi. Oysa biz en çok da bunu merak ediyorduk. Ama daha fazla üstlerine gidersek, Kurum yöneticilerinin, “Biz yapmadık, RedHack yaptı” demelerinden korkuyoruz! Nasılsa onlar da “çapulcu” ya!

-----------------------------------------------------------

ODTÜ gene ayar verdi...

ODTÜ öğrencilerinin Devrim Stadyumu’ndaki mezuniyet törenine Gezi Direnişi damgasını vurdu. Kortej yürüyüşü sırasında taşınan birbirinden ilginç pankartlar, sosyal medyanın da gündemine oturdu. RTE’ye ayar veren bu zekâ yüklü pankartlarda yazılanlardan bazılarını “tadımlık” olarak paylaşmak istiyorum:


Eğitim Fakültesi: "Çapulcu nesil bizim eserimiz olacak."
İnşaat Fakültesi: "Beton kadar dirençliyiz."
Çevre Mühendisliği: "Bizim meselemiz 3-5 ağaç değil." Elektronik: "Bunca yıllık eletronikçiyiz böyle direnç görmedik."
Felsefe: "Aynı TOMA’da iki kere yıkanılmaz."
Uzay Bilimleri: "327 koltuklu uzay gemiciğiniz hazır Başbakan, bi binin bişey deneyeceğiz." Bilgisayar Mühendisliği: "Fişkıyenin önündeki belediyeyi kim soydu?"
Gıda Mühendisliği: "Hiç biber kullanma demedik, salça yapabilirsin." Makine Mühendisliği: “% 50’yi zor mezun ediyoruz."
Uçak Mühendisliği
: "Helikopteri biber gazı atasınız diye mi yapıyoruz la!" Mimarlık: "Rant için değil halk için mimarlık."
Fizik: "Einstein'in saçının kılıyız." Şehir ve Bölge Planlama: "Hepimiz David Harvey'in askerleriyiz."
Kamu Yönetimi: "Yönetecek kamu mu bıraktınız?" Siyaset Bilimi: "Biz bu bölümü Promter'dan okumadık."
İşletme: "Taksit taksit çaldığın özgürlüğümüzü faizi ile geri alacağız."

------------------------------------------------

Ş U T

Nereden nereye...

Üç beş çapulcu” sözünün patenti, Turgut Özal’a aittir. Özal bu sözü, PKK’liler için söylemişti.

Şimdi Başbakan Erdoğan, aynı nitelemeyi Gezi direnişçileri için kullanıyor!

Kime niyet, kime kısmet!

A Ş U T