Cihangir’de aşk bir başka yaşanır

|

Cihangir’de aşk bir başka yaşanır A Cihangir’de aşk bir başka yaşanır

Geçtiğimiz hafta sanatla dolu dolu geçti, birbirinden ilgi çekici oyunları, konserleri izleme şansına eriştim. Yedi günün içine dört tiyatro oyunu, üç caz konseri sığdırınca, günlerin nasıl ilerlediğini pek anlayamadım. Bu tempo benim için çok yorucu değil, aksine oturduğu yerde kültür sanat üzerine ahkam kesenler için harika bir örnek. İzlediklerim, dinlediklerim arasında öylesine ilgi çekici gruplar, isimler var ki, hangisini köşeme taşıayacağıma karar vermekte zorlandığımı itiraf etmeliyim. Lafı çok uzatmadan Tiyatro Kare’ nin 2012-2013 yılında sahnelerde mükemmel bir çıkış yakalayan ‘Aşka 103 Adım’ oyunundan sizlere bahsetmek istiyorum. Yazının ilerleyen bölümlerinde ‘Ozan Musluoğlu Quartet’ caz konseri izlenimlerimi de aktaracağım.

Nedim Saban’ın sanat yönetmenliğinde Türkiye Tiyatrosu’nu baştan aşağı dolaşıp insanlara tiyatro kültürünü aşılayan Tiyatro Kare, rolünün hakkını veren ünlü isimlerle teatral yolculuğunu sürdürüyor. Neil Simon’un ‘Parkta Çıplak Ayak’ adlı oyununu ‘Aşka 103 Adım’ ismiyle yeniden uyarlayan grup, Özge Özberk, Bülent Seyran, Umran Ertok, Koray Kurt  ve Suna Keskin’den oluşan deneyimli kadrosuyla sahnelerde fırtına gibi esiyor. Hollywood’da Jane Fonda-Robert Redford ikilisinin oynadığı oyun, Amerika Birleşik Devletleri’nde epey sükse yapmış, ödül üzerine ödül almıştı. Kadın-erkek ilişkisine ayna tutan konuda birbirinden renkli olaylar göze çarpıyor. Nedim Saban’ın uyarlayıp yönettiği gösteri için yazılacak, söylenecek çok cümle var. Oyuna geçmeden önce Nedim Saban’ı kutlamak lazım. Tiyatromuza kazandırılan oyunlar genel anlamda çevirmenin bize sunduğu kadar sahne yolculuğuna çıkardı. Fakat bu oyunda tam tersi bir durumu yaşıyoruz. Nedim Saban oyunun özüne dokunmadan, olayları Türkiye toplumunun gerçeğine göre düzenlemiş. Yeni evlenen bir çifti almış Cihangir semtinde, eskimiş bir binanın en son katına, yani çatı katına yerleştirmiş. Biri sanatçı, diğeri avukat çiftin davetsiz misafirleri bizden birileri. Cihangir’in içiçe geçmiş evlerinin ironiyle karışık seyirciye sunulmasının yanında, davranışlarıyla tanıdık bir kayınvalde oyunun ana hatlarını oluşturuyor. Ha bi’de asansörsüz 103 adımda çıkılan evin içinden başka bir eve ulaşılıyor. Çatıdan gelen rüzgar ise evin belkide en önemli ayrıntısı. Evliliğin, aşkın tadını çıkarmak isteyen kadın ve adam, yaşadıkları dünyanın gerçekleri yüzünden dramatik sona doğru gidiyor. Peki gerçekten dramatik sonla mı bitiyor oyun?

Özgürlüğüne düşkün kadını canlandıran Özge Özberk, romantizmle evliliğini yürütmek arasında gel-git yaşayan kadında fevkalade başarılı. Kadın hayalleri için bir ev kiralıyor, ama titiz kocası bu evde pek mutlu değil. Üstüne üslük yeni avukat olan adamın çalışacak odası dahi yok. Soğuktan buz gibi evde ikilinin aşkı evi ısıtmaya yetecek mi? Özge Özberk’in yapaylıktan uzak doğal oyunculuğuna hayran kaldığımı söylemeliyim. Kadının aşkla hayalleri arasında gidip gelen umutlarını doğru yorumlamış. Kayınvalde rolündeki Suna Keskin’le girdikleri diyalog konuyu bizim kültüre tamamen yakınlaştırıyor. Bülent Seyran adamın tüm psikolojik ruh halini bizlere başarıyla aktarmış. Karısını seven adam, işini, eşini, evini kaybetmemek için elinden tüm gayreti gösteriyor. Bülent Seyran’ın tam bu noktada oyunculuğu ön plana çıkıyor. Büyük çatışma içindeki adamı yerinde tepkilerle oynuyor.

Son söz Nedim Saban’a. Oyunun uyarlama ve yönetim alanındaki başarısı, yönetmenin doğru oyuncularla doğru zamanda çalışmasından kaynaklı. Tiyatro Kare’den bu şahane komediyi kaçırmayın. Sezon içinde mutlaka ‘Aşka 103 Adım’ı görün.

 
CAZIN EN YETENEKLİ MÜZİSYENLERİNDEN; OZAN MUSLUOĞLU!

Geçtiğimiz yazılarda bundan sonra blues ve caz konserlerine ağırlık vereceğimi söylemiştim. İstanbul’un birçok noktasında takip ettiğim konserlerden bu hafta en dikkat çekici olan Ozan Musluoğlu konseriydi. ‘40th Day’ isimli albümünü yeni piyasaya çıkaran sanatçı, geçtiğimiz Perşembe şahane bir performansla dinleyecileri karşısındaydı. TRT Radyo 3’te ‘Caz Saati’ programını hazırlayıp sunan müzisyen, konserde birbirinden renkli müziklerle caz severleri şaşırtmayı başardı. Özellikle dünyaca ünlü davulcu Ferid Odman’ın sahnede yer alması bizler için büyük sürpriz oldu. Bunun yanında caza ömrünü adamış İlhan Gencer ağabeyimizin seksen küsür yaşında sahneye çıkıp ‘Goodbye Caroline’ şarkısını seslendirmesi konserin en muhteşem anıydı.

Ozan Musluoğlu ve ekibi, Türkiye’de caz adına inanılmaz işler gerçekleştirmeyi sürdürüyor. Sanatçının ‘Coincidence’ ve ‘40th Day’ albümlerini kesinlikle tavsiye ederim. Musluoğlu müziğini dinlerken kendinizden geçeceğinizi, cazın en modern haline tutkuyla bağlı kalacağınızı unutmayın.