“Gölge eğitim sistemi” gerçekten gölge mi?

|

“Gölge eğitim sistemi” gerçekten gölge mi? A “Gölge eğitim sistemi” gerçekten gölge mi?

Eğitim literatüründe son yıllarda çokça kullanılan “gölge eğitim sistemi”, daha çok kamusal eğitim sistemi dışında ve fakat onu aşındıran; dershane, kurs, etüt merkezi, ders bürosu gibi paralı eğitim veren; esasen öğrencileri birtakım sınavlara hazırlayan, eğitimden ziyade piyasa tipi bir öğretim veren kuruluşların oluşturduğu sisteme verilen bir ad. Haliyle özel eğitim, “gerçek/maddi” olan kamusal eğitim sisteminin bir gölgesi olarak görülüyor. Yani, kamusal eğitim sistemi nereye, gölgesi olan özel eğitim de oraya.

Oysa bu, yanlış bir değerlendirme zira artık roller değişmiş durumda. Şimdi, eğitim felsefesinin neoliberal kapitalizm üzerinden değiştirilmesinde başrolü oynayan, kamusal değil, piyasacı, rekabetçi ve sınav odaklı özel eğitimdir. Sınavlar kamusal eğitim sistemine göre anlam kazanıyor ama bu sınavları, ölüm-kalım mücadelesine çeviren, rekabet kültürü içinde biçimlendiren ve öğrenciyi müşteri, öğretmeni satıcı konumuna sokan, tümüyle özel eğitim kuruluşlarıdır. Kamusal eğitim veren okullar bu sürece, içindeki muhalif unsurların duyarlı ve aydınca tavrı nedeniyle bir parça direnmeye devam ediyorlar hala. Oysa dershane, etüt merkezi, kurs ve ders bürolarında bu tür bir direnişin esamisi bile okunmaz. Bilgi ve eğitimi metalaştırma, sınavları tek ölçüt yapmada, başarıyı sadece nicelleştirmede, öğrenciyi müşterileştirmede, öğretmeni tahsildar/satıcı konuma sokmada başı, kamusal eğitim değil, özel eğitim sistemi çekiyor. Okullar, dershanelerin yedeğine çekilmiştir. Kurslar, yeni bilgi ve beceri kazanmada okullardan daha fazla ilgi çekmekte; özel ders büroları, kamusal dersliklerden daha önde gelmektedir.

Öğrenciler dershanelerde verilen eğitimi kamu okullarında verilenden daha kaliteli bulmakta; veliler en çok parayı özel eğitim kurumlarına ödemekte; piyasa, kamusal eğitimden ziyade özel eğitim kurumlarını dikkate almaktadır. Yani, önem bakımından bugün kamusal eğitim sistemi, özel eğitimin gölgesi haline gelmiştir. Eğitimin neoliberal biçim ve içeriği daha çok özel eğitim alanında yeniden üretilmektedir. Bireyselleştirme, metalaşma ve rekabet, özelden kamuya doğru gelmektedir. Diploma, sertifika, giriş belgesi ya da yetki belgesinin değerlenmesinde öncelik veya üstünlük özel eğitime geçmiştir. Kamusal eğitimin sunduğu hizmeti yetersiz bulanlar, asıl kariyer, iş, arzu edilen statü/sınıfsal pozisyon, sosyal güç ve etkiyi özel eğitimde/eğitimle aramaktadırlar.  İstihdam için mezunun ilk adresi, yeniden bir kamusal eğitim kurumu değil, özel eğitimdir. Piyasanın kalifiye işgücü eleştirisinin tek muhatabı kamusal eğitim sistemi olurken, özel eğitim sürekli aferin almaktadır. Kamusal eğitim sistemi giderek sadece biçimsel rollere (diploma alma gibi) indirgenirken, özel eğitim piyasada getirisi yüksek bilgi, beceri ve değerleri daha etkin biçimde vermeye başladı. Bireyler, eğitim sorunlarını kamusal eğitimde değil, özel eğitimde çözebileceğini düşünmektedirler. Hayata sosyal bir birey olarak hazırlık önemini, entelektüellik eski zeminini, öğrenme gerçek anlamını kaybederken kamusal eğitim de buna paralel dönüşüm geçirmektedir.

Özel eğitimin en önemli varlık nedeni olan sınavları yaratan kamusal eğitim sistemi değil, istediği işgücünü seçme ve elemeyi yapmaya yönelen kapitalizmdir. Sınav felsefesini o yüzden en iyi savunan, geliştiren ve yeniden üreten, özel eğitimdir. Öyleyse, bugün lokomotif özel eğitim, vagonlar da kamusal eğitim haline gelmiştir. Kamusal eğitimin sunduğu hizmetler ve çıktıları (eğitim-öğretim, mezun, diploma vs.) piyasa açısından yetersiz bulunuyor ki, özel eğitim genişliyor. Öğrenci ve veli, özel eğitimi, pedagojik durumlarını iyileştirmek, telafi etmek veya zenginleştirmek için değil, en pratik yolları (sınav sorularını en kısa sürede çözmek, şıklar arasında mantıklı eleme yapmak, sorudaki cinliği fark etmek vs.) kavramak için alıyorlar.

Sonuç olarak, bugün kamusal eğitim, özel eğitim sisteminin bir gölgesi haline gelmiştir. Önem, anlam ve değer verilen, kamusal değil, özel eğitimdir. Avlusu giderek genişleyen, parasal değeri artan, daha fazla toplumsal önemi haiz olan özel eğitim, kamusal eğitimi bir gölge haline getirmiştir. Neoliberal kapitalizmin istediği ve öngördüğü gibi.