Gen'e gel

|

Gen A Gen

Orta Asya’da hayvan kostümleri giyerek dolaşan Şamanlar kendilerini o hayvana daha da benzetmek için sesler çıkarıyor, bedenlerini eğip büküyor, varlığını hayvanın özellikleri ve erdemleriyle özdeşleştirmeye çalışıyordu. Hatta Igor Stravinsky’nin başyapıtı Bahar Ayini, Şamanların bu tip özdeşleştirmeler yaptığı ayinlerinden bir sahne ile başlar. Bu özdeşleştirme kimi toplumlarda bir bitkiyle, kimi toplumlarda da madenle yapılıyordu. Lot-Falck’e göre ‘Hayvan, bitki, hatta maden dünyaları arasındaki sınırlar çok belirsizdir, yalnızca farklı görünüşler vardır.’ Bu düşünce, bir görünüşün altında aslında birçok görünüşe sahip olduğumuzu, değişerek ve dönüşerek kendimizi tamamlamaya çalıştığımızı gösteriyor.

Bitkiler, hayvanlar ve madenler dünyasından kopamayışımız, onlara evimizde, sokaklarımızda, yaşam alanlarımızda bakıp, bizimle yaşamaya zorlayıp, hatta üzerimizde taşımamız ve hem maddi hem de manevi olarak korkunç değer atfetmemiz de yine biraz bu yüzden.

Ne var ki dünya, bu saydıklarımla bir bütün olduğumuzu bilenler ve bunu bilip buna karşı koyanlar arasında bölüşülmeye çalışılıyor. Zamanla bitkiliğimizi, hayvanlığımızı ve madenliğimizi unutmak, daha da unutmak üzere inşa ettiğimiz akıllı binalar, beton şehirler, büyük duvarlarla çevrili yapılar bizi sadece ‘insan’ denen tek başına yaşaması mümkün görünmeyen amorf varlık olduğumuza ikna etmeye çalışıyor. Kim olduğumuzdan uzaklaştıkça, laboratuvar ortamında antibiyotikle 14 günde büyüyen kanatsız, kafasız tavuklara benziyoruz. Hasar ve kusurlarımız bizi yanlış yönlendiriyor, fiziksel açıdan mükemmel olmaya çalışırken daha da eksiliyoruz.

***

Yeni bir haber var bilim dünyasında konuşulan. Gen terapisini zorunlu hale getirmeye hazırlanıyor bilim adamları. En azından bunu tartışmaya açmayı düşünüyorlar. Gen terapisi kabaca, hastalıklı genlerle sağlıklı genlerin yer değiştirmesi demek. Bu sayede anne karnındayken uygulanacak tedavi yöntemleri ile bebekler başta AIDS olmak üzere, aile mirası ile gelen kronik hastalıklardan tedavi edilmiş olarak doğacak. Kansere yatkınlığına göre, kanserli hücre yapıları daha belirmeden ortadan kaldırılacak. Lösemiden Parkinson’a, birçok hastalık bu sayede daha belirti göstermeden yok edilecek. Tabii ki tamamen sağlıklı insanlardan oluşan bir toplum hedeflenirken etik tartışmalar da yaşanacak. Benim en çok merak ettiğim defolarımızın bize kattıklarının yerine ne konacak?

 

TOMALI DA ZEYBEK...

Bir aracın içinde ortalamanın üzerinde vakit geçiriyorsa insan, kendini o zannetmeye başlıyormuş. Bu araç ister bir yük gemisi olsun, ister uzay mekiği olsun, ister bir kaplumbağa araba olsun, ister TOMA olsun. Araçtan inip de bir süre geçtikten sonra o olmadığını anladığı anda da bir benlik sorgusu yaşıyor ve içerisine geri dönmek istiyor.