YÖK protestosuna ceza

|

İskenderun Mustafa Kemal Üniversitesi’nde YÖK’ün kuruluş günü olan 6 Kasım’da protesto eden öğrenciler hakkında açılan soruşturma sonuçlandı. YÖK’ü protesto eden devrimci ve demokrat öğrencilere cezalara gerekçe olarak ‘İzinsiz gösteri yapmak’ ve ‘Okulun huzur ve düzenini bozucu hareketlerde bulunmak’ gösterildi. Protestoya katılan 4 öğrenciye birer ay okuldan uzaklaştırma cezası verilirken, 20 öğrenci de kınama aldı.
YÖK’ün 28. kuruluş yıldönümünde basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilerle polis ve idare arasında gerginlik yaşanmıştı. Basın açıklamasında ısrar edilmesi üzerine dekan yardımcısı Abdullah Keçeciler öğrencileri ‘hakkınızda soruşturma açarım’ diyerek tehdit etmişti. Mühendislik Fakültesi’nin İskenderun’a taşınmasından sonra gerçekleşen ilk YÖK protestosuna yönetimin sert tepki göstermesi dikkat çekti.
6 Kasım 2009 günü, öğrencilerden Kayhan Nar protesto gerekçelerini şu şekilde ifade etti:
“12 Eylül darbesinden 28 yıl sonra, Üniversitelerimiz hâlâ bu darbenin ürünü olan YÖK tarafından yönetilmektedir. Uygulanan politikalar, eğitimi ve bilimi metalaştırmakta, üniversiteleri şirketleştirmekte, üniversiteler bünyesindeki ilişkileri vahşi rekabet üzerine inşa etmekte, üniversite emekçilerinin iş güvencesini yok etmekte, üniversiteyi geniş halk kesimlerinin değil egemenlere hizmet eden kurumlar haline getirmektedir. Böyle bir eğitim sistemini hayata geçirmeyi hedefleyen devlet kurumunun genel olarak ezme ezilme ilişkilerine dayanan kapitalizm için biçilmiş kaftan olduğu da açıktır.”
Öğrencilerin okul içerisine yerleştirilen kameralarla psikolojik baskı altına alındıkları, parasız bilimsel eğitim yerine her yıl öğrencilerden alınan harçlarla adeta bir sömürü kültürü yerleştirilmek istendiği, YÖK’ün kurulmasıyla beraber tüm üniversitelerde ezberci sistemin yerleştirildiği, öğrencilerin bilimden ve güncel siyasetten uzaklaştırıldığı açıklamada vurgulandı. Üniversitede başlatılan akıllı kart uygulaması ve bu kartların öğrencilere yüksek fiyatlardan satılarak büyük kâr elde edilmesi eleştirildi.
Sonuçlanan soruşturmanın ardından ceza alan öğrencilerle toplantı düzenleyen disiplin kurulu üyesi bir akademisyenin, öğrencilere iyi niyetle yaklaştıkları ve verilen cezaların kendilerini “dışlanmış gibi hissetmemeleri” amacıyla olması gerekenden daha az olduğu yönündeki açıklamaları üzerine öğrenciler toplantı salonunu terk etti. Açılan soruşturmalarda ve uygulamalarda hiçbir iyi niyet göremediklerini belirten öğrenciler “Bizler kendimizi dışlanmış hissetmiyoruz. Asıl sizi dışlamıyoruz diyenler bizi dışlama gayretindedir” diyerek akademisyenin sözlerine itirazlarını dile getirdiler.