Gençler, Beyazıt katliamını unutmadı

|

16Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi Beyazıt Meydanı’nda okuldan çıkan öğrencilere bombalı saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu 7 devrimci-demokrat öğrenci hayatını kaybetti, 31’i ağır olmak üzere 100’den fazlası yaralandı. Ölen öğrencilerin adları şöyle: Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Hatice Özen, Hamit Akıl, A. Turan Ören, Murat Kurt, Abdullah Şimşek. Bu öğrencilerden Hatice Özen DEV-GENÇ’li, Abdullah Şimşek, Cemil Sönmez ve Hamit Akıl TİP’li, Baki Ekiz, Murat Kurt ve Turan Ören İGD’liydi. Faşist öğrencilerin İstanbul Emniyeti’ne geçtiği bilgi notu devletin içindeki kontrgerilla faaliyetin ve durumun vahametini açıkça ortaya koyuyor. Notla ülkücülerin 8-10 gün içinde İstanbul Üniversitesi çıkışında solcu öğrencilerin üzerine dinamit atıp, silahlı tarama yapacaklarını bildirmiştir. Bilgi notu katliamla ilgili soruşturma ve yargılamalar sürerken hiç ortaya çıkmadı. Olaydan 19 yıl sonra dava ikinci kez açılıncaya, bilgi notunun yazılışının üzerinden 22 yıl geçinceye kadar.
Şükrü Balcı ve Süreyya San’ın aralarında bulunduğu polis şefleri ‘görevlerinde kayıtsız kalmak’la, Reşat Altay ise saldırıya uğrayan öğrencileri dağılma noktasına kadar koruma altında tutması gerekirken üniversite kapısında terk etmekle suçlandılar. İzmit 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde TCK 230 uyarınca görevi ihmalden yargılanıp, delil yetersizliğinden beraat ettiler. Sanık emniyetçiler hakkında verilen tek ceza polis başmüfettişlerinin önerdiği, disiplin cezası niteliğindeki ‘ihtar’ cezası olmuştur.
32 YIL SONRA...
Gençler 32 yıl sonra Beyazıt Meydanı’nı doldurdu ve suçluların ‘aklanmasını’ protesto etti. Eylemde Türkçe ve Kürtçe sloganlar atılarak halkların kardeşliği vurgulandı. Kürt ve Türk gençlerinin faşizme karşı birlikte mücadele etmeye devam edeceği ifade edildi. ‘16 Mart’ı unutma unutturma’, ‘Beyazıt Faşizme mezar olacak’, ‘Faşizme karşı omuz omuza, ‘Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz’, ‘YÖK kalkacak, polis gidecek üniversiteler bizimle özgürleşecek’ sloganları atıldı. Geçtiğimiz günlerde yeniden artan faşist saldırılara karşı mücadelesini sürdüren gençlik yıllar önce katledilen arkadaşları için marşlar söyledi, sloganlarını haykırdı. Haksızlıklara, eşitsizliğe, gericiliğe ve faşizme karşı umutlarını yitirmediklerini, inandıkları değerlerden vazgeçmeyeceklerini ve bildikleri yolda kararlılıkla ilerleyeceklerini bir kez daha gösterdiler. Devrimci, demokrat öğrencilerin üniversitelerde karşılaştığı çeşitli baskılar bugün devam etmekte hatta bazı üniversitelerde ilerici öğrencilerin okullarına gitmelerine dahi engel olmakta. Faşist öğrenciler, rektörlük ve özel güvenlik adeta işbirliği yaparak ilericilere türlü zorluklar çıkarıyor.
HAKSIZLIKLARA KARŞI OMUZ OMUZA
Bu abluka içerisinde sıkışıp kalmış ‘tarafsız’ öğrenciler de bu baskılardan olumsuz etkileniyor. Yani saldırılar yalnızca devrimcilere yönelik değil, tüm üniversite mağdur ediliyor. Bağımsız öğrencilerin siyasetle ilgilenmemeleri, haklarını aramamaları için mücadeleci gençlik terör örgütü mensubu olarak lanse ediliyor. Devrimcilerin terörist olmadıklarını ve ne için çabaladıklarını ifade edecekleri zemin yok edilmeye çalışılıyor. Gençler bütün bu olumsuzluklara rağmen seslerini duyurma çabasından vazgeçmeyecek. Geleceksizleştirmeye, gericiliğe ve faşizme karşı omuz omuza!