On’lar biter mi sandın?

|

Tokat’ın Niksar ilçesinde 38 yıldır dereler kızıl akıyor. Toprak küsmüş; ürün vermiyor, susturmuşlar yağmuru ağlayamıyor bile, yer çatlamış susuzluktan. On genci katletmişler, on yiğit gün doğarken çarpışarak ayrıldı  aramızdan. Katillerin amacı unutturmaktı hak aramak nedir, direnmek, bir amaca hayatını adamak. Gençlerin mahallelerinde, okullarında söz sahibi olmaya başlaması ürküttü onları. Bencil çocukların oyuncaklarına sarılması gibi iktidara sarılmış, paylaşmamak için öldürmeyi göze almışlardı. Mücadele biter sandılar. Ölüm ürkütür, susturur, sindirir diye düşündüler. Unuttular onların yolunu kararlılığın ve inancın aydınlattığını: gelecek, güzel günlere olan inancın.
Ancak hâlâ anıyor genç  yürekler mücadeleye ışık tutan on’ları. Her sene 30 Mart’ta devrimci gençler haykırıyor o gün öldürülen on cesur gencin adını. “Mahir, Hüdai, Saffet, Cihan, Ahmet, Kazım, Ertan, Sabahattin, Ömer ve Nihat” isimleriyle inliyor sokaklar. Yürüyecek DEV-GENÇ’liler   emperyalistlerden hesap sorana, kapitalizmin vahşetinden kurtulana dek. Özlemini duydukları devrim uğruna kavgalarını veriyorlar. Paylaşmanın, dayanışmanın güzelliği ile güçlerine güç katıyorlar. Her gün daha iyi anlıyorlar ilerledikleri yolun doğruluğunu ve o yolda görüyorlar kurtuluşu. Vaz geçmeyeceklerine dair söz veriyorlar kendilerine, bu uğurda kaybettiklerine ve halklarına; tüm masum insanlara.
Bu sene de anıldı Kızıldere, lanetlendi katliam. Geçen seneden kalabalıktı gençlik, söz verdiler seneye daha da çok olmaya. Ne unuttular ne de unutulmalarına izin verdiler. Devrimci yolundan yürüdükleri önderlerini anmak için yine oradaydılar. Sol yumruklar havadaydı ve devrim türküleri dillerinde. Özgür ve eşit bir gelecek için her biri birer Mahir olmak istedi. Bağımsızlık şiarını haykırdılar: kurtuluşa kadar savaş!
Devrimcilerin gücünü  geniş çevrelerce görünür kılmak amacıyla Gençlik Muhalefeti’nin merkezi anma çağrısına yanıt gecikmedi. En son TEKEL’de tek yumruk olan gençlik  dinamizmi ve militanlığı ile yine göz doldurdu. Gündüz Karşıyaka Mezarlığı’nda yıldızlara uğurladıklarımızı ziyaret eden gençler akşam saatlerinde Oğuzhan Müftüoğlu ile söyleşinin ardından, Ali Asker ve Sevinç Eratalay’ın şarkılarıyla coştu. Dayanışma Evi Müzik Grubu türkülerini söyledi. Renkli geçen gece devrimci antla noktalandı.

Ölenler dövüşerek öldüler
Güneşe Gömüldüler
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya
Akın var akın, güneşe akın
Güneşi zapt edeceğiz, güneşin zaptı  yakın