Piyasanın arka bahçesi İÜ

|

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün, Arkeoloji Bölümü’nde okuyan öğrencilerin kazıları için ayırdığı ödeneği turnikeler için harcadığı ortaya çıktı. İÜ öğrencilerinin bu duruma tepkisi yoğunken; okulda bir imza kampanyası başlatıldı. Öğretim görevlilerinden de destek gören kampanya “sermayenin ihtiyacına göre değil parasız, bilimsel eğitim” talepleri ile devam edecek. Arkeoloji bölümü öğrencileri ve öğretim görevlileri pazartesi günü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirecek. Biz de BirGün Genç ekibi olarak bu hafta öğrencilerle konuştuk. Şimdi öğrencilerin görüşlerine yer veriyoruz:

Deniz Rengarenk (Arkeoloji):

HER yaz yaptığımız kazı çalışmalarımız oluyor ki bu yıllardır var. İstanbul Üniversitesi de zaten arkeolojinin en köklü olduğu bölge. Okulda genelde ezberci, bilgisel eğitim verildiği ve akılda kalan bir şey olmadığı için kazılarda kazanılan pratik deneyim önemlidir. Her şey çok normal giderken bu yıl durduk yere ödenek sıkıntısı var dediler ve arkeolojik kazı çalışmalarına bu yıl öğrenci alamayacaklarını söylediler. Alacaklarsa da az alacaklarını söylediler. Bunun üzerine öğretmenler rektörlükle ilişkiye geçmişler ve sosyal bilimlere ayrılan paranın teknik altyapıya aktarıldığını öğrenmişler. Bu durumun normalde tüzükte değeri yok. Bir birimde ayrılan para diğerine aktarılamaz. Aktarılan paralarla ise dalga geçer gibi ÖGB’ye turnike yapıldı. Biz de şimdi hocalarımızla görüştük. İlk başta pek destek bulamadık. Daha sonra imza topladık. İmza kampanyamızı başlattık ve şimdi çok güzel ilerliyor süreç. İmza kampanyamıza devam edeceğiz. Pazartesi günü basın açıklaması yapmayı düşünüyoruz ve öğretim üyeleri de buna destek olacaklarını belirttiler. Bilimsel çalışmalar ve bu alanda çalışmak isteyen öğrenciler için ne gerekiyorsa yapacağız.

Misra Gök (Edebiyat):
BİZ Öğrenci Muhalefeti üyeleri olarak arkeoloji bölümünde okuyan öğrencilere destek veriyoruz. Bu sürecin başından başlarsak 2006’de üniversiteler arasında eğitim paktı imzalanıyor hükümetle. Bu pakt sayesinde devletin bütün ödeneklerinin seçimi, inisiyatifi hükümetin elinde. Hükümet bunu daha fazla kar edebileceği şekilde seçiyor. Sosyal bilimler bu konuda tamamen geri planda. Çünkü sermayenin ihtiyacına karşılık vermiyor. Burada Bologna Sürecinin de önemli bir payı var. Bunun tezahürlerini şu anda Arkeoloji bölümünde görebiliyoruz. Bu sürece biz karşıyız ve sadece bu alanda değil diğer alanlarda da mücadelemize devam edeceğiz.

Uğur Aybey (Edebiyat):

BEN Gençlik Muhalefeti üyesiyim. AKP hükümeti üniversitelerde uyguladığı neoliberal politikalarla birlikte üniversitelerin kamuya ait olma yönünü ve üniversitelerin devlet üniversitelerin özelleştirilerek piyasanın arka bahçesi haline getirilmesini savunmasıyla bir anlamda bizim de mücadele hattımızda duruyor. Bu anlamda rektör tarafından alınan son karar da bir anlamda AKP politikalarının gizleyicisi olan Yunus Söylet’in bu konudaki tavrını açıkça beyan etmiştir. Bilim yapan, bilim üreten insanların yerine sermaye için üretim yapan sermeye için bilgisini sunan öğrenciler istemektedir. Onun için alınan bu karara sonuna kadar karşıyız. 
Geçtiğimiz dönemde dile getirdiğimiz gibi “Özgürlük İstiyoruz” şiarıyla üniversiteleri, sokakları zapt etmeye devam edeceğiz.

Özgür Güner (Hukuk):
BEN İmece grubunun üyesiyim. Son dönem AKP politikalarının bir parçası olarak görüyoruz biz bu süreci. YÖK’ün son dönem yapılandırması, AKP’nin piyasalaştırma, gericileştirme politikalarının bir parçasıdır bu yaşadığı. Bizim için üniversiteler özerk, demokratik, akademik, bilimsel bir kurumken, AKP’nin algısına göre bu böyle işlemiyor. AKP üniversiteleri tamamen ticarethane olarak görüyor. Tayyip Erdoğan “her ile üniversite açtık” diye övünüyor ama eğitimin kalitesi düşük. Bizlere düşen bu tip politikaların önüne geçmek. Olaylara da biraz bu son dönem politikalarını değerlendirerek mücadele etmek gerekiyor.